Fanatik yazarlarının Galatasaray - Göztepe maçı yorumları

Süper Lig'in 17. haftasında, seyircisinin önüne Fatih Terim önderliğinde çıkan Galatasaray, Göztepe'yi 3-1 mağlup etti. Sarı Kırmızılılar, taraftarlarını mest ederken, 90 dakikayı da Fanatik yazarları böyle yorumladı.

25 Aralık 2017, Pazartesi 06:57
- A +
Güçlü bir figür (Mehmet Demirkol)

Güçlü bir figür (Mehmet Demirkol)

Fatih Terim maç öncesi de söylediği gibi içeride 7 galibiyet 1 beraberlik alan takımla oynamadı. Normali de buydu. Tudor olsa belki Denayer’le Linnes’in kanatlarını değiştirebilirdi. Ya da Rodrigues’in yerine Tolga veya Yasin’i koyabilirdi.

Ancak temel bir değişiklik olmazdı. Doğal, normal ve mantıklı olan da buydu zaten. Tamer hoca ise maça Galatasaray’ın sorun yaşadığı yere oynayarak başladı. Ön alanda presle. Galatasaray oyunu kurmakta zorlandı. Baskıdan çıkması kolay olmadı. Yani herhangi bir sürpriz yoktu.

Tuzağa düştüler... (Mehmet Demirkol)

Tuzağa düştüler... (Mehmet Demirkol)

Ve yine hemen her takımın düştüğü tuzağa da düştüler. Golü bulduktan sonra kontra güçlerine güvenerek ön alan baskısını bıraktılar. Galatasaray gelsin biz hızlı bir geçiş oyunuyla eksik yakalarız dediler. İşte bunu yaptığınız zaman Galatasaray karşı baskıyı yapmayı çok iyi biliyor.

Göztepe’nin oyun merkezini geriye çekip bir de kaptıkları toplarda savunma kanatlarının arkasına gitmek yerine top çevirme yoluna gidince hem Galatasaray orta alanda istediği baskıyı kurup rakibini oynatmadı hem de savunmada yerleşmek için zaman buldu. Göztepe oyun 3-1’e gelene kadar pozisyon bulamadı böylece.

Galatasaray’ın ihtiyacı... (Mehmet Demirkol)

Galatasaray’ın ihtiyacı... (Mehmet Demirkol)

Gomis’in yararlanamdığı 3 net pozisyon olduğunu da söylemek lazım. Galatasaray’ın güçlü bir iç saha oyunu var. Bu seviyede sürekli bir iç saha dominasyonu olan başka bir takım da yok. Ligin organizasyonu en sağlam 2 takımı Beşiktaş ve Başakşehir’i dahi bu şekilde tanımlayamayız. Bu bir gerçek ve bunu kuran da Tudor. Terim’in bu oyuna dokunmayışı normal. Zaten Galatasaray’ın ihtiyacı olan farkı da bu çerçeveden değerlendirmek lazım.

1- Takımda, teknik heyette ve yönetimde tartışılmaz bir güçlü figür açığı vardı. Öyle ki bu konuda Galatasaray sadece kendi doğal rakipleri arasında değil ligde en fakir ekipti. 2-Bir deplasman hocasına ihtiyacı vardı. Ve bu iki ihtiyacı tek hamlede karşıladılar. Terim’in görevi güçlü bir deplasman oyunu kurmak. Bunun nasıl olacağını görmek için Kayseri ve Sivas maçlarını beklemek lazım. Bu maçtan gereğinden fazla sonuç çıkarmak doğru olmaz.

Terim’li Aslan, ligin favorisi (Cem Dizdar)

Terim’li Aslan, ligin favorisi (Cem Dizdar)

Hakiki olmayan krizden katmerli mutluluk çıkarmaya çalışan Galatasaray’da ‘garantili şampiyonluk’ olarak görülen Fatih Terim seçeneği büyük kalabalığa iyi gelmiş görünüyor. Gerçi sahaya sürülen kadro Tudor’un takımından çok da farklı değildi ama ‘Terim ruhu’nun yarattığı beklenti en azından işler yolunda giderken Galatasaray için her daim diridir.

Bunu da gösterdiler. Doğrusu ya Galatasaray, taraftarı önünde hoca kim olursa olsun iştahı yüksek bir takımdır ve dün akşam da bunu yineledi. Tribünü ittikçe sahadakiler ilerledi. Göztepe gücü oranında direndiyse de böylesi yüksek arzu karşısında sakin kalıp, akılcı oynayabilmek zordur.

Aslan kontrolü bırakmadı (Cem Dizdar)

Aslan kontrolü bırakmadı (Cem Dizdar)

Maçın özellikle ikinci devresi onlar için işin içine giremedikleri bir atmosferde geçti. Örneğin ilk devrenin en yıpratıcı ismi Halil Akbunar’ı enterne eden Galatasaray kontrolü aldı ve bir daha da bırakmadı. Tribün oyuna girince futbol başkalaşıyor. Çıkana kadar oyunun en aktifi Rodrigues’in yerine giren Yasin, aynı diriliği sağladığı gibi selefi gibi son derece gösterişli bir de gol atarak maçı süsledi.

Aynı anda tribün coşkusu itiyordu, sahadakiler de koşup istediklerini aldı. Fatih Terim’in gelişiyle bir hava yakalandığı düşünülebilir. Ancak unutmamak gerek ki, futbolun havası topun üç direk arasından geçmesine bağlıdır.

Futbol fenomeni... (Cem Dizdar)

Futbol fenomeni... (Cem Dizdar)

Terim’in şansı, topu içeri atacak çok sayıda futbolcunun olduğu bir takımın başında olmak. Handikapı ise ülkenin bir numaralı futbol fenomeni durumu! Bu tespit çelişki gibi görünebilir ancak Terim’in yarattığı her tartışma ‘yaratıcı’ olabildiği kadar aynı oranda ‘yıkıcı’dır da.

Gerek milli takımda gerekse önceki Galatasaray deneyimleri bunu kanıtlayacak örneklerle dolu. Özetle... Terim onarımlı Galatasaray, ligin ikinci yarısında kalitesi değilse de heyecan seviyesi yüksek olacağı belli olan ligimizin en yüksek oranlı şampiyonluk adayıdır...

Kritik kararların hepsi hatalıydı (Deniz Çoban)

Kritik kararların hepsi hatalıydı (Deniz Çoban)

Dün akşam hakem ekibi, kritik kararlar vermek zorunda kaldılar. 8’de Maicon- Castro mücadelesinde; Maicon’un rakibinin ayağına bastığını ya da temas ettiğini göremedim. O yüzden ben pozisyonun penaltı olmadığını düşünüyorum. 34’te Maicon’un gördüğü sarı kart, cezalı duruma düşmesi dolayısıyla önemliydi. Pozisyonda faul olsa bile, sarı kartı gerektirecek bir sertlik yoktu. Hakem, Halil’in düşüşüne aldanmış olmalı.

44’te Fernando, Halil’in yüzüne koluyla sert bir müdahalede bulundu. Top için mücadele etmezken, bu tarz rakibin yüzüne bilinçli yapılan hareketler kırmızı kartı gerektirir. Burada çıkan kart kesinlikle kırmızı olmalıydı. 59’da Yasin- Sabri mücadelesinde net bir faul vardı ve Sabri’ye bir de sarı kart gerekirdi. Pozisyonda Sabri’nin teması ceza sahası dışında başlıyor ama temas içerde de devam ediyor. Karar penaltı olmalıydı ancak hakem oyunu devam ettirdi. Kısacası Yaşar Kemal Uğurlu, çok kötü bir maç çıkarttı.

 Şahane 3 golle (Hakan Can)

Şahane 3 golle (Hakan Can)

Taraftarın olağanüstü sevgi gösterileriyle dönen Fatih hoca, Tudor’un takımıyla çok oynamamıştı ama üçlü savunmayla da başlamadı. Linnes’i esas yeri olan sağ bek pozisyonuna çekerken, sol bekte ise Denayer’e görev verdi. En önemli değişiklik ise Galatasaray’ı rakip kaleye en çabuk götüren Rodrigues’in 11’de başlamasıydı. Göztepe’nin Maicon’un yanlış hamlesiyle kazandığı penaltı küçük çaplı bir şok yaşatsa da Rodrigues ve Gomis’in dar alanda yaptığı duvar pası resitali ve gelen şahane gol atmosferi düzeltti.

Göztepe merkezi kapattı (Hakan Can)

Göztepe merkezi kapattı (Hakan Can)

Tamer Tuna’nın taş gibi bir takım haline getirdiği Göztepe, Selçuk ve Rotman’la merkezi kapatıp Galatasaray’ı kanatlardan oynamaya mahkum etti. Sol kanat zaten iptaldi, sağ kanattan da Linnes ve Feghouli etkili tek bir orta üretemedi. Galatasaray yine merkezden Rodrigues’in şahane pasıyla geldi, Gomis, Beto’yu geçemedi. “Belhanda saklanıyor, Selçuk niye oyuna girmiyor diye düşünürken, Belhanda ikinci yarının başlamasıyla birlikte Gomis’e biraz yaklaşınca Galatasaray’ın da çehresi değişti. Pas ve koşu kalitesi yükseldi, dönen toplar kazanıldı, üst üste pozisyonlar yakalandı.

Belhanda sınıf atlatıyor (Hakan Can)

Belhanda sınıf atlatıyor (Hakan Can)

Gomis’in kaçırdığı pozisyondan hemen sonra, Feghouli’nin ortasında Yasin’in kafayla attığı gol tek kelimeyle şahaneydi. Yasin’in penaltı beklediği, Yaşar Kemal Uğurlu’nun doğru kararla “devam dediği pozisyonda Belhanda’nın pası da mükemmeldi. Kesin olan bir gerçek var ki, Belhanda verimli oynadığında Galatasaray sınıf atlıyor. Ev sahibinin 80’e kadar sürdürdüğü harika oyun ilk yarının etkili futbolcuları Jahoviç, Halil, Castro’nun etkinliğini de sıfıra indirdi. Maicon’un Brezilya’da attığı harika frikiklerinden birini Göztepe ağlarına göndermesi maçı adeta 70’te bitirdi.

Alkışlar Uğurlu’ya (Hakan Can)

Alkışlar Uğurlu’ya (Hakan Can)

Galibiyette abartacak bir durum yok. Galatasaray iç sahada Tudor’la da 8 maçta yalnız 1 defa berabere kalmış, bir kez de tek farkla kazanmıştı. Terim’in farkı en azından bir sol bek alınınca deplasman performansıyla ortaya çıkacak. Yaşar Kemal Uğurlu dik, özgüvenli, kondisyonu çok iyi bir hakem. Her sahada, görerek düdük çalıyor. Seyirci etkisinde kalmıyor. “Değişmezse geleceğin en iyi hakemlerinden biri olacak.

Galatasaray klasiği (Oğuz Dizer)

Galatasaray klasiği (Oğuz Dizer)

Kim ne derse desin, düşünürse düşünsün! Fatih Terim, ulusal ve uluslararası futbol repertuarının, eşsiz Galatasaray klasiğidir . Grande üstat, Sarı Kırmızılı atkısıyla ASY Arena’da sahne aldığı anda; sevenleri ustayı büyük sevgi ve hasretle bağrına bastı. Göztepe’nin savunma ve hücum aksiyonlarını mükemmel uygulamasını sağlayan fizik kalitesi, futbol değerleri ve Tamer Tuna başarısı da, ortada değil mi zaten? Bu halde konuğun 8’de kazandığı penaltı ve 9’da Jahovic’le gelen golü dahi, Aslanlar’ın saha ve tribün duruşunu, bozamadı. Çünkü yeni yılda sistemin başında başarıları ve kupalarıyla maruf, engin deneyimli güvenilir yapı, elde de yetenekli sporcular vardı.

Herkesi üzdü (Oğuz Dizer)

Herkesi üzdü (Oğuz Dizer)

Gomis önce çok değerli ve düzgün hüman, üstelik yeteneklerini de zerre esirgemeyen, egodan uzak bir güzel adam. Rodrigues’le dar alanda yine muhteşem işler yaptılar ve 19’da 1-1’i buldular. Rodrigues’in sakatlanıp çıkması sağlığı adına herkesi üzdü. Yasin’in buz gibi kendini içeri atmasına rağmen örneklediği performans, özveri de kederi hafifletti. Ya 53’te attığı gol, tribünleri bayram yerine çevirdi! Maicon son birkaç 90 dakikanın hüzzam makamında kalanıydı. Penaltıya neden olduğunda da, sanırım Şopen’in funeral mar∫ını dinlemeyi arzuladı. Oysa artık idarenin ba∫ında neleri, kimleri ve türlü problem makinalarını kazanan bir usta vardı.

Samba güzelliği... (Oğuz Dizer)

Samba güzelliği... (Oğuz Dizer)

Semeresi de yine Gomis kaynaklı bir serbest vuru∫la alındı. 70’te Maicon topu zaviyeye bir attı, samba güzelliğine, harbiden lambada estetiği kattı! 3-1. Güzel ve şık bir futbol gustosu inşallah olacak Galatasaraylı, güveniniz yeter üstada...

Fatih Terim etkisi (Metin Karabaş)

Fatih Terim etkisi (Metin Karabaş)

Tudor’un görevine son verilmesinin ardından Fatih Terim ile ilk maçına çıkan Galatasaray’da kadroda önemli bir sürpriz olmadı. Tempolu başlayan maçta Göztepe, 9. dakikada Maicon’un müdahalesi sonrası penaltı kazandı. Topun başına geçen Jahovic düzgün vurdu ve takımını öne geçirdi: 0-1. Golden sonra Galatasaray, taraftarının müthiş desteğiyle akın etmeye başladı. Orta alanda pres yapan ev sahibi takım, baskısını arttırdı. 20. dakikada Rodrigues ile eşitliği sağlayan Aslan, stresi üzerinde erken attı: 1-1.

Beraberliğin ardında Galatasaray baskısını arttırdı. Orta sahasını ileride kuran Terim, rakibinin top yapmasını engelledi. Galatasaray’da 40. dakikada sakatlanan Rodrigues’in yerine Yasin oyuna dahil oldu. Oyun disiplininden kopmayan Göztepe ilk yarının son bölümünde orta alanda dengeyi kurdu. Galatasaray ise bu anlarda topu ileriye taşıyamadı. İlk yarıda başka gol olmayınca soyunma odasına 1-1’lik eşitlikle gidildi.

Aslan domine etti (Metin Karabaş)

Aslan domine etti (Metin Karabaş)

İkinci yarıda Galatasaray’da Belhanda, Feghouli ve Ndiaye daha etkili oldu. Orta sahası daha iyi çalışan Terim’in takımı baskıyı iyice arttırdı. İlk 45 dakikada iyi top yapan Göztepe ise geriye yaslanmak zorunda kaldı. 53. dakikada Feghouli sağdan ortaladı, Yasin harika bir kafa vuruşu ile topu ağlara gönderdi: 2-1. 70’te ise Gomis ceza sahasının hemen dışında yerde kaldı. Topun başına geçen Maicon nefis vurdu ve farkı ikiye çıkarttı: 3-1.

Moraller tavan (Metin Karabaş)

Moraller tavan (Metin Karabaş)

Fatih Terim’in gelişi ile her anlamda kenetlenen Galatasaray, ikinci yarıda çok üstün bir futbol sergiledi. Savaşan, isteyen ve mücadele eden ev sahibi ekip, zorlu maçı kolaya çevirdi. Sahadan 3-1’lik galibiyetle ayrılan Galatasaray, lige verilen araya moralli girdi.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.