MENÜ

Fanatik Özel / İşte Mr. Şamiloğlu!

Barfikste geliştirdiği teknikle dünya cimnastik literatürüne kendi adını taşıyan hareketi sokan Ümit Şamiloğlu Fanatik'teydi.

20 Haziran 2019, Perşembe 06:01 Son Güncelleme:
- A +
Fanatik Özel / İşte Mr. Şamiloğlu!

Röportaj: Hamit Turhan / Hatice Yücel

Türkiye’den literatüre giren 5. sporcu olan Şamiloğlu, 39 yaşında bunu başaran ilk sporcu olarak tarihe geçti. Cimnastiği bıraktıktan sonra adının yaşaması için böyle bir denemeye giriştiğini söyleyen tecrübeli sporcu, “Amacım Tokyo 2020’de kürsüye çıkarak kariyerimi bir olimpiyat madalyası ile taçlandırmak” dedi.

Cimnastik son yıllarda yıldızı parlayan bir sporumuz. Ancak yakın tarihimize şöyle bir baktığımızda dönem dönem kendi yetenekleriyle ön plana çıkan, ancak bozuk sistem nedeniyle fazla yol kat edemeyen bazı sporcular görürüz. 

Murat Canbaş, Suat Çelen, Ümit Şamiloğlu gibi... Bu üç isim de kendi dönemlerinde büyük bariyerlere çarparak spor hayatları sekteye uğramış sporcularımızdır. Canbaş’ı talihsiz bir trafik kazasında kaybettik, Çelen ise yoluna Federasyon Başkanı olarak devam ediyor. 

Ümit Şamiloğlu’na gelince... O hala sporcu! Yaşı 39. Kendi akranları çoktan sporu bırakmışken o inatla yarışmayı sürdürüyor. Üstelik bu yaşta yeni bir teknik geliştererek, bu hareketini ‘The Şamiloğlu’ adıyla Dünya Cimnastik Literatürüne sokmayı başarıyor. Şamiloğlu gazetemiz FANATİK’i ziyeret etti ve literatüre giren hareketini, spor hayatının bilinmeyelerini ve bundan sonra neler yapacağını içtenlikle anlattı. Söz Ümit Şamiloğlu’nda...

“Bu hareket için biz nasıl düşündük... Artık bir sene sonra sporu bırakacağız ama bizden bir şeyler kalsın istedik. Karar kılmak çok uzun sürmedi. Kimsenin yapmadığı hareketi de yapabildik. Çok araştırdık. Bıraktıktan sonra tercih edilebilsin. Popüler bir hareket olabilsin. Ben de bıraktıktan sonra yarışmaları izlerken adımın anılmasını istedim. Aynı hareketin açık bacağı var. İkisini aynı kutuya koydum. O ikisi aynı kodda. İleride açık bacakla büküğü ayırdıkları zaman benimki tercih sebebi olacak. Bir grup aşağı inecek dolayısıyla puan kazanmak için benim hareketi tercih edecekler. Biraz onun hesabını yaptık. Benim ismim senelerce arkamdan gelsin diye.”

‘3 kuşak önce bitmem lazımdı ama...’ 

“Jenerasyon farkı tabii ki var. Benim dönemimde yerde çift burgu, çift açık salto, bizim hayranlıkla izlediğimiz olimpiyat şampiyonlarıydı. Bize direkt 10 yaşında başladığınız zaman çift açık yapacak teknikleri öğretmeye başladılar. Biz onlara 15-16 yaşında başladık. Tabii ki herkes aynı şeyi yaptı. 30 sene oldu her kuşağa adapte olabilmek benim avantajım oldu. Düzenli olarak antrenmanlarımı yapardım ama ‘Bana 2 gün verin de hareket deneyeyim’ derdim. Biraz çılgınlık yapmak isterdim. Monoton bir antrenman yaparak hazırlanmak beni tatmin etmezdi. Şimdi bu kuşağa da uyum sağladım. 90’lar ile alakası yok. Bu sene dünyada 13. oldum. Finalde olmam gerekirdi. Normalde benim 3 kuşak önce bitmem lazımdı ama adapte oldum.”

‘Babamın ufkuna hep şaşırırım’ 

“Beni cimnastiğe yönlendiren babam. O öğretmen okulunda yetişiyor. Beden eğitimi dersinde kasadan atlarken korkuyor ama onun üstüne giderek bu korkuyu yeniyor. Olimpiyatları bize izletirdi. ‘Ya baba hangi ufukla beni yönlendirdin’ derim. ‘Kardeşlerin hiçbiri okumamış, sen okuyacağım diye çıkmışsın. Oraya gitmişsin ve cimnastikle tanışmışsın.’ Ablamla evde cimnastik yapardık. Salto yaptırırdı. İnsanlar bunları, cimnastiğe başladıktan 3 sene sonra yapıyor. Nasıl bir cesaret! 19 Mayıs, 23 Nisan’da, ablamla hep gösteriler yaptık. Manisa’da teknik komite başkanlarını bulmuş. Hasan hoca. Teste aldılar, umut var dediler. Daha 10 yaşındayım. Babamın o ufkuna hep şaşırırım. Farklı bir yoldan geçmiş. Literatüre geçen hareketimden sonra gurur duydu.”

‘Dayanamadım onurum zedelendi’

"2009 ve 2010 kötü geçmişti. Öyle bir ezdiler ki, dayanamıyordum. Madalya umrumda değildi. Karşılık vereceğim, 'Bakanlıktan ceza alma' dediler. Hayatımın en iyi performansının olduğu dönemde bunları yaşadım...”

‘Amatör ruhu harcamamak gerekiyor’

Spor okulu açma düşüncem var. Sporcu yetiştirmek. Daha doğrusu, bir çocuğu kişiliğiyle, ahlakıyla, her yönü ile ülkesine yararlı bir birey olarak bir sporcu olarak yetiştirmek istiyorum. Çünkü bizim kuşaktan gelenler, bu işin ahlakıyla büyüdü. Bizden öncekiler daha amatör ruhla yaparlardı ve bize aktarılan oydu. Profesyonelliştikçe ve başarıya odaklı olunca, o ahlak da kaybolmaya başladı. Futbolda gördük, ki amatör branşlar da yavaş yavaş oraya gidiyor. Tabii ki, sponsorluklar gelişmeli ama amatör ruhu da harcamamak gerekiyor. İlkem de bu. Bunu Spor Bakanı’yla görüştüğümde de dile getirdim. Gerçi Milli Eğitim Bakanlığıyla yapılan protokolü gördükçe umudum artıyor. Bu ruhu kaybetmemiz beni üzer.

‘Suat abinin gelmesi’

“Ferhat vardı, sonra İbrahim ve Ahmet de ortaya çıktı. Mesele onları bir araya getirmekti. İzmir’de salon yaptılar, sistemi kurdular, bütün cimnastiği bir salona topladılar. Sadece orada milli takımın çalışacağı bir düzen. İyi yabancı antrenörler getirildi. Fizyoterapist, masör koydular. THOM Projesi başladı, bunları destekledi, bütçesi açıldı. Potansiyel var, potansiyeli de en güzel şekilde kullanmaya başladılar. O da Suat (Çelen) abinin gelmesiyle oldu. Olimpiyat için, Dünya Şampiyonası’nda ilk 12’ye girmemiz gerekiyor. Suat Başkan boşuna ümitli değil. İnşallah takım finali yaparız. Geçen sene 15. olduk. Bu sene her şey daha da oturdu. İlk 8’e gireceğimizi düşünüyorum. Takım olarak gidersek, bireyselde madalya şansını zorlarız.”

‘Kadınlar için çok üst düzey’

“ABD’li Simone Biles, erkek cimnastikçiye göre normal gibi geliyor. Çünkü erkek cimnastiği yapıyor. Bizim için sıradan hareketler yapıyor. Bir erkek için fazla değil ama kadınlar için çok üst düzey. Yani o düşecek ki birileri geçecek. Yani bir şeyi çok iyi yaptığından değil, bir şeyi çok güçlü yaptığından... İstediği kadar çabalasınlar, kız düşmediği sürece mümkün değil. Doğuştan gelen gücü ve yeteneği ile erkek gibi. Bırakırken dünyanın gelmiş geçmiş en iyi 3-4 sporcusundan biri olacak. Sadece cimnastikten bahsetmiyorum.”

‘Madalyalar tenekeden ibaret kalır’

“Dünya zaten karma karışık bir hal aldı. Dostluk barış ve kardeşlik gibi kelimeler klişe haline geldi. Bu 3 kelimenin temelinde barındıran çok fazla alan bulamazsınız. Dünyayı kurtarmak için başka bir alana sığınamazsınız. Spor yapacaksınız. Barış mı istiyorsunuz. Sporla yapacaksınız bunu. Çünkü özü o. O yüzden de sporu yıpratmayalım. Sonra ihtiyacımız olduğunda sporu bulamayız. Şöyle baktığımda iyi ki, böyle bir alandayım diyorum. Ama başarı odaklı olunca, sporu yıpratıyoruz. Tamam Olimpiyat, Dünya ve Avrupa’da madalya alalım ama yıpratmadan. Şunu yok etmeden yapalım. Bunu yok edersek, madalyalar tenekeden ibaret kalır benim için.”

'Otel paramızı vermediler'

“2007 ve 2008 güzel yıllardı. 27-28 yaşındaydım. İlk kez Dünya Kupası’na gittim. O zaman barfiksin hâkimiyeti Avrupa’daydı. Olimpiyatta, dünyada ilk 5 Avrupa’daydı. Onların arasına girdim, madalya aldım. Yani o ilk 5’ten ikisi arkamda. Sıkıntılar da yaşadım. 2007 Avrupa’ya gittiğimde uçak bileti geldi, cumartesiye almışlar. Pazar günü final. Finale kaldık. ‘Odaları ayarladık’ dediler. Finale gelince ‘Paramız ödenmemiş’ dediler. 2008 olimpiyat seçmesinde sakatlandım. 2008 ve 2012’ye gidemememin tek sebebi sakatlanmam.”

‘Sokakta büyüyen çocuk sporcu olur’

“Sokakta büyüyen çocuk sporcu olur. Çünkü belli bir yaşa kadar belli yetileri geliştirir ya da kaybedersin. Bununla alakalı nöronlarla ilgili bir kaç şey okumuştum. Hız yeteneği. 7 yaşına kadar gelişir. Orada ne kadar geliştirdiysen o kadarsın. Bizim eski kuşak evin dışında büyüdü.”

‘Bedeller ödenmeseydi buimkanlar sağlanmazdı’

“Şimdi çocuklara hep bizim yaşadığımız şartları, nasıl yol açıldığını, nasıl bedel ödediğini anlatıyorum... Ödemeseydi bu imkânlar sağlanmazdı. Seneye takıma girmeye çabalıyorum. Bu sene de olimpiyata gideceğime inanıyorum. Hala madalya için yarışacağıma inanıyorum. Giderse, olimpiyatta en yaşlı erkek cimnastikçi olacağım. Benden ay olarak küçük Rumen sporcu var. Ancak onların takım olarak gidebileceğini zannetmiyorum.”

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...