MENÜ

Formula 1 – Macaristan GP’sine hazırlık

Konuk yazarımız Fırat Keskin, Macaristan GP'si öncesinde değerlendirmelerde bulundu.

30 Temmuz 2021, Cuma 09:37 Son Güncelleme:
- A +
Formula 1 – Macaristan GP’sine hazırlık

Sezonun yaz arasından önceki son yarışına geldik. Formula 1, bu yarıştan sonra dört haftalık tatile çıkacak. Tatil süresince mühendislerin çalışması yasak. FIA, takımlardaki tüm çalışanların arasındaki yazışmaları dahi takip ederek kimsenin çalışmadığından emin olacak. Böylece yaz arasında bazı takımların çalışarak rekabette haksız bir avantaj elde etmelerinin önüne geçecek.

İki hafta önceki olaylı yarıştan sonra iki boksör yeni raunt için ringe dönmeye hazır. Verstappen, geçtiğimiz iki haftada toplam 40 saatlik simülatör çalışmasından sonra yarışa yeniden hazır olduğundan emin. Aynı şekilde Hamilton da simülatörde geçirdiği üç günden sonra arabasından maksimumu almaya çalışacak.

Bu hafta sonu pek çok açıdan sürprize açık gibi duruyor. Bence bu hafta sonu sürprizin adı Ferrari olabilir.

Şimdi pisti inceleyerek bizleri nelerin beklediğini anlamaya çalışalım.

Pistin Karakteristiği

Pistin uzunluğu 4.381 metre. Hatırlarsanız kısa pistleri sevmediğimi önceden söylemiştim. Çünkü bu tip pistlerde tur bindiren ile tur yiyen arabalar her daim iç içe seyrediyor. Arabalar bu denli iç içe olunca da pistte devamlı kirli hava oluyor ve tur bindirmeler yarışın sonucuna etki edebiliyor.

DRS bölgesinin birinci virajdan sonra da devam ettiğine dikkat edelim.

Pist kısa olmasına rağmen oldukça virajlı; toplamda 14 tane viraj var. Altı tane sol, sekiz tane de sağ viraj var. Virajların hemen hemen tamamı teknik anlamda zor, sadece üç tane tam gaz geçilen viraj var. Ama tam gaz geçilen virajlar dahi teknik anlamda pilotları zorlayacak cinsten. 

En önemli virajlardan biri on dördüncü ve son viraj. Bu virajı önemli kılan nokta, virajdan çıkış hızının arabanın start düzlüğündeki son hızını belirlemesi. 800 metre uzunluğa sahip start düzlüğü, geçiş yapılabilecek tek nokta olduğu için son virajın çıkışındaki çekiş son derece önemli. Geçiş çok zor olduğu için de cumartesi günkü sıralama ve pazar günkü start çok önemli. Neredeyse Monaco kadar önemli. İlk cep ile ilk viraj arasındaki mesafe 445 metre. Bu nedenle ikinci ve üçüncü sırada start alan pilotların öndeki rakiplerini yakalayacak yeterli mesafeleri var. İlginç bir start izleyebiliriz, fark yaratmak isteyen çok pilot göreceğiz.

Pist, tam gaz geçilme oranı olarak Monaco’ya yakın. Aslında bu piste Monaco’nun biraz daha genişi diyebiliriz. Tam gaz geçilme oranı %60 civarında, İngiltere’de bu oran %70’den fazlaydı. Dolayısıyla motorların çok zorlanmadığı bir pist olarak görebiliriz. Bu nedenle de bazı takımlar, ilk dört yarışta kullandıkları eski motorları kullanacaklardır.

Turun %18’inde frenleme yapılıyor. Bu oran yüksek gibi görünse de frenler aslında çok zorlanmıyor. Çünkü sadece bir noktada, start düzlüğünün sonunda, yüksek şiddette frenleme var. Onun dışında çok sert frenleme gerektiren bölüm yok.

Sadece bir tane DRS bölgesi var. Ama buradaki DRS bölgesi, geleneksel DRS bölgeleri gibi değil. Tek DRS bölgesi, iki parçaya ayrılmış durumda. Start düzlüğünün başında açılan DRS, ilk virajdan hemen önce kapanıyor. Daha sonra birinci ve ikinci viraj arasındaki kısa düzlükte bir daha açılıyor. Arabalar, aynı Monaco gibi yüksek yere basma kuvveti üreten paketleriyle buraya gelecekleri için DRS çok önemli. Yüksek yere basma kuvveti nedeniyle arabaların son süratleri oldukça düşük kalıyor. O nedenle DRS’nin açılması, normale göre çok daha fazla fark yaratıyor.

Pit yolu kısa olduğu için pit stoplar 21 saniye civarında sürüyor. Tek pit stop yeterli olmasına rağmen pitler kısa sürdüğü için bazen iki pit deneyen pilotlar oluyor. Bu sayede rakiplerini pist üzerinde geçemeyen pilotlar stratejiyle geçiş yapabiliyor.

Lastikler

Pirelli C2, C3 ve C4 lastikleri getirecek. Aslında lastikleri çok zorlayan bir pist değil. Takımlar, yüksek yere basma kuvveti paketleriyle buraya geldikleri için Pirelli, lastiklere çok yük bineceğini düşünerek güvenli tarafta kalmak istiyor. Ama bence risk alınarak C3, C4 ve C5 lastikler getirilebilirdi. Bu sayede biraz strateji karmaşası olurdu.

Lastikleri yanal kuvvet anlamında zorlayan pek bir viraj yok gibi. Sadece on birinci viraj, yanal yük anlamında sol lastikleri zorlayabilir. Ayrıca start düzlüğünün sonundaki frenleme de ön lastikleri dikey anlamda zorlayabilir. O kadar.

Takımları tek düşündürecek konu pazar günü beklenen yüksek hava sıcaklıkları olacaktır. Yüksek hava ve pist sıcaklıkları lastik aşınmasını olumsuz etkileyerek sürprizlere neden olabilir. Ama yüksek lastik aşınması, geçişin zor olduğu bir pistte, herkesin bulunduğu sıraya razı olduğu sıkıcı bir yarışı tetikleyebilir.

Öte yandan stratejinin tamamen karıştığı, toz duman bir yarış da izleyebiliriz.

Ayarlar

Macaristan, ideal bir yüksek yere basma kuvveti pisti. Bu piste “bariyersiz Monaco” da deniliyor. O nedenle sezonun en büyük kanatlarını bu pistte göreceğimizi düşünüyorum. Elbette bazı sürprizler de olabilir.

Altı tane yavaş viraj olduğu için mekanik yol tutuş, yani süspansiyon sistemi çok önemli. Ayrıca yavaş virajların çıkışında ivmelenme, yani arka lastiklerdeki çekiş çok önemli. Mekanik yol tutuşun önemli olduğu her pistte olduğu gibi burada da süspansiyonlar yumuşak ayarlanmalı. Özellikle ivmelenmeye yardımcı olacak arka süspansiyonlar önemli.

Kerb’ler sert kullanılacakları için ve titreşime neden olacakları için de titreşimi absorbe eden yumuşak süspansiyon ayarı gereklidir. Kısacası her anlamda yumuşak süspansiyon gerektiren bir pist. Kerb’ler çok yüksek olmadığı için arabalar nispeten alçak ayarlanabilir. 

Arabaların motor haritaları, vites oranları ve diferansiyel dişlileri, alt devirlerde verimli olacak şekilde ayarlanacaktır. Böylece yavaş virajların çıkışlarında pilotlar daha az zorlanacaklardır.

Favoriler

Mutlak favori Red Bull. Red Bull, bu sene Mercedes’ten daha yüksek yere basma kuvveti üretiyor. Yüksek yere basma kuvveti orta hızlı ve hızlı virajlarda Red Bull’a yardımcı olacaktır. Ayrıca Red Bull’un süspansiyon sistemi hem yavaş virajlarda hem de yavaş virajlardan sonraki ivmelenmede Red Bull’un daha hızlı olmasını sağlıyor. Avusturya’da, Red Bull’un sadece üçüncü viraj ile beşinci viraj arasında, Mercedes’ten 0,4 saniye daha hızlı olduğunu hatırlayalım. Bu pistin tamamı böyle virajlardan oluşuyor.

Ferrari gizli favori olabilir.

Tüm bu verilere ve pistin Monaco’ya benzeyen karakteristiğine rağmen Mercedes’ten Monaco kadar zayıf bir performans beklemiyorum. Bunun iki neden var. İlk neden asfaltın yapısı. Monaco, şehir pistlerine özgü klasik, düzleşmiş ve yol tutuş açısından zayıf bir asfalta sahipti. Bu nedenle Alpine ve Mercedes gibi lastik ısıtmakta zorlanan arabalar, Monaco tipi pistlerde, özellikle de sıralamalarda geride kaldılar. Bir de geçiş imkansız olunca yarış bu iki takım gibi takımlar için fiyaskoya dönüşüyor. Ama burada asfalt daha iyi kalitede. Dolayısıyla lastik ısıtmanın Monaco kadar zor olacağını düşünmüyorum.

İkinci neden pilot katkısı. Pilotlar arabaya ve kendi sürüş tarzlarına uygun çizgiler seçme konusunda Monaco’ya göre daha özgür oldukları için pilotajla fark yaratabiliyorlar. Ayrıca her ne kadar Macaristan yavaş bir pist olsa da Monaco kadar dar virajlara sahip değil. Mercedes, uzun dingil mesafesinin dezavantajını mutlaka yaşayacaktır ve biraz geride kalacaktır. Ama Monaco kadar etkileneceklerini düşünmüyorum.

Tüm bunların yanında, burada bence sürpriz yapabilecek bir takım var: Ferrari. Ferrari, motor gücü açısından geride olduğu için gücün ön planda olduğu pistlerde zorlanabiliyordu. Ki İngiltere’de zayıf motor gücüne rağmen net podyum arabasıydı Ferrari. İngiltere’de, zayıf motora rağmen hem süspansiyon sistemi hem de aerodinamik anlamda çok iyi bir araba olduklarını gösterdiler. Motor gücünün önemli olmadığı böyle bir pistte, bir aksilik olmazsa, podyum yapabilirler diye düşünüyorum. Sürpriz bir galibiyet yakalayabilirler mi? Olabilir. McLaren, bu yarışta bence Ferrari’nin arkasında kalacaktır.

Bu arada Red Bull ve McLaren yeni güncellemeler getiriyor. Bu sayede oyunu biraz daha kendi lehlerine çevirebilirler. Ayrıca Mercedes de geçen yarışta getirdikleri güncellemeleri daha iyi anladıklarını belirtti. Performanslarına olumlu etki etmesi beklenebilir.

İyi olmasını beklediğim diğer araba Alpine. Onlar da motor gücü anlamında geride oldukları için belli pistlerde zorlanıyorlar. Ama burada, lastik ısıtmanın sorun olmadığı ve onlara uyan pistte, Aston Martin’in önünde olmaları şaşırtmamalı. McLaren’a rakip olabilirler mi? Bu ihtimali göz önünde tutmak lazım.

Aston Martin hem uzun dingil mesafesi hem de dengesiz bir arka tarafa sahip olduğu için bu pistte zorlanır diye tahmin ediyorum. Alpha Tauri’nin de gerisinde kalabilirler.

Son üç sırayı Alfa Romeo, Williams ve Haas alacaktır. Bir ihtimal Russell, yeteneği ile fark yaratabilir.

Hafta sonuna girilirken son durum şimdilik bu şekilde. İlginç olayların olması durumunda, yarıştan önce yeniden bir yazı yazacağım. 

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...