MENÜ

Formula 1 – Hollanda GP’si Değerlendirmesi

Konuk yazarımız Fırat Keskin, Formula 1 Hollanda GP'sini değerlendirdi.

07 Eylül 2021, Salı 11:07 Son Güncelleme:
- A +
Formula 1 – Hollanda GP’si Değerlendirmesi

Resim 1: Hollanda tribünlerinin coşkusu görülmeye değerdi.

36 yıl sonra yapılan Hollanda GP’si, ev sahibi pilotun kazanmasıyla coşkulu bir partiye döndü. Tiesto’nun da performansıyla ateşlediği bu parti, pist üzerindeki coşkulu mücadeleyi de tamamladı.

Düzlüklerin az ve pistin dar olması nedeniyle beklendiği üzere çok az geçiş yaşandı. Fakat pilotların bariyerlere çarpmadan veya kaza yapmadan yarışı bitirmeleri, güvenlik aracının hiç çıkmaması beklenmedik bir olaydı.

Genel anlamda sıkıcı bir yarış olsa da galibiyet aslında çok kolay gelmedi. Red Bull’un performans anlamında önde olduğu hafta sonunda galibiyeti olduğundan kolay gösteren etkenler, Verstappen’ın olağanüstü olgun sürüşü, Red Bull’un taktik başarısı ve Mercedes’in hatalarıydı.

Verstappen nasıl kazandı?

Yarıştan önce Red Bull cephesi, startı kazandığı taktirde yarışı da kazanacağını düşünüyordu. Öyle de oldu. Çok iyi start alan Verstappen daha ilk turda Hamilton’a 1,7 saniye fark atarak DRS mesafesinden çıktı. Daha sonra tüm yarış boyunca Hamilton’ı DRS mesafesinden uzak tutacak tempoyu korudu. Sadece sert lastikleri taktığı ikinci pitten sonra, lastiklerini ısıttığı süreçte, daha sıcak ve bir kademe daha yumuşak lastiğe sahip Hamilton’ın yaklaşmasına izin verdi. Ama iki tur içinde lastiğini ısıtınca o sorun da ortadan kalkmış oldu. 

 

Resim 2: Verstappen’ın bitiş çizgisini geçmesiyle birlikte ortalık daha da şenlendi.

Verstappen, en başından en sonuna kadar yarışı çok iyi kontrol ederek kazandı. Arabasını mekanik anlamda ve lastik anlamında sadece gerektiği kadar zorlayarak rakiplerini arkasında tuttu. Hiç hata yapmadan, beynini de yeteneğiyle birleştirerek bence 2019 Brezilya GP’sinden sonraki en iyi yarışını çıkardı. Bu arada Red Bull kenar yönetimi de Mercedes’in taktik hamlelerine mükemmel karşılık verdi. Yarıştan sonra Horner, “Sadece Hamilton’a konsantre olduk. O hangi taktiği uyguladıysa ona karşılık verdik. Eğer Bottas çift pit uygulasaydı, ona karşılık vermeyecektik.” dedi. 

Yarıştan sonra Horner ve Toto, Red Bull’un üstün olduğu konusunda hemfikirdiler. Horner, “Tur başına 0,1 - 0,2 saniye hızlıydık. Macaristan’da ayarlarda yolumuzu şaşırdığımız için gerçek gücümüzü gösteremedik. Ama burada potansiyelimizi gösterdik.” dedi.

Toto da benzer şekilde, “Red Bull, tur başına bizden 0,3 saniye hızlıydı. Düşük yere basma kuvveti gerektiren pistlerde daha iyi oluyoruz. Monza’yı bekliyoruz.” dedi.

Her iki yöneticinin ortalamasını alarak farkı 0,250 saniye olarak kabul edersek gerçek anlamda pilotların birbirini zorladığı yarışı Verstappen’ın 18 saniye farkla bitirmesi gerektiğini hesaplayabiliriz. Bu fark, Formula 1’de bir klas farkına işaret eder. Kapanması kolay değil.

Mercedes nerede hata yaptı?

Yarış öncesinde Mercedes, daha doğru lastik tercihine sahip takım görüntüsündeydi. Hem iki pilotlarıyla taktik anlamda hem de agresif lastik stratejisiyle hız anlamında Verstappen’ı baskı altına alabileceklerdi.

Strateji ve lastik planlaması doğruydu. Ama bu stratejinin işe yaraması için Bottas’ın Verstappen’ı birkaç tur arkasında tutabilmesi gerekiyordu. İkili mücadele sırasında Verstappen’ın lastikleri yıpranacak ve Hamilton’a atak yapma şansı doğacaktı. Hamilton’ın beklentisi de o yöndeydi. Verstappen, Bottas’a yaklaştığında Hamilton temposunu düşürdü ve Verstappen’ın iki saniye kadar arkasına yerleşti. Her iki arabadan yayılan kirli hava nedeniyle lastikleri yıpransın istemiyordu. Yıpratıcı mücadeleye sonradan katılacaktı.

Ama Bottas’ın lastikleri o kadar bitmişti ki Verstappen’a hiç direnemedi. Verstappen, neredeyse tur bindiren bir araba rahatlığında Bottas’ı geçtiğinde, Mercedes’in stratejisi çöpe gitmişti.

Fakat Mercedes’in ayağına, yarışın sonucunu değiştiremese bile etkileyebilecek bir hamle fırsatı daha geldi: Red Bull’un yanlış lastik seçimi. Red Bull, yarış için bir orta hamur bir de sert hamur seçmişti. Eğer Mercedes üçüncü pit stop’ı 20 tur kadar önce yapsaydı ve yumuşak hamura geçseydi, Red Bull zorlanabilirdi.

Çünkü Red Bull pit ile karşılık vermese yarışın sonunda iki kademe yumuşak lastikle Hamilton’a geçilebilirdi. Red Bull, Hamilton’ın üçüncü pit’ine karşılık verse Verstappen yine Bottas’ın arkasına düşecekti. Böylece ilk pitlerden sonraki duruma dönülmüş olacaktı. Verstappen’ın, Bottas’ı pist üzerinde bir daha geçmesi gerekecekti. Yarışın sonucu bence değişmezdi ama her halükarda Verstappen için daha zorlu bir mücadele olurdu.

Son bir cümle de Mercedes’in pit stopları için söylemek isterim. Bu sezon dördüncü defa sağ ön lastiğin değişmesi sorun oldu ve pitte zaman kaybettirdi. Pitin yavaş olması nedeniyle Hamilton’ın piti 2,2 saniye yerine 3,7 saniye sürdü. Daha sezonun başında, sağ ön lastiği değiştiren mekanikerin sorunlu olduğunu, ya eğitilmesi ya da değiştirilmesi gerektiğini yazmıştım. Toto gereğini yapmak için daha neyi bekliyor, bilemiyorum.

Arabanın daha zayıf olduğu günlerde rakibi yenmek için herkesin hatasız olması lazım. Ama Lewis’in yarıştan sonra işaret ettiği gibi Mercedes ne strateji anlamında ne de pitler anlamında hatasızdı.

Leclerc neden iyiydi? Sainz neden tökezledi?

Bu yarışta Ferrari’nin, McLaren’ın önünde olmasını bekliyordum. Nitekim öyle de oldu, ama bir istisnayla. Sainz, yarışı takım arkadaşının 31 saniye arkasında, hatta Alonso’nun da gerisinde bitirdi. Sainz’ın lastik ısıtmakta zorlandığı, pistin üzerinde devamlı kaydığını görmek mümkündü.

Aklıma bir anda Fransa GP’sindeki ayar hatası geldi. Çünkü cuma günkü antrenmanlarda, gittikleri yolun yanlış olduğunu açıklayan bir flood yapmıştım. Binotto da ayar hatası ihtimali üzerinde durdu. Ayrıca Binotto, “Antrenmanlardaki kazadan sonra Sainz’ın aracını toplarken hata yapmış olabiliriz.” dedi. Bu hafta içinde şasiyi yeniden inceleyerek çatlak, kırık, montaj hatası gibi parametrelerin üzerine gideceklerini söyledi.

Onun dışında Leclerc için iyi bir hafta sonuydu. Leclerc, Cuma günü yaptığı ayar hatasından dönerek arabasını yarışa iyi hazırladı. Lastiklerini çok iyi koruyan Leclerc, otuz dördüncü turda ilk ve tek pitini yaptı. Yumuşak lastiklerini otuz dört tur boyunca korumayı başaran Leclerc, bu alanda pistin en iyilerinden biriydi. Yarışı, Gasly’nin sadece beş saniye ardında bitirdi. Ferrari, Leclerc’i 2 tur önce pite alsa, muhtemelen Gasly’i de geçecekti.

Her şeye rağmen Ferrari bu yarışta, rakibi McLaren’dan çok daha fazla puan toplayarak onları geçmeyi başardı.

Alpine, Alpha Tauri, McLaren, Aston Martin

Yarışın güzel sürprizi Alpha Tauri’ydi. Sezona üçüncü iyi araba olarak başlayan takım, şanssızlıklar, hatalar ve özellikle Tsunoda’nın takıma tam uyum sağlayamaması nedeniyle bir türlü istediği sonuçları alamıyordu. 

Alpha Tauri’nin, aynı Red Bull gibi yüksek yere basma kuvveti paketi gerektiren ve/veya rakım olarak yüksek konumlanmış pistlerde başarılı olmasını sezon başından beri bekliyordum. Tam güçlerinin önümüzdeki sezona yöneltecekler.

Alpine de iyi bir yarış arabası olduğunu bu hafta sonu gösterdi. Motor gücü olarak baştaki takımlara göre 40 beygir kadar geride olan takım, motor gücünün ikinci planda olduğu pistlerde parlamaya devam ediyor. Alonso, harika bir sürüşle zorluk yaşayan Sainz’ın Ferrari’sini de geçerek beklentileri aştı. Bu sonuçta iyi startı, lastikleri koruyan dengeli performansı ve şansı da rol oynadı. Özellikle açılış turunda toplam üç kere temas yaşayan Alonso, şansının da yardımıyla yarış dışında kalmadı. Bir ara takım arkadaşı onun yavaşlığından şikayet ederek telsizden yol vermesini istese de yarışı bildiği gibi yönetti. Yarıştan sonra Ocon’un şikayetleriyle ilgili soruya, “Yarışın başında istesem ben de daha hızlı giderdim. Ama lastiklerimi korumak için yarışın başında kontrollü olmayı tercih ettim.” dedi. Nitekim yarışı takım arkadaşının üç sıra önünde bitirmesi de hızının göstergesiydi.

Hafta sonunun en çok hayal kırıklığı yaşayan takımı ise Aston Martin oldu. Aston Martin performans anlamında, griddeki on takımın dokuzuncusuydu. Sadece Haas onlardan daha zayıf performans gösterdi. Aston Martin’in bu performansı, bu pistin low rake (arkası alçak konumlanmış) arabalara ne kadar ters geldiğinin de bir göstergesiydi aynı zamanda.

Cuma günü dev klasik Monza’ya hazırlık yazısıyla karşınızda olacağım.

Fırat KESKİN


YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...