MENÜ

Formula 1 – Azerbaycan GP’si Değerlendirmesi

Formula 1 dünyasının en önemli isimlerinden biri olan Fırat Keskin, 'Formula 1 – Azerbaycan GP’si Değerlendirmesi' yazısıyla birlikte sizlerle.

08 Haziran 2021, Salı 10:32 Son Güncelleme:
- A +
Formula 1 – Azerbaycan GP’si Değerlendirmesi

Azerbaycan GP’si, modern bir klasik olma yolunda ilerliyor sözümün hakkını verdi. Bakü caddelerinde beşinci defa yapılan yarışı Perez kazanınca beş farklı pilot kazanmış oldu.

Şimdi sözü çok uzatmadan soru cevaplarla yarışı anlamaya çalışalım.

Ferrari Pole’den Başlamasına Rağmen Neden Kazanamadı?

Ferrari yarışı kazanamadı, çünkü yarış temposu iyi değildi. Ferrari’nin iyi olduğu bir özellik var. Bu özellik, Ferrari’nin şehir pistlerine uyumu. Ferrari’nin şehir pistlerine uyumu arabanın genetiği haline geldi desek yanılmış olmayız. Çünkü 2018, 2019, 2020 arabalarının tamamı böyleydi. SF-21 de öyle.

Yarış arabaları, asfalttaki küçük pürüzler sayesinde mekanik ve kimyasal yol tutuş sağlar. Şehir pistleriyse, asfalt gündelik hayatta araç trafiği için kullanıldığından zemin zamanla ezilir ve düzleşir. Yol tutuş zorlaşır. İşte Ferrari, bu tip pistlerde süspansiyon sistemiyle fark yaratıyor.

Diğer takımların lastikleri ısıtmakta ve yol tutuş yakalamakta zorlandığı yarışlarda Ferrari başarılı oluyor. Lastiklerini süratle ideal sıcaklığa çıkaran Ferrari, kısa sürede lastiklerin ısıtılması gereken sıralamalarda avantaj sağlıyor.

Ama bu avantaj uzun turlar süren yarışın içinde kayboluyor. Çünkü yarışın ikinci, üçüncü turundan itibaren diğer takımlar da lastiklerini ısıtıyor ve araçlar potansiyellerine erişiyor. Bu noktada arabaların yarış performansları önem kazanıyor. Ferrari, geçen seneden bu seneye yarış performansı anlamında çok gelişmiş olsa da bulunduğu konum en iyi ihtimalle üçüncülük.

Bakü’de ise Alpha Tauri de yarış performansı anlamında Ferrari’den üstün olduğu için Ferrari podyum yapamadı.

Red Bull Şampiyonluk için Olgun mu?

Henüz değil. Sezonun en hızlı arabası olmalarına rağmen risk iştahları aşırı fazla. Gereksiz riskler alıyorlar.

Yarıştan önce tüm takımlar yeni motorlarını takarak yarışa başladılar. Bunun nedeni basitti. Bakü, motorları zorlayan bir pist olduğu için kimse risk almak istemedi. Red Bull ise eski motorlarla yarışa çıkarak risk aldı.

Nitekim yarış bittikten 200 metre sonra Perez, arıza nedeniyle arabasını kenara çekti ve aracından indi. Perez’in araç arızası şu anlama geliyor: Eğer yarıştaki güvenlik aracı periyodu 1-2 tur daha az sürseydi, Perez yarışı tamamlayamayacaktı. Benzer bir durumun Verstappen için de geçerli olduğunu düşünmek çok büyük zorlama olmaz.

Düşük tempoyla geçilen güvenlik aracı periyotlarının uzun sürmesi, hatta Verstappen’ın kazasıyla yarışın durması, Perez’in finişe gelmesini sağladı diyebiliriz.

Uzun sezon içinde hata yapılabilir. Ama böylesine risklere gerek yok.

Perez’e ve Verstappen’a gelirsek, her ikisi de harika yarış çıkardı. Verstappen şanssız, Perez şanslıydı. Perez tam olarak Red Bull’un istediği, lider pilota destek görevini üstlenebileceğini gösterdi.

Verstappen ise kariyerinde ilk defa rakiplerinden üstün bir araba kullanıyor ve ilk defa gerçek bir şampiyonluk mücadelesi veriyor. Sıralamalarda şanssızlık yaşadı, ancak iyi bir sürüşle liderliği aldığı yarışı harika bir şekilde kontrol etti ve rahat bir galibiyete doğru giderken şanssızlık yaşadı. Bu sezon daha sabırlı, daha olgun, daha kontrollü. Yarışın starttan sonraki ilk virajda kazanılıp kaybedilmeyeceğini öğrenmiş (en sonunda).

Güzel bir mücadele olacak.

Mercedes ve Hamilton Elindeki Yarışı Nasıl Verdi?

Normal koşullarda Hamilton az hata yaparken rakiplerini hataya sürüklemesiyle ünlüdür. Ama bu sezon işler değişti ve Hamilton ilk 6 yarıştaki ikinci büyük hatasını yaptı. Alışılmışın dışındaki bu hataların, baskı altında olmaktan ziyade yaşla ilgili olduğunu düşünüyorum. Çünkü eski Hamilton baskı altında büyür ve kusursuzlaşırdı.

Arabaya gelirsek, W12’nin lastik ısıtma sorunu var ve şehir pistlerindeki zemin bu sorunu büyütüyor. Bu nedenle Bakü’den önce Mercedes’e ve Hamilton’a, “Üçüncülüğü alın yarışa çıkmanıza gerek yok.” denilseydi, sonucu alır evlerine giderlerdi. Ama Bakü’deki büyük karmaşa içinde yarış bir anda Hamilton’ın ellerine geldi, kazanabilirdi. Ancak o, hata yapmayı tercih etti.

Verstappen’ın kazasından sonraki start’ta, kırmızı ışıkların söndüğü anda Hamilton’ın reaksiyon süresi Perez’den iyiydi. Perez son bir hamleyle Hamilton’ın önünü kesmeye çalışsa da başarılı olamadı ve Hamilton kapıyı açtı. Ancak o anda beklenmedik bir şey oldu. Perez onun üstüne kırdığı anda o da Perez’den kaçınmak için direksiyonunu çevirirken eli direksiyondaki fren ayar düğmesine çarptı. Bunun sonucunda tüm frenleme gücü ön frenlere gitti ve frenleme anında lastikler bloke olarak Hamilton’ın yarışını bitirdi.

Ağır sonuçları olan çok hafif bir hata.

Tüm hafta kötü bir görüntü çizen Bottas ise bu haftaki performansıyla, “2022’de ben bu takımda yarışmak istemiyorum.” der gibiydi. Sezon arasında pilot değişimi olacağını sanmıyorum. Ama takımlar şampiyonası için Bottas’ın acilen motive edilmesi gerekiyor.

Mercedes’teki diğer olumsuzluk pit stoplar. Bu hafta da Hamilton lider girdiği pitlerden üçüncü sırada yarışa döndü. Son altı yarıştaki beşinci yavaş pit stop, takıma puan kaybettirmeye devam ediyor.

Belki de Mercedes ile ilgili tek olumlu nokta, her şeye rağmen Hamilton. Her ne kadar geçmiş sezonlara göre fazla hata yapsa da ilk altı yarışın üçünü kazanması onun kalitesini gösteriyor. Bu sezon dört yarışta Red Bull, bir yarışta Ferrari, bir yarışta da Mercedes üstün arabaya sahipti. Mercedes’in sadece bir yarışta en iyi arabaya sahip olmasına rağmen Hamilton’ın 3 yarış kazanması, onun arabasını aştığını gösteriyor.

Fakat Mercedes’in de ona bir şeyler vermesi lazım. Arabaya hala bir güncelleme gelmedi, artık gelmesi lazım. Zira gelen güncellemenin anlaşılması da en az 2-3 yarış sürecektir. Bu durumda güncelleme hemen gelse bile tam anlaşılması neredeyse sezonun yarısını bulacak demek.

Lastik Hasarlarının Nedeni Neydi?

Yarıştan önce sağ ön lastiklerin çok zorlanacağını, onları yönetmenin zor olacağını yazmıştım. Ama hasarlanan lastikler, sol arka lastikler oldu.

Pirelli motor sporları direktörü Mario Isola, “Normalde sağ ön ve sağ arka lastiğe daha fazla yük biniyor. Hasarların sol arka lastikte olması pistteki yabancı kesici malzemelerle ilgili olabilir. Daha uzun süre bu lastiklerle pistte olan ve lastikleri sağlam olan pilotlar vardı.” dedi.

Isola’nın haklılık payı var. Ama işin bir başka boyutu daha var. Verstappen’ın kazasından sonra yarış durdu ve pilotlar pite döndü. Bu sayede yarışa devam edecek arabaların lastikleri değiştirildi.

Hatta bence yarışın durdurulmasının nedeni lastiklerin acilen değiştirilmesinin istenmesiydi. Yoksa yarış pekala 2 tur güvenlik aracının ardında devam edebilir ve güvenlik aracının arkasında bitebilirdi. Ama kırmızı bayrak sallandı, takımlar hemen pite geldi, lastikler değişti ve son iki tur o koşullarda tamamlandı.

Kırmızı bayraklardaki lastik değişimi sırasında Mercedes mühendisleri Hamilton’ın sol arka lastiğinin omuz kısmında 6 santimetrelik bir kesik fark ettiler. Lastik yapısal olarak hasar almamıştı ama omuz kısmındaki yırtık bazı şeylerin göstergesi olabilir.

Yarış sırasındaki lastiği hasarlanan iki pilotun ve lastiği hasarlanmaktan son anda kurtulan Hamilton’ın ortak bir noktası var. Her üç arabada da hasar lastiğin omuz kısmında gerçekleşti. Ayrıca bu üç araba, pistin en çok yere basma kuvveti üreten üç arabası. Ek olarak her iki kaza da pistin peş peşe gelen en hızlı iki “sağ” virajından sonra gerçekleşti. On dokuzuncu viraj 310 km/sa hızla, yirminci viraj 320 km/sa ile geçiliyor. Bu virajlar sağa doğru olduğu için yüksek hızdaki arabanın ağırlık merkezi sol tarafa kayıyor.

Acaba kazanın nedeni yüksek hızdaki aşırı yük olabilir mi? Bekleyip görelim.

Vettel ve Alonso Nasıl Öne Geldi?

Her iki pilot da en güçlü yanları sayesinde ön sıralara kadar gelebildiler. Vettel’in en güçlü yönü lastik yönetimi, Alonso’nun da en güçlü yönü iyi startları.

Vettel yarış sırasında lastiklerini çok iyi korudu. Vettel, “Her stint’in başında, lastiklerim ısınana kadar onları zorlamadım. Lastiklerim ısındıktan sonra da sadece önüm açıldıkça zorladım.” dedi. Bu sayede Vettel lastiklerini yormadan sessiz sedasız üst sıralara tırmandı.

Vettel’in antrenmanlardaki temposu nedeniyle yarıştan önce, “Vettel’den sürpriz bekliyorum, yedincilik mümkün.” demiştim. Ama önündeki pilotların şanssızlıkları ve hataları sayesinde Vettel podyuma çıktı. Bize eskilerden bir resital sundu.

Alonso da uzun süre sonra adının hakkını verdi. Sıralamalarda takım arkadaşını yendi. Yarışta araba çok parlak değildi. Lastiklerini ideal sıcaklığa çıkarmakta ve orada tutmakta zorlandı. Nedeni bu arabanın şehir pistlerindeki zeminden aşırı olumsuz etkilenmesi. Aynı Mercedes gibi.

Belki zorla bir puan alabilecek diye düşünürken kırmızı bayraklar sallandı ve durarak start (standing start) kararı alındı. Durarak start, Alonso’ya kendisini göstermesi için bir fırsat daha verdi. Eski günlerini anımsatan bir start alan Alonso, start’ta iki pilotu, geri kalan iki tur içinde de bir pilotu geçerek yarışı altıncı sırada bitirmeyi başardı. Yarıştan sonra mühendisinin söylediği, “İyi işti. Bu altıncılık tamamen sana yazar.” açıklamasıysa sadece pilotu rahatlatmak için yapılan bir övgü değil, aynı zamanda gerçekti.

Fırat KESKİN

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...