MENÜ

Formula 1 – 2021 Sezonu Pilot Performansları

Formula 1'de sezonun ortasına gelinmiş durumda. Pilotlar arasında kıyasıya bir rekabet söz konusu. Yazarımız Fırat Keskin değerlendirdi.

13 Temmuz 2021, Salı 11:50 Son Güncelleme:
- A +
Formula 1 – 2021 Sezonu Pilot Performansları

2021 sezonunda takımların performansları birbirine daha yakın. Yarışların sonuçları takımların ve pilotların günlük performansına çok bağımlı. Sezon başından beri zaman zaman takımların ve arabaların performanslarını değerlendirerek bir sıralama yaptım.

Şimdi de sırada pilotların performanslarını değerlendirmek var. Pilotların hata sayıları, yaptıkları hatanın yarış sonucuna etkisi, arabadan maksimumu almaları veya arabanın performansının üstüne çıkmak gibi parametreleri göz önünde bulundurarak ilk on pilotu sıraladım.

Resim 1: 2021 sezonunda yarışan tüm pilotlar. (Kaynak: Sky Sports)

Değerlendirmeye geçmeden önce, hayatımda gördüğüm en yetenekli pilot topluluğunun aynı anda pistte olduğunu söylemek isterim. Mücadele eden toplam yirmi pilotun yarısına yakını iyi bir arabayla şampiyon olabilecek kapasitede.

Böyle bir gridi en son 1980’lerde seyretmiştim sanırım. 

1. Verstappen:

Verstappen, ilk defa gerçek bir şampiyonluk mücadelesi vermesinin de etkisiyle oldukça iyi bir performans gösteriyor. Sene başında Hamilton’dan çok hata yapmasına rağmen sezon ilerledikçe motivasyonu arttı ve ondan daha hatasız sürmeye başladı.

Çünkü bu sezonki şampiyonluk fırsatını uzun bir süre yakalayamayabilir. Önümüzdeki sene devreye alınacak kurallara kimin en iyi şekilde uyum sağlayacağı muamma.

Lider olmasına rağmen hatasız değil. Bahreyn’de en hızlı arabaya sahipti, ancak hatasıyla galibiyete ulaşamadı. Portekiz’de de benzer şekilde hata yaparak Hamilton’ın işini kolaylaştırdı.

Resim 2: Max. (Kaynak: Formula 1)

Bu sene daha sabırlı, daha olgun. Ancak startları halen zayıf. Çoğu yarışta kırmızı ışıkların sönmesiyle birlikte reaksiyon hızı Alonso’nun ve Hamilton’ın arkasında kalıyor. Fakat Red Bull’un kalkışlardaki üstünlüğü sayesinde yerini korumayı başarıyor.

Öte yandan katil iç güdüsü üst düzeyde, geçiş yapması için küçücük bir boşluk yetiyor. İmola’daki ve Barcelona’daki startlarda ve Fransa’da Hamilton’ı geçerken boşlukları değerlendirmesi üst seviyedeki kalitesini gösteriyor.

2. Hamilton:

Bu sezon sadece bir yarışta pistin en iyi arabasına sahipti. Buna rağmen üç yarış kazanarak arabasının performansını aştı. Hatta takımı Fransa GP’sinde undercut penceresini yanlış hesaplamasaydı, Fransa’yı da kazanacaktı.

Resim 3: Hamilton. (Kaynak: Formula 1)

Sezon başında Verstappen’a göre daha hatasızdı, ama önce İmola’da sonra da Bakü’de hatalar yaptı ve şampiyonada puanlar kaybederek geriledi. Özellikle Bakü’deki hatası, 54 yarış sonra ilk defa puan alamamasına neden oldu.

Her zamankinden aç ve her zamankinden fazla çalışıyor. Startlarda, reaksiyon hızı anlamında genellikle lider, lider olmadığında da ilk üç pilot içinde. Lastik ısıtma ve koruma becerisi anlamında pistin en iyisi.

Fakat arabası ve hata sayısını azaltan, yetenekli ve formda rakibi Verstappen, şimdilik daha fazlasına izin vermiyor. 

3. Norris:

Formula 1’deki üçüncü sezonunu geçiren Norris, bu sezonki tüm yarışlarda arabasından maksimumu almayı başardı. Hataları az ve sonuca etki etmeyecek cinstendi. Yarış zekası üst düzeyde. Kendisini zaman zaman Red Bull ve Mercedes pilotlarıyla mücadele ederken buluyor. Ancak bu takımların pilotlarıyla kazanamayacağı mücadelelerin içine girmiyor. Arabasını ve lastiklerini yıpratan mücadelelerden uzak durarak asıl işine, yani Ferrari’yi arkasında tutmaya odaklanıyor.

Bu sezon McLaren’ın asıl işi Ferrari’yi yenerek sezonu üçüncü bitirmek. Bunu bildiği için konsantrasyonunu tamamen o noktaya çevirmiş durumda. Önümüzdeki senelerde, daha hızlı bir arabayla şampiyonluk kovalayacağını düşünüyorum.

4. Sainz:

Yeni takımına süratle uyum sağlayarak takım arkadaşını zorlamaya başladı. Yarış içinde geçiş yaparken Leclerc’den daha sabırlı, lastiklerini Leclerc’e göre daha iyi kullanıyor, yarışı Leclerc’den daha iyi okuyor. Kısacası daha tecrübeli ve bu tecrübesini konuşturmaya başladı.

Sezon başında yukarıda saydığım konularda iyi olacağını düşündüğüm için yarış performansı beni şaşırtmadı. Ama beni sıralama performansı şaşırttı diyebilirim. Leclerc’e bu anlamda meydan okumasını beklemiyordum. Hatta hemen hemen tüm yarışlarda Leclerc’in arkasında kalmasını bekliyordum. Fakat sıralama performansı bakımından da oldukça başarılı.

Böyle giderse iki sene sonra sözleşmesi bittiğinde Ferrari’yi tatlı bir sıkıntı bekliyor olacak.

5. Leclerc:

Leclerc, takım arkadaşından iki puan önde olmasına rağmen onu Sainz’ın arkasına yazma nedenim, Sainz’ın yeni bir takımda ve yeni bir ortamda mevcut başarıları göstermesi.

Bu yazdıklarımdan Leclerc’in performansının yetersiz olduğu sonucu çıkmamalı. Leclerc, özellikle sıralamalarda üst düzey bir performans gösteriyor. Ancak sabır ve performansını yarışın tamamına yayma konusunda Sainz’e göre eksikleri var (son iki Avusturya GP’si hariç). O da normal. Sainz, Leclerc’e göre daha tecrübeli bir pilot.

Bence Leclerc daha çok önümüzdeki seneye motive olmuş durumda. Bu sezonu bir geçiş ve teknik anlamda öğrenme sezonu olarak görüyor o nedenle de kendisini sıkmıyor. Kendisi de lastikleri çözmeye çalıştığını ve lastik-ayar arasındaki bağı kurmaya çalıştığını söylüyor. Seneye Ferrari’de iki yeteneğin amansız mücadelesini göreceğiz.

6. Alonso:

Yaşlı kurt temposuz başladığı sezonda yavaş yavaş temposunu buluyor. Takımdaki ortama, arabaya ve takım arkadaşına alışma sürecini tamamladı.

Fransa GP’sinden itibaren farklı bir Alonso seyrediyoruz. Son dört yarışın ikisinde, startlarda pistin en iyi reaksiyon hızına sahipti. Diğer ikisinde de Hamilton en hızlı reaksiyona sahipti. Özellikle startlardaki becerisini ve yarışta arabadan maksimumu alma konusundaki azmini kaybetmemiş olması çok güzel.

İyi bir arabaya ve ona güvenen bir ekibe sahip. Bu iki parametre onun yeteneklerini özgürce ortaya koymasında çok önemli.

7. Vettel:

Vettel sezona çok şanssız bir şekilde başladı. Sezon öncesi testlerde yaşadığı mekanik arızalar nedeniyle yeni arabasına ve takımına alışma süresi uzadı. Alışma süreci sezonun ilk yarışlarına sarktı. Sezon öncesinde, alışma sürecinin beş yarış kadar sürebileceğini yazmıştım, nitekim öyle de oldu.

Tabii en çok eleştirilen şampiyonlardan olduğu için ilk beş yarış süresince toksik eleştirilere maruz kaldı. Eleştirilere kulağını tıkayan Vettel, zor başlayan sezonda gittikçe performansını artırarak, “yeni” Aston Martin’e tarihindeki ilk podyumunu getirdi ve ne kadar yerinde bir transfer olduğunu ispatladı.

Arabası mevcut kurallar nedeniyle yetersiz. Ama alınabilecek maksimum sonuçları alıyor.

8. Perez:

Perez, yarış kazanabileceğini önceki sezonlarda, yarış kazanacak bir arabası olmamasına rağmen yarış kazanarak ve podyumlara çıkarak göstermişti. Onu, gereğinden fazla sert savunma yapan, oldukça yetenekli bir pilot olarak görüyorum. Bu nedenle de dominant Red Bull ile galibiyetlere oynayabileceğini düşünüyordum.

Sezon öncesi test dönemi boyunca Perez’in arabası sorunsuzdu, bu sayede Perez’in çok kilometre yapma şansı oldu. Başarılı test döneminden sonra takıma ve arabaya alışması daha kısa sürmeliydi diye düşünüyordum. Bu olumlu havaya rağmen Perez, sezona çok tutuk başladı.

Takıma uyum sağlaması uzun sürdü ve üç yarış dışında performans anlamında yetersizdi. Gerçek anlamda ne takım arkadaşının ne de daha zayıf Mercedes’lerin temposuna ayak uyduramadı. Yerden yere vurduğumuz Bottas, eğer Monaco’da takımının hatasıyla yarış dışı kalmasaydı, puan olarak Perez’in önünde olacaktı.

Tüm bunlara rağmen Perez, iyi gününde Red Bull’un aradığı kan olduğunu gösterdi. Bakü, Fransa ve Styria’da Mercedes’in stratejik anlamda elini kolunu bağlayarak Verstappen’ın galibiyetinde önemli rol oynadı.

Eğer ikinci Avusturya GP’sinde yaptığı gibi çok hata yapmazsa, takıma büyük güç katacaktır.

9. Russell:

Russell, zaman zaman dalgalı performans gösteren çok yetenekli bir pilot. Sıralama performansı üst seviyede, kariyeri boyunca takım arkadaşına hiç geçilmedi. Fakat startları kötü, kendisini bu alanda geliştirmesi şart. Ayrıca bazen yarışlarda da beklenmedik hatalar yapıyor. Mesela İmola’da Bottas ile temas yaşamasa Williams ile ilk puanlarını alacaktı.

Ama son dört yarışta olduğu gibi dikkatini topladığında gerçekten müthiş bir pilot. Styria GP’sinde puan barajının içindeyken yaşadığı mekanik arıza nedeniyle Williams için ilk puanlarını alamadı.

Avusturya GP’sinde ise takım arkadaşının Q1’de elendiği sıralamalarda arabasını Q3’e kadar taşımayı başardı. Bu, Williams’ın üç sene sonraki ilk Q3 derecesiydi. Tek tur yeteneği olarak onu Leclerc ile benzer seviyede görüyorum.

Avusturya GP’sindeyse arabası Alfa Romeo takımından daha kötü olmasına rağmen yarışı onlardan önde bitirdi. Hatta yarışı neredeyse puan alarak bitirecekti. Bunu da başarsaydı, iyi başlayan hafta sonunu görkemli bir şekilde kapattı diyebilirdik.

10. Gasly:

Onu daha yukarı yazmak istiyorum. Ama hem şanssızlıkları hem de sezon başındaki dağınık görüntüsü nedeniyle onu buraya yazabiliyorum. Alpha Tauri, iyi ayar yakaladığında Ferrari ve McLaren’ı zorlayabilecek bir araba. Her yarış en azından bir Ferrari’yi ve bir McLaren’ı geride bırakması sürpriz olmaz.

Ama bu kusursuz ayarın yakalanması konusunda Gasly’nin katkısı çok az. Araba, onun zevkine uygun olduğu günlerde, Gasly çok hızlı. Bu sezonki podyumu da bunun göstergesi. Onun zayıflığı, arabasını kendi istediği noktaya getirmekteki yetersizliği. Araç ayarlama işini tamamen mühendislerine delege etmiş durumda. Kendisini mekanik ve aerodinamik bilgi anlamında geliştirebilirse ve mühendislerini bu alanda daha çok yönlendirebilirse, daha komple bir pilot olur. O zaman iyi bir takımda şampiyonluk bile kovalayabilir. Çünkü pilotluk yeteneği anlamında eksiği az.

Yukarıdaki listeye çok üzülerek Ricciardo’yu yazamıyorum. Ricciardo takımına ve arabasına uyum sağlayamadığı için arabasından maksimumu alamıyor. Elbette er ya da geç bu sorunları aşarak listede üst sıralara tırmanacaktır. Ama şu aşamada, onu çok sevmeme rağmen onu listeye yazarak diğer pilotlara haksızlık yapmak istemedim.

Bottas ise çok eleştirilmesine rağmen listeye girmeyi kıl payı kaçırdı. Devamlı övgülere mazhar olan Perez ile yerden yere vurulan Bottas’ın arasındaki puan farkı sadece 12. Yukarıda da belirttiğim gibi eğer Bottas Monaco’da takımın hatasıyla yarış dışı kalmasaydı, puan olarak Perez’in üzerinde olacaktı. Hem de daha kötü bir arabayla bunu başarmış olacaktı.

Ocon, Stroll, Giovinazzi, Schumacher de sezonun iyileri arasında. Tsunoda gelecek vadediyor, ancak özensiz. Gelecekte daha iyi olacağını düşünüyorum.

Kimi ise biraz yorulmuş gibi, çok sevsem de sanki Formula 1’e veda vakti geliyor. Mazepin ve Latifi ise maalesef yetersiz. Alt serilerden daha yetenekli ve genç pilotlara yer açmaları gerekiyor.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...