MENÜ

Ertuğrul Ersoy: Le Guen bize evini açtı

Umut Meraş’la birlikte kiraladığı özel uçakla Türkiye’ye dönen Le Havre’deki Ertuğrul Ersoy, FANATiK’e konuştu: “Fransa’da durum çok daha sıkıntılı. Cengiz Umut Meraş’la beraber özel uçak kiralayarak buraya döndük. Hocamız Paul Le Guen, ‘Eğer dönemezseniz gelip benim evimde sürecin sonuna kadar kalabilirsiniz’ dedi. Başka bir ülkede böyle bir güven vermesi bizi çok mutlu etti”

02 Nisan 2020, Perşembe 06:58 Son Güncelleme:
- A +
Ertuğrul Ersoy: Le Guen bize evini açtı

Corona virüs salgınının en yoğun yaşandığı yerlerden biri olan Fransa’da, Le Havre forması giyen Ertuğrul Ersoy ile Umut Meraş, özel uçak kiralayıp Türkiye’ye döndü. 14 günlük karantina sürecinin ardından ailesinin yanına Kocaeli’ne geçen Ertuğrul, Fanatik’e konuştu.

23 yaşındaki stoper, son dönemde dünyanın içinde bulunduğu durumdan hedeflerine kadar birçok konuda özel açıklamalarda bulundu. İşte yıldız futbolcunun sözlerinden ön plana çıkanlar: “Her şeyden önce futbol bizim tutkumuz. Zaten bu tutkuyla birlikte ilerleyebilenler üst seviyelerde oynayabiliyor. Ama hiçbir şey sağlıktan önemli değil. Tek sorunumuz futbol oynayamamak. Ben de bu süreçte köyüme geldim. Bahçeye çıkıp yürüyüş ve antrenman yapabiliyorum. Geri kalan zamanlarımda kitap okuyorum, PlayStation oynuyorum.”

‘Le Guen bana ilkleri yaşattı’

“Paul Le Guen ile Bursaspor ’da oynadığımız dönemde şöyle bir anım var. Titi ve Ekong çok formdaydı. Ben de çok iyi beslenip antrenman yapıyordum. Hoca da beni oynatmak istiyordu. Bir gün, ‘Ben sistemi değiştirmedim. Ertuğrul sistemi değiştirdi. Onun bu yaptıklarına karşılık onu oynatmam lazım’ şeklinde bir demeç verdi. 19 yaşında bir çocuk olarak o konuşma beni çok mutlu etmişti. Oradan ayrılırken de ‘Bundan sonra ilk çalışacağım takıma, ilk transferim sen olacaksın’ şeklinde bir cümle kullanmıştı. A Milli Takım’a seçildim. En çok süre aldığım dönemlerdi ve hayatımın en mutlu günleriydi.”

‘Ön yargılarımı kırdım’

“Bursaspor’da oynarken direkt Avrupa’ya gitmeyi hedefliyordum. İlk başta kaptan olma hayalimi gerçekleştirdim. Paul Le Guen, Bursa’dayken de hocamdı. Oyuncu-antrenör ilişkisinden daha çok abi-kardeş ilişkimiz vardı. Onun Le Havre’nin başında olması, Fransa’ya gitmemdeki en büyük etkendi. Şöyle bir ön yargım vardı. Türkiye’ye yabancı oyuncular geldiğinde ‘Adaptasyon problemim var. Onu aşacağım’ derdi. Ben de açıkçası onlar hakkında ‘Futbol bu. Adaptasyon ne kadar sıkıntı olabilir ki’ diyordum. Fransa’ya gelince onların ne demek istediğini yaşayarak anladım.”

‘Sevdiklerimden uzak kalmak...’

“Sevdiklerimden uzak olmak beni en çok zorlayan durumdu. Biraz da ben buna sebebiyet verdim. Sadece yalnız olacağım ve futbola odaklanacağım deyip duvarlar ördüm kendime. Bunun yanlış olduğunu anlayabildim. İlk başta kimseyi yanımda götürmedim. Yanımda biri olsaydı adaptasyon sürecini daha rahat atlatabilirdim. Fransızcayı da saha içinde anlayabilecek kadar biliyorum. Sokakta bir restoranda gittiğim zaman sipariş verebiliyorum. İlk başta çok zorladı ama korkulacak bir şey yokmuş.”

‘Maaşlarımızı askıya aldık’

“Corona virüs nedeniyle yaşanan olaylardan dolayı biz de 1 ay izinliyiz. Kulübe yardımcı olmak adına bu ayki maaşlarımızı askıya aldığımızı bildirdik. Sürekli irtibat halindeyiz. Zaten şu anki dönemde yurtdışında olan oyuncuların Fransa’ya geri dönmesini istiyorlar. Oradaki durum biraz daha sıkıntılı. Biz gelmeden önce askerler sokaktaydı. Problemler daha da arttı.”

‘Döndüğümde onun için...’

“Hocayla birbirimize çok yakınız. Fransa’da durumlar kötü olduğu için Cengiz Umut’la beraber özel uçak kiralayarak ülkemize döndük. Hocayla en son görüştüğümüzde, ‘Eğer bir sorun yaşar ve ülkenize dönemezseniz gelip benim evimde kalabilirsiniz’ diyerek bir öneride bulunmuştu. Açıkçası bir an önce bu sürecin sona erip döndüğümde onun için sahada elimde geleni yapmak istiyorum.”

‘Önceliğim mutlu olmak’

“Kariyer planlamamı Fransa’ya gelince değiştirdim. Önceliğim mutlu olmak. Bu işi yaparken keyif almaktan sonra ülkemi daha popüler bir takımda temsil etme hayalim var. Benim için bu dönem duraklama değil. Tam da bunları başarabilmek adına kendime bir şeyler katma dönemi. Daha yeni okuduğum bir kitapta ‘İnsan 25 yaşına kadar öğrenebilir. Ondan sonra onların meyvesini yer” gibi bir cümlesi var İlber Ortaylı’nın. Ben de o düşüncedeyim. Hayatımın bu döneminde ilerisi için yatırım yapıyorum.”

Hayatımı Bursaspor’da kazandım’

“Bursaspor’un, taraftarı ile birlikte olup aşamayacağı şey yok. Fransa’da da yakından takip ediyorum. Bursaspor’a başka bir sevgim ve bağlılığım var. Hayatımı orada kazandım. Hayalini kurduğum tüm her şeyi orada başardım. Ama hiçbiri hayalini kurduğum şekilde bana geri dönüş yapmadı. Geçen sene unutamayacağım sıkıntılı bir dönemdi. Ama Bursaspor, alnının akıyla hak ettiği yere gelecektir.”

‘Her geçen gün geriye gidiyoruz’

“Bu süreçte online olarak kendi personel antrenörüm ile çalışıyorum. Ben bahçede antrenman yaparken o da bana egzersizleri gösteriyor. Her futbolcu gibi ben de geriye gidiyorum. Çünkü futbol takım olmadan bir hiçtir. Onun eksikliğini çok yaşıyoruz. En sıkıntılı durum da önümüzde bir belirsizlik olduğu için nasıl bir tempo olacağı çok büyük bir soru işareti. Sadece daha da geriye gitmemek ve şu anki durumumuzu korumak için antrenman yapıyoruz.”

‘Erteleme benim için avantaj’

“Öncelikle Fransa’ya gelirken 1-2 adım geri geldim kariyer planlamamda. Onu da biraz daha uzağa atlayabilmek için 1-2 adım geri çekildim şeklinde yorumluyorum. EURO 2020’nin, 2021’e atılması daha büyük avantaj. Bu sıçramayı yapmam için bana biraz daha süre tanındı. Daha popüler bir yere transfer yapmam için bana fırsat sağladı. Milli takımımızda da çok sakat oyuncular vardı. Bu işin her anlamda iyi olduğunu düşünüyorum.

Ömer Necati Albayrak

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...