Christoph Daum: Hooijdonk'u Galatasaray'a kaptırmamak için Aziz Yıldırım ile Hollanda'ya gittik
Süper Lig'de Fenerbahçe ile 2, Beşiktaş ile 1 şampiyonluk yaşayan Alman teknik direktör Christoph Daum, Türkiye'de görev yapmasındaki en önemli nedenlerden birisinin 5 Türk'ün kundaklanarak katledildiği Solingen faciası olduğunu belirtti. Alman teknik adam, otobiyografisinde Türkiye'de geçirdiği yılları anlattı, Beşiktaş ve Fenerbahçe günlerinden de söz etti. İşte Daum'un sözlerinden satırbaşları... (AA)

"Aziz Yıldırım kulübü işinden çok önemsiyordu"
Fenerbahçe'ye transfer olduğunda başkan Aziz Yıldırım hakkında sadece müteahhit olduğunu ve milyarlık bir imparatorluğa sahip olduğunu duyduğunu belirten Alman teknik adam, "Aziz Yıldırım kulübü işinden çok önemsiyordu. Kalbini Fenerbahçe'ye vermişti. Kulübün anahtarını bana teslim etti ve ben çalışmaya başladım. Sadece kızgın olduğunda bana gözüne gözükme ve şaka yapma uyarısında bulunmuşlardı." değerlendirmesinde bulundu.

O dönemde Hollandalı futbolcu Pierre van Hooijdonk'u takıma kazandırmak istediğini ve bu amaçla görüştüğü aktaran Daum, futbolcuyu Galatasaray'ın da almak istediğini duyunca Aziz Yıldırım ile Hollanda'ya gittiklerini anlattı.
Daum, buradaki görüşmede futbolcunun danışmanının yüksek bir rakam istediğini vurgulayarak, "Burada Aziz Yıldırım fiyatı duyunca hafif bir gülümsedi. Oyuncuyu o da istiyordu. Fiyat Aziz Yıldırım için adeta çerez parasıydı. Yıldırım'ın bu tavrı beni çok etkiledi. Transfer dört saatte bitti. Burada Yıldırım'ın bana desteğinin farkına vardım. Bu desteği bana bir güven olarak gördüm." şeklinde görüş belirtti.

Christoph Daum ayrıca medya ve taraftar baskısını nedeniyle Türkiye'de bir yıl teknik direktörlük yapmanın 7 yaşam yılına bedel olduğunu vurguladı.

"Robert Enke'nin depresyonda olduğunu sonradan öğrendim"
Daum, Fenerbahçe'nin 2003 yılında transfer ettiği ve 2009 yılından intihar eden Alman kaleci Robert Enke'nin depresyonda olduğunu sonradan öğrendiğinin altını çizdi.

İstanbulspor'a mağlup oldukları maçta kaleci Enke'nin hatalarının futbolda çok nadir görüldüğünü anlatan Alman teknik adam, "Robert ile görüşmek için bir gün sonra otel odasına gittim. Hava açık olmasına rağmen odaya girdiğimde perdelerin kapalı odanın karanlık bir halde olması garibime gitmişti. Robert burada bana ilk kez depresyon hastası olduğunu açıklamıştı. Barcelona'daki başarısızlığının sebebinin sportif olmadığını şiddetli depresyondan kaynaklandığını anlattı.

Kendisini kandırdığını geçtiğini düşündüğünü ancak hastalığın tekrar geri geldiğini ve korktuğunu ifade etti. Hiç beklemiyordum, böyle bir şeye şaşırmıştım. Ertesi gün menajeri geldi ve sözleşmesi feshedilerek İstanbul'dan ayrıldı.Yıllar sonra intihar ettiğinde çok üzülmüştüm acaba o dönemler bir şeyler yapabilir miydim diye kendime sormadan edemedim." ifadelerini kullandı.

Solingen faciası
Almanya'nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletindeki Solingen kentinde 29 Mayıs 1993'de Genç ailesinin Untere Werner Caddesi'ndeki evleri kundaklanmış, saldırıda Gürsün İnce (28), Hatice Genç (19), Gülüstan Öztürk (12), Hülya Genç (9) ve Saime Genç (5) hayatını kaybetmişti.
Yakalanan failler Markus Gartmann, Felix Köhnen, Christian Reher ve Christian Buchholz hapis cezalarını çektikten sonra serbest bırakıldı. Kimlikleri gizli tutulan failler yaşamlarını Almanya'da sürdürüyor.

