Fanatik yazarlarının Gençlerbirliği - Galatasaray maçı yorumları

Süper Lig'in 28. haftasında Gençlerbirliğine konuk olan Galatasaray, rakibine 1-0 mağlup olarak, şampiyonluk yarışında önemli bir yara aldı. Fanatik'in usta yazarları da, ligin hem üstünü hem de altını ilgilendiren bu karşılaşmayı enine boyune değerlendirdi.

10 Nisan 2018, Salı 07:00
- A +
Sorun oyundadır (Mehmet Demirkol)

Sorun oyundadır (Mehmet Demirkol)

Ümit Özat, hem kadroda yaptığı köklü değişiklikler hem de kurduğu oyunla ne sağladı? Lider olan rakibine 1.5 pozisyon verdi. Biri gol olan 5 pozisyon buldu.

Sadeleştirdiğimiz zaman çıkan sonuç bu. Galatasaray topa sahip oldu. Ama özellikle 2. bölgeden 3’e geçişte hep sorun yaşadı. Mariano ve Nagatomo’yu hücumun parçası yapamadı. Gomis 3’lü savunma arasında kayboldu. Belhanda top ezdi. Feghouli kayıptı. Daha önemlisi hamle olarak oyuna giren Eren, Sinan ve Donk artı hiçbir şey getiremedi.

Bu kadar standardının gerisinde oyuncu varsa sorun oyundadır. Galatasaray topa sahip oldu ama yavaştı. Çizgiden çizgiye oyunu açamadı. Gençler 5-4-1’inin onları sürekli merkeze yönlendirip eritmesine itiraz etmediler.

Galatasaray’ın deplasman sorunu Tudor dönemi kadar büyük olmasa da devam ediyor. Kayseri maçından sonra bitiyor izlenimi vermişti. Ama ilerleme durmuş görünüyor.

Gecenin sorusu (Mehmet Demirkol)

Gecenin sorusu (Mehmet Demirkol)

Manu’ya asist yazar mı? Sanırım çalım atarken Alper’in önüne düşüyor top. Kendisine sormalı.

Maçın starı (Mehmet Demirkol)

Maçın starı (Mehmet Demirkol)

Ümit Özat diyecektim. Hâlâ da diyebilirim. Oyunu tam olması gerektiği gibi kurmuştu. Galatasaray’ı resmen uyuttu. Ancak attığı golle Alper’i öne çıkarmakta bir sakınca görmüyorum. Alper’in hücumcu arkadaşlarının ayağının dolandığı bir maçta çaprazdan yaptığı kaliteli vuruşla bu unvanı alması lazım.

Maçın olayı (Mehmet Demirkol)

Maçın olayı (Mehmet Demirkol)

Belhanda ve üstüne Selçuk’u çıkarıp merkezi Donk-Fernando’ya bırakmaktan beklenti neydi acaba? Kanatlara yayılmaya bir katkı sağlamadı bu. Eren’e atılan topların devamına da bu orta saha ribauntla katkıda bulunamadı. Ümit Özat’ı eleştirecek bir şey varsa Terim orta sahayı böyle bolaştırken bundan daha erken yararlanamamak olabilir.

Kısa mesaj (Mehmet Demirkol)

Kısa mesaj (Mehmet Demirkol)

Deplasman oyunu olmadan şampiyon olunabiliyorsa primi seyirciye dağıtmak lazım.

Manu şoku (Ali Ece)

Manu şoku (Ali Ece)

Teoride 3-6-1, pratikte 3-3-3-1 dizilişiyle başladı Gençlerbirliği. Geometrik açıdan diziliş hangisi olursa olsun merkez orta sahasında sadece iki isim vardı: Birisi yüzde 100 defansif Issah diğeri yüzde 100 ofansif Sessegnon.

Galatasaray seri paslarla ortadan tempo yapacağına ilk yarıda kendi sağ kanadına sıkışıp kaldı, merkezden hücum inisiyatifini alması gereken Belhanda hayalet Casper gibiydi. İlk yarının en etkilisi, top her ayağına geldiğinde uçurtma gibi giden kontra dripling ustası Manu’ydu. 2. yarıda Fatih Terim, Belhanda’ya 15 dakika daha tahammül edebildi

Kadroda başka ofansif orta saha olmadığı için Eren’le 4-4-2’ye döndü. Ancak 2. yarıda kenarlar da işlemediği için bu değişiklik de işe yaramadı. 4-2-3-1’de de 4-4-2’de de Gomis çok az topla buluşabildi çünkü Galatasaray hızlı 4-4-2 oynamak ile telaşlı oynamayı fena halde karıştırdı.

Çok telaşlı bir doldur boşalt sonucu herkes yerini ve temposunu kaybedip Manu’yu yakalayamayınca şok bir yenilgi aldı.

Gecenin sorusu (Ali Ece)

Gecenin sorusu (Ali Ece)

Belhanda bu kadar kötüyken aklıma geldi: Valbuena, Galatasaray’da olsaydı Fatih Terim’in vazgeçilmez 10 numarası olmaz mıydı?

Maçın starı (Ali Ece)

Maçın starı (Ali Ece)

İlk yarıda mükemmel oynayan Manu 2. yarıda bir ara kayboldu ama son dakikada tekrar sahneye çıkıp yaptığı dripling resitaliyle maçın yıldızı oldu.

Maçın olayı (Ali Ece)

Maçın olayı (Ali Ece)

Belhanda bu kadar kötüyken bile kadroda başka ofansif merkez orta saha olmadığı için Galatasaray’ın 60 dakika ona mecbur kalması.

Kısa mesaj (Ali Ece)

Kısa mesaj (Ali Ece)

Galatasaray, kolay gözüken maçı önce zora soktu sonra rakibe hediye etti. 

Fobiyi yenemedi (Erman Özgür)

Fobiyi yenemedi (Erman Özgür)

Gençlerbirliği’nin 5’li savunma dizilişi, kademeli ve disiplinli savunma anlayışı ve düşme potasındaki her takımda görmeye alışkın olduğumuz oyun sertliği, narkoz almış bir hastaya çevirdi maçın ilk yarısında Galatasaray’ı.

Zaman zaman Belhanda, Gomis, Feghouli ve Mariano ile kıpırdanmaya çalışsa da ayağa kalkmak için top gelmeden düşünen oyuncuların devreye girmesi kadar hareketli ve dikine oyuna ihtiyaçları vardı.

2. yarı Galatasaray’ın hareketlenmesi beklenirken savunma disiplinini yüksek tutmaya devam eden Gençlerbirliği, topu rakibe vermesine rağmen net fırsatları kaçıran taraftı. Galatasaray tarafında ise Sinan ve Eren hamlelerinin bile oyuna en ufak bir katkısı olmadı.

Hikayenin sonu ise Manu’nun yakaladığı kontra ve Alper’in golü ile Galatasaray adına çok kötü bitti. Sonuçta Galatasaray sezonun pozisyon anlamında en kısır maçını oynayarak hem Gençlerbirliği’ni hem de deplasman fobisini yenememiş oldu.

Gecenin sorusu (Erman Özgür)

Gecenin sorusu (Erman Özgür)

Bu mağlubiyet Galatasaray için ne anlama geliyor? Şampiyonluk için artık derbi kazanmaktan başka çaresi yok. Ancak bu sezon bunu hiç başarılmadığı için, takım baskı altında hissedebilir.

Maçın starı (Erman Özgür)

Maçın starı (Erman Özgür)

Geriye yaslanarak oynayan ve rakibini yüksek toplara zorlayan Gençlerbirliği’nde Palitsevich yaptığı her hamlede başarılı olup sahanın yıldızı oldu.

 

Maçın olayı (Erman Özgür)

Maçın olayı (Erman Özgür)

Derbilerde kötü oynamasına alıştığımız Belhanda, Gençlerbirliği maçında da kayıplara karıştı. Fatih Terim’in özellikle derbilerde Belhanda’sız bir başlangıç yapabileceğini düşünüyorum.

Kısa mesaj (Erman Özgür)

Kısa mesaj (Erman Özgür)

Gençlerbirliği aldığı 3 puanla sezon sonu belki de ligde kalacak ancak Galatasaray şampiyon olamaz ise hatırlayacağı en kötü hatıra Ankara olur.

Alkışlar Gençler’e (Metin Karabaş)

Alkışlar Gençler’e (Metin Karabaş)

Beşiktaş, Fenerbahçe ve Başakşehir’in üç puanla kapattığı haftada; Galatasaray, Gençlerbirliği’ne konuk oldu. Ligde kalma mücadelesi veren rakibi karşısına ideal onbiri ile çıkan Sarı-Kırmızılılar’da orta alanda Selçuk-Fernando ikilisi görev aldı.

 

Pozisyonsuz ilk yarı (Metin Karabaş)

Pozisyonsuz ilk yarı (Metin Karabaş)

İlk yarıda Galatasaray daha fazla topla oynasa da, organize bir atak geliştiremedi. Özellikle orta alanda düşük bir isabetli pas yüzdesi yakalayan Sarı-Kırmızılılar topu bir türlü son bölgeye taşıyamadı. Rodrigues de kanadını etkili kullanamayınca Fatih Terim’in takımı gol pozisyonuna giremedi.

Savruk bir görüntü sergileyen Gençlerbirliği ise kontrataklarla pozisyon aradı. Futbol kalitesi olarak son derece kötü olan mücadelenin ilk 45 dakikası 0-0’lık beraberlikle sonuçlandı.

Alper’den hayati gol (Metin Karabaş)

Alper’den hayati gol (Metin Karabaş)

İkinci yarıda da Galatasaray pozisyon üretmekte zorlandı. Fatih Terim önce Belhanda-Eren, sonrasında da Rodrigues-Sinan değişikliklerine gitse de hücum hattı hareketlenmedi. Selçuk, Gomis ve Feghouli bu devrede de hiçbir varlık gösteremedi. Gençlerbirliği ise savunma disiplininden hiç kopmadı.

Rakibine orta alanda baskı uygulayan ev sahibi takım, bunda da başarılı oldu. 90 dakika boyunca hiçbir hücum aksiyonunda bulunamayan Galatasaray, doğal olarak golü atamadı.

Gençlerbirliği ise ikinci uzatma dakikasında kontrataktan Alper’le golü buldu ve maçı kazandı: 1-0. Hayati bir üç puan alan Ankara ekibi, ligde kalma adına da önemli bir adım attı.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.