MENÜ

Formula 1 – Belçika GP’sine hazırlık

Formula 1 dünyasının en önemli isimlerinden biri olan Fırat Keskin, "Formula 1 – Belçika GP’sine hazırlık" yazısıyla birlikte sizlerle.

27 Ağustos 2021, Cuma 11:49 Son Güncelleme:
- A +
Formula 1 – Belçika GP’sine hazırlık

Sezonun ikinci yarısı, motor sporları tarihinin en güzel pistlerinden biriyle başlıyor. Belçika için dünya motor sporlarının nabzının attığı dört pistten biri desem yanılmış olmam. Neredeyse motor sporları kadar eski olan pistin geçmişini ve motor sporları açısından ne ifade ettiğini görmek için pistin yakınındaki motor sporları müzesini gezmeniz yeterli.

Burası; modern gece yarışlarının yapıldığı, geniş beton kaçış alanlarına ve piste tat katmak için “hileli” off-camber virajlara sahip bir Tilke pisti değil. Burası piste yakın bariyerleri, pilotları anında cezalandıran çim ve çakıl kaçış alanlarına sahip safkan bir yarış pisti, hiçbir hileye gerek yok.

Spa aynı zamanda sezonun en komple pisti. Her türden viraj, fiziksel ve mekanik anlamdaki diğer zorluklar bu pisti benzersiz kılıyor. Fernando Alonso, “Belçika’nın bir turundaki adrenalin, diğer pistlerin yirmi turuna bedel.” sözü her şeyi açıklamak için yeter de artar bile.

Şampiyonluk mücadelesinin yeniden hareketleneceği Spa, peş peşe düzenlenecek üç yarışın ilki. Bundan sonraki haftalarda sırasıyla Hollanda ve Monza yarışları yapılacak. Belçika, Max’in doğduğu ülke olduğu için yoğun taraftar akını olmasını bekleyebiliriz.

Son iki yarışta şampiyonada geri düşen Max’in şampiyonada yeniden doğması için kendi doğduğu ülkeden daha anlamlısını bulmak da zor hakikaten. O da bu hafta sonuna böyle bir içsel motivasyonla gelecektir diye düşünüyorum.

Pistin karakteristiği

Resim 2: İki devin mücadelesi: Senna vs Eau Rouge. Eau Rouge-Radillion, ayağa kalkmış bir dev gibi Senna’ya meydan okuyor. Motor sporlarında bundan daha görkemli çok az fotoğraf gördüm.

Neredeyse Cumhuriyet’imiz kadar eski olan 7.004 metre uzunluğundaki pist, Ardennes bölgesindeki harika ormanların içinde yer alıyor. Pistin, ormanların arasında olması ve yarışın sonbaharda yapılması, değişken hava koşullarını ve sürprizleri beraberinde getiriyor. Eskiden en yürekli pilotlar bu pistte yarış kazanabiliyordu. O nedenle Senna’nın, Schumacher’in, Clark’ın, Raikkonen’in ve Hamilton’ın Belçika’da en çok yarış kazanan pilotlar olmaları sürpriz değil. Artık arabaların ürettiği yüksek yere basma kuvvetleri, pilotların işlerini nispeten hafifletse de özellikle Eau Rouge-Radillion hala çok zorlu.

Dokuz tane sağ, on tane sol viraj olmak üzere toplam on dokuz viraj var. Bunların en zorlusu kırmızı su (Eau Rouge) ve Pouhon. Yarışı pistten ve Eau Rouge’un yakınından seyrettiğinizde, virajın neden zor olduğunu anlıyorsunuz. Virajın yukarı doğru eğimi görünenden çok fazla. Arabalar Eau Rouge’dan tam gaz yukarı tırmandıktan sonra eğimin tepesinde yere yapışabilmeleri, üretilen yere basma kuvvetinin bir göstergesi, hayranlık verici. “Kırmızı Su” virajının tam gaz geçilmesi virajın değerini düşürmüyor. Zorluk hala net bir şekilde mevcut. 320 km/sa civarında bir hızla tam 3 kere yön değişimi yapıyorsunuz. Aynı zamanda da yokuş çıkıyorsunuz. Yani yön değişimi sadece yatay eksende yapılmıyor, düşey eksende de bir değişim var.

Lastiklere yük bindiren virajların çoğu sağa doğru olduğu için sol lastiklerin daha çok yıpranmasını bekleyebiliriz. Toplam on dokuz virajın on tanesi ikinci sektörde olduğu için lastiklerin çok zorlanmasını beklemeliyiz. Polimerlerin yapısı gereği, yüklemelerin frekansı malzemenin yorulması için büyük önem arz eder. O nedenle bu sektördeki peş peşe virajlar lastiklerin sıcaklığının artmasına ve süratle aşınmalarına neden olur.

Resim 3: Pistin anatomisi.

Bir turun %75’i tam gaz geçildiği için motor gücünün çok önemli olduğu bir pist. En uzun düzlük aslında sadece 918 metre gibi görünüyor ama bu rakam aldatıcı. Özellikle ilk virajın sonuyla beşinci virajın arasındaki Eau Rouge’un da bulunduğu iki kilometrelik bölüm tam gaz geçildiği için motorların aşırı zorlandığı bir bölge. Bu bölümde pilotlar yaklaşık otuz saniye süresince gazın üzerinde oturuyor. Arabaların ulaştığı son hız ise 360 km/sa civarında olacaktır.

Turun sadece %13’ü frenlemeyle geçiliyor. Genel anlamda frenler çok zorlanmasa da üç tane yüksek şiddetli frenleme yapılan nokta mevcut. Özellikle otobüs durağı şikanından (on sekizinci virajın hemen öncesi, Bus Stop) önceki frenleme, sezonun en şiddetli frenlemelerinden biri. Arabalar yaklaşık 335 km/sa hızdan, 100 km/sa hıza düşüyorlar. Bu sırada arabanın lastiklerine uygulanan dikey kuvvet ise sezonun en büyüklerinden biri, 6G. Pilotların bu sırada fren pedallarına uyguladıkları kuvvet ise 207 kilogram civarında.

Pit yolu çok uzun olmadığı için yaklaşık 21 saniyelik pitler bekleyebiliriz. Bu da pit stratejilerinde esneklik sağlıyor. Tek veya çift pit stop stratejilerinin her ikisi de uygulanabilir.

Ayarlar

Çok hızlı bir pist olmasına rağmen viraj sayısının fazla olması ve özellikle ikinci sektör yere basma kuvveti gerektiriyor. Bu nedenle de Monza gibi aşırı düşük yere basma kuvveti üreten paketleri görmemiz zor. Bakü’de kullanılan arka kanatların kullanılmasını, ama kanat katmanlarının açılarının biraz daha düşük eğimli ayarlanmasını bekleyebiliriz.

Yavaş viraj yok denecek kadar az. Sadece Bus Stop şikanında ve ilk virajda arabalar 100 km/sa hıza düşüyor. Diğer virajların tamamı orta hızlı ve hızlı virajlar. Bu nedenle sert süspansiyon ayarlarının kullanılacağını düşünüyorum. Böylece arabaların yüksek hızlı virajlarda çok fazla yana yatması ve ağırlık merkezlerinin lastiklerin üzerine kayması engellenmiş olur. Bu da yüksek süratlerde daha fazla denge demektir. Sadece ilk virajdan çıkış çok önemli olduğu için mühendisler arka süspansiyon sertliği konusunda denge bulmakta zorlanabilir.

Asfaltın nispeten düz ve kerb’lerin nispeten alçak olması nedeniyle de süspansiyonların alçak ayarlanmalarını bekleyebiliriz.

Favoriler

Kesin bir tahmin yapmak zor. Son haftalarda Mercedes’in düzlüklerde daha hızlı olduğunu gördüğümüz için onları favori olarak görebiliriz. Ama Fransa ve İngiltere gibi Mercedes’in kalesi olan pistlerde Red Bull’un üstünlüğü net bir tahmini zorlaştırıyor. Öte yandan Macaristan gibi Red Bull’un kalesi olan bir pistte de Mercedes’in üstünlüğü kafa karıştırıcıydı.

Red Bull’un olağanüstü dengesi, onları ikinci sektörde favori yapıyor. Ayrıca Red Bull’un kısa dingil mesafesi onların birinci, on sekizinci ve on dokuzuncu virajlarda daha üstün olmasını sağlayacaktır. Eğer Red Bull, ikinci sektördeki ve saydığım virajlardaki üstünlüğüne güvenirse bir kademe daha küçük kanatlarla düzlükte de Mercedes’i zorlayabilir.

Öte yandan Red Bull’un pek çok güncellemeyle gelecek olması da güç dengelerini sarsabilir. 20 santigrat derecenin altında beklenen serin havalar da özellikle sıralamalarda lastiklerini kolay ısıtan Red Bull’u ön plana çıkarabilir. Görüldüğü üzere bu hafta sonunu değerlendirmek her zamankinden zor. Macaristan’da, Red Bull’un düşük performansı tek günlük bir ayar hatası mıydı, yoksa gerçekten biraz Mercedes’in gerisinde mi kaldılar, bu hafta sonu ortaya çıkacak.

Orta sıralarda daha net bir görünüm var bence. Mercedes motoru nedeniyle McLaren’ın, Ferrari’den daha üstün olması beklenebilir. İkinci sektörde Ferrari, diğer sektörlerde McLaren önde olmalı diye düşünüyorum.

Aynı şekilde Honda motorlu Alpha Tauri’nin, Renault motorlu Alpine’den üstün olması bizleri şaşırtmamalı. Alpine’in ikinci sektörde çok iyi görüneceğini ve bu sayede yarışta lastiklerini koruyacağını düşünüyorum. Ama düşük düzlük hızları birinci ve üçüncü sektörde zorlanmalarına neden olabilir. Aston Martin ise bu yarış için kapalı kutu. Motor gücü nedeniyle onları bu ikilinin önünde görme eğilimindeyim ama zaman zaman arabadan maksimumu almakta zorlandıkları için yorumlamak zor.

Williams, yüksek motor gücü sayesinde Alfa Romeo’yu özellikle sıralamalarda zorlayabilir. Ama yarış temposunda, sezon başından beri Alfa Romeo daha iyiydi. Yine öyle olması beklenmelidir. Haas ise son sırada kalacaktır.

Son olarak; hafta sonu yağış olasılığı oldukça fazla. Yarışta olmasa bile antrenmanlarda ve sıralamalarda gelebilecek bir yağış ortalığı karıştırmaya yetecektir.

Fırat KESKİN

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...