MENÜ

Formula 1 - Kazalar ve etkileri

Formula 1 camiasının en önemli isimlerinden Fırat Keskin'in Formula 1'de artık kazaların her zamankinden daha büyük öneme sahip olmasına ilişkin 'Kazalar ve Etkileri' yazısı sizlerle.

17 Eylül 2021, Cuma 15:47 Son Güncelleme:
- A +
Formula 1 - Kazalar ve etkileri

Formula 1 ilginç bir dönemden geçiyor. Devamlı eklenen teknolojik yenilikler sporu sonuna kadar zorluyor. Bu yenilikler hem sporcudan hem de takımlardan maksimum eforu bekliyor. Takımlar teknolojiyle gelen yenilikleri arabalara uyarlamak ve milisaniyeler kazanmak için bir mücadele peşinde. Pilotlarsa, takımların getirdikleri yenilikleri sürüşlerine uyarlayarak arabalardan maksimumu almaya çabası içinde.

Tüm bu zorluklara kural koyucular da katılarak bütçe sınırı, geliştirme sınırı gibi parametrelerle takımları boğulma noktasına getirdi. Şampiyonluk mücadelesinin sert geçmesinin de etkisiyle bu sezonun zorluk derecesi daha da arttı.

Temel görev şu: Bu sezon mümkün olduğunca “az para” harcayarak ve rüzgar tünelinde bu senenin arabasına mümkün olduğunca “az zaman” harcayarak önümüzdeki senenin devrimine hazırlanmak. Bu sırada da ilk iki takımın şampiyonluk mücadelesi verebilmeyi, alttaki takımlar ise toplayabildikleri maksimum puanı toplayabilmeyi umuyorlar. Çünkü şampiyonluk kazanmak veya sezonu rakiplerin önünde bitirmek prestij ve gelir demek. Kısaca her puan para demek.

Ancak takımların bu zorlu görevi başarmalarının önünde çok önemli bir engel var: kazalar. Hem şampiyonluk mücadelesinin hem de orta sıralardaki mücadelenin sertliği pilotaj hatalarına, pist dışında ve bariyerlerde sonlanan zorlamalara ve pilotlar arasında kazalara neden oluyor. Bu durum, 145 milyon dolarlık bütçe sınırını tutturma mücadelesi veren takımların biraz daha zorlanmasına neden oluyor.

Hatta mücadelenin sertliği takımları bir anlamda da daha sıkıştırıyor: Motor parçaları konusunda izin verilen sınırları tutturmak. Bildiğiniz üzere sezonların en kritik kurallarından biri sınırlı motor parçalarının kullanım limitleri. Turbo, içten yanmalı motor, pil, kontrol ünitesi, şanzıman, egzoz, MGU-K ve MGU-H gibi parçaların kullanım haklarının tamamı sınırlı.

İkili mücadeleler gittikçe sertleşiyor

Her darbede, darbenin şiddetine ve yönüne göre etkiyen yükler tüm aktarma organlarını zorlar. Aktarma organları boyunca iletilen yükler cıvata-somun bağları, tutucular, mil-göbek bağları, kelepçeler vs gibi tüm bağlantı noktalarını olumsuz etkiler. Bağlantı noktalarında sönümlenemeyen yükler ise motor parçalarına aktarılır. Bunun sonucunda da bu parçalar zaman zaman hasarlanırlar. O nedenle tüm darbelerden sonra önce bağlantı noktaları, sonra da motor parçaları iyice incelenerek hasarlanıp hasarlanmadıkları tespit edilir.

Bu tespitler sonucunda hasarlı parçalar ya havuzdaki kullanılabilecek durumdaki eski parçalarla ya da yeni parçalarla değiştirilir. Eğer parça havuzunda kullanılabilir parça kalmadıysa ve izin verilen parça sınırı dolduysa “sıralama cezalarıyla” yenileri takılır. Parça sınırının aşılması, yeni parçalar takıldığı için ekstra maliyet demektir. Ayrıca alınacak sıralama cezaları, pilotların gridin en arkasından başlayarak puan alma umutlarının azalması anlamına gelmektedir.

Uzun sözün kısası; bu sezon kazalar, her zamankinden daha önemli. O nedenle de biz de bu yazıda kazaların takımlara maliyetlerine ve olası sonuçlarına bakacağız.

Kazaların Maliyetleri

Öncelikle, bu sezonun en verimli takımının Alpine olduğunu söylememiz lazım. Mümkün olduğunca az geliştirme çalışmasıyla arabadan maksimumu alarak çok iyi yönde ilerliyorlar. Bu başarılarına düşük kaza oranlarını da eklersek finansal açıdan oldukça iyi durumda olduklarını söylememiz lazım.

Nitekim Alonso da İtalya’dan sonra, “En az kaza yapan takımız. Bu sayede önümüzdeki senenin geliştirme çalışmalarına daha fazla bütçe ayırabiliyoruz.” dedi.

Aşağıda paylaşacağım veriler, internette “reddit.com” adlı siteden derlenmiştir. Bu veriler takımların resmi rakamları olmayıp, parçaların tahmini maliyetleri üzerinden hesaplanmıştır. Bu maliyetlere motor parçaları dahil değildir.

Bu doğrultuda ve veriler ışığında aşağıdaki pilotlar bazındaki tabloyu inceleyelim:

Pilot bazında hasar maliyeti tablosu

Listeyi takımlar bazında inceleyecek olursak:

Takım bazında hasar maliyeti tablosu

Rakamlar, bize Alonso’nun haklı olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Bu rakamlara motorların dahil olmadığını tekrar belirtmekte fayda görüyorum. Formula 1 motorlarının tüm kapsamlarıyla birlikte maliyetlerinin 10-12 milyon dolar seviyesinde olduğunu ayrıca belirtmeliyim.

Bu durumda kazalar nedeniyle ortaya çıkan fazladan bir motorun maliyetini de eklersek takımların karşılaştığı gerçek finansman yükü ortaya çıkar.

Bu maliyetlerin geliştirme çalışmalarını nasıl olumsuz etkileyebileceğini basit ve kaba bir hesapla ortaya koyabiliriz. İngiltere’de Formula 1 yarış takımlarında çalışan giriş seviyesinin biraz üstündeki mühendislerin, vergileri dahil bir takıma ortalama maliyetinin yaklaşık 70.000 dolar olduğunu düşündüğümüzde, kazalar sonucu ortaya çıkan ağır tablo net bir şekilde görülüyor.

Böylelikle 5 milyon dolar değerindeki hasar, çalıştırılabilecek 70 – 75 mühendisin maaşına eşdeğer demektir. Yakın gelecekte takımların bütçe sınırlarını tutturabilmek için mühendis ve diğer çalışanların maaşlarından feragat etmeye başladığını duyabiliriz. Bu da değerli bilgilerin firma dışına çıkması, takımın geliştirme hızının yavaşlaması ve başarı olasılığının azalması demektir. Başarının azalması, reklam gelirlerinin ve yarışlardan elde edilen gelirlerin azalmasını da beraberinde getirecektir.

Kazaların bir diğer dezavantajının motor parçaları nedeniyle alınacak cezalar olduğunu yukarıda belirtmiştim. Motor parçalarında belirlenen sınırlar ilk aşıldığında, takımlar her parça için 10’ar sıra grid cezası alarak yarışa başlıyor. Mesela içten yanmalı motor (İYM), turbo (TC) ve MGU-H parçalarının değiştiğini düşünelim. Üç parçanın değişimi söz konusu olduğu için toplam 30 sıralık bir grid cezasından bahsediyor olacağız. Yani söz konusu pilot, yarışa en arkadan başlayacak anlamına geliyor.

Takımlar motor sınırını aştıkları ikinci seferde, her parça için 5’er sıra ceza alırlar. Yani yukarıda bahsettiğimiz parçaların tekrar değiştirilmesi 15 sıralık bir ceza getirecek. Sonuç olarak kazalar sadece maliyeti artırmakla kalmıyor, başarı olasılığını da azaltıyor.

Örnekleme ve Sonuç

Yukarıda yazdıklarımı güncel iki örnekle tamamlamak isterim. Bottas’ın, Russell ile Imola’da yapmış olduğu kazanın sonucunda motorunun pek çok parçası değişti ve o anda sezonu üç motor ile bitiremeyeceği belli oldu. Geçiş yapmak kolay olduğu için motor cezasını İtalya’da çeken ve yarışa sonunculuktan başlayan Bottas, kazanabileceği yarışı üçüncü bitirdi. Kazalar ve kaos olmasaydı muhtemelen altıncı sırada bitirecekti.

Aynı şekilde İngiltere’de Hamilton ile temas edip kaza yapan Verstappen’ın motoru kazayı yaralarla atlattı. O motor da yarışta kullanılamayacak durumda, yani sadece antrenmanlarda kullanılabilecek. Bu nedenle Verstappen da sezonu üç motorla bitiremeyecek. Rusya GP’sinde cezasını çekip sonunculuktan başlaması bekleniyor. Normal bir yarış akışında, eğer olağanüstü koşullar gerçekleşmezse, bir galibiyet şansından bahsetmemiz söz konusu değil.

Tüm bu bilgileri bir araya topladığımızda karşımıza çok önemli bir gerçek çıkıyor. Kazaya karışmadan temiz kalabilen pilotların ve takımlarının başarı olasılığı, daha agresif tarza sahip pilotlardan ve takımlarından daha fazla.

Bunu şimdiye kadar en iyi anlayan takım Alpine gibi görünüyor. Onu da Alfa Romeo izliyor. Bu iki takım seneye daha başarılı olurlar mı bilinmez. Ama şimdilik bütçelerini çok verimli kullandıklarını söyleyebiliriz.

Fırat KESKİN 

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...