Bizim Takım: Fenerbahçe ve Galatasaray bir adım önde!

FANATİK'in her hafta ligde yaşananları konuştuğu Bizim Takım, bu kez tüm sezonun röntgenini çekti. İşte Fanatik yazarlarının 4 Büyükler'le ilgili sezon beklentileri...

17 Eylül 2020, Perşembe 06:58 Son Güncelleme:
- A +
Bizim Takım: Fenerbahçe ve Galatasaray bir adım önde!

FENERBAHÇE:

Mehmet Demirkol:

‘Bir garanti santrfor şart’

Vedat alınırken, 1 sene sonra satılacağı belliydi. Dolayısıyla Fenerbahçe bir garanti, mümkünse bir de aday santrfor dışında kadroyu tamamlamış duruyor. Rize’de oyunu tam alamasa da Sosa’yı 13 dakika kala sahaya sürmesi, Bulut’un fizik hazırlığa verdiği önemi gösteriyor. Erol Bulut ayrıca oyun repertuvarı açısından da elinde fazlasıyla plan tutuyor. İlk hafta olduğu için fark edilmesi kolay değil ama Rize evinde kolay kaybetmeyen bir takım olur. Yani 3 puan çok değerli. Gustavo ve Sosa form tuttuklarında, oyunun merkezinde az bulunur bir bilgelik seviyesine ulaşılacak. Buna uygun bir oyun kurmak Bulut için zor olmaz.

Cem Dizdar:

‘Lig kültürü derin kadro’

İlk hafta ‘futbol’dan söz etmek pek mümkün değilse de çoğu yorumcu Fenerbahçe’yi favori gösteriyor. Neden? Öncelikle ‘transfer fırtınası’, ardından son iki sezon yaşadıkları. Ancak futbol, erken tahminlere pek kulak asmaz. Hatırlayın, geçen sezon başı da favori Fenerbahçe’ydi! Yine de bu sezonun özel şartları, Fenerbahçe’yi avantajlı kılıyor. Lig kültürü derin oyuncular ve Erol Bulut başta arzulu bir teknik ekibe sahipler. 3. haftadaki Galatasaray maçı bir ‘kırılganlık testi’ olacak gibi. Ancak sonuç ne olursa olsun ayakta kalabilecek tecrübeleri var. İki önemli handikap, sahadaki yüksek yaştaki oyuncu sayısı ile kadronun kalabalık oluşu.

Ali Ece:

‘Henüz loading aşaması!’

Fenerbahçe henüz ‘loading’ (yüklenme) aşamasında. Rize’dekinden farklı minimum 4 oyuncu, Fenerbahçe ideal 11’inde yer alacak. Birisi, şimdilik ideal fizik kondisyon seviyesinde olmasa da Rize’de sahaya adımını atar atmaz oyunun akışını değiştiren Sosa. Diğeri Belözoğlu’nun, “30 gol atacak” dediği majör golcü. Geçen sezonun iyilerinden Gustavo ve Ferdi ile bu sezon öncesi kampının yıldızı Thiam’ın oyundan alınması iyi okunmalı. Erol Bulut ilk maçtan “İsme değil performansa bakarım” mesajını verdi. Şunu merak ediyorum: Bulut, solda ve merkez forvette performansı pik yapan Thiam’ı neden sağda oynattı?

Deniz Çoban:

‘Şu an için aynı Fener’

İlk maça Zanka, Tolga, Serdar ve Frey ile başladılar. Yani beklenen değişim henüz gerçekleşmedi. Fenerbahçe geçen yıl yavaş hücum ediyordu, yine öyle. Kolay pozisyon veriyordu, yine öyle. Stoperler yine SOS veriyor. Altay karşı karşıyada iyi ama yan toplarda halen sıkıntılı. Fenerbahçe’nin kazanmasına rağmen, geçen yıldan farkı yok! Hücum da sıkıntı, savunma da... Belli ki 3-5 hafta sonra bu kadronun yarısı sahada olmayacak. Novak, Sosa, Valencia kadroda yer bulacak. Yeni stoperler Lemos, Tisserand’da uyum problemi yaşanmazsa, Fenerbahçe o zaman fark yaratabilir.

GALATASARAY:  

Mehmet Demirkol:

‘Galatasaray yine aday’

Terim’in takımlarında, bu kadar olgun bir pas oyunu oynayan çok olmamıştı. Bu yeni bir boyut. Eğer orta sahaya adı geçen Fernandinho seviyesinde bir oyuncu gelirse bu oyun daha da gelişir. Tabii Sumudica’nın stratejisini tercih eden başka bir takım da olmayabilir. Galatasaray çok derin savunmalarla karşılaşacaktır. Böyle olduğunda da bunu çözebilecek ayaklar kadroda var. Asıl tehlike, ‘Arda-Falcao’ gibi oyuncuların ‘biz her hâlükârda bu ligi götürürüz’ ilüzyonuna kapılıp rehavete düşmeleri olur. Tam tersine vites yükseltmek gerekir. Beklediğimin çok ötesinde bir oyun gördüm. Eğer bu yoğun fikstüre uygun fizikte kalınırsa Galatasaray adaydır.

Cem Dizdar:

‘Sosyal medyaya dikkat!’

Ligin en derinlikli teknik adamı Fatih Terim’in takımı olması, yarışın hep içinde olacakları öngörüsüne neden oluyor. Transferler geçmişteki kadar göz kamaştırıcı değil ancak elde hayli parlak oyuncuların olduğu da muhakkak. Falcao, Belhanda, Feghouli her durumda doğrudan skor katkısı demek. Ne var ki, ‘deplasman oyunu’ sorunlarını çözmeleri gerek. Her takım gibi ‘bay’ geçecekleri haftalarda fikstürün neresinde olacakları önemli. Çünkü, çoğu takım o haftalarda ciddi psikolojik kaygılar yaşamaya aday! Travmatik sonuçları aşabilecek tecrübeye sahipler. Sadece sosyal medyaya olan mesafeyi doğru ayarlamaları gerek!

Ali Ece:

‘Bence bu FT Takımı!’

Antep yine sezona kötü başladı ancak Günay bu maçın starıydı. Bu da Galatasaray’ın, geçen sezona göre ne kadar iyi başladığının göstergesi. Terim, Eylül-Kasım 2019 arasındaki hayal kırıklığı performans için özeleştiri yapmıştı: “Bu, FT takımı değil.” 2020 Eylül ayında ise henüz transferler tamamlanmadı, ama ilk maçtan oynanan futbol, hocanın idealindekine yakın. Geçen sezon başı herkes topu ayağına beklerken bu kez herkes alan değiştirerek son derece hareketli. Omar’ın dinamizmi ekstra değerli. Saracchi-Arda- Kılınç üçgeni kolektif açıdan çok üretken. Belhanda eğer şimdilerde yıllık 1 milyon Euro’luk maaş ile gelseydi, bu performansıyla ‘süper transfer’ denilirdi.

Deniz Çoban:

‘Emre, Omar ve Taylan...’

Beklenen transferleri yapamadılar, buna rağmen ilk 60 dakikalık oyunla göz doldurdular. Tüm oyuncuları topu kapma ve direkt rakip kaleye inme niyetinde. Falcao her maç bu standardını korur, Diagne biraz kıpırdarsa en sağlam forvet Galatasaray’ın olur. Omar ilk maçta göz doldurdu. Emre Kılınç doğru tercih. Taylan sahanın en iyisi. Belhanda’da sanki eskiye dönüş var gibi. Bir parantez de Arda’ya açmalı. Fizik olarak eksik, istediklerini yapmakta zorlanıyor ama kafa olarak futbola kesin dönüş yapmış. Elbette Fatih’ten Muslera performansı bekleyemeyiz. Luyindama halen ağır... Ama Terim’le birlikte, Galatasaray sezona şampiyonluk oyunuyla başladı.

BEŞİKTAŞ:

Mehmet Demirkol:

‘Anahtar Sergen Yalçın’da’

Sergen Yalçın doğru planla rahat kazandı. Kenardaki yokluğu takımı hiç etkilemedi. Çünkü o zaten yetkilerini devretmekten gocunmayan, iktidarı paylaşabilen liderlerden. PAOK maçındaki geçirgen orta saha bu maçta yoktu. Savunmaya yakın, mücadeleci oynadılar. Trabzon topu almayı tercih etti, herkes böyle davranmaz. Beşiktaş, topun arkasına geçip bekleyecek rakiplere karşı hangi planla oynayacak? Soru bu. Öncelikle oyuncuların bir iki gömlek yukarı çıkması şart. Llajic’in, Oğuzhan’ın güvenilir performanları her şeyi değiştirir, ancak yetmez. Beşiktaş, 11 transfer yapsa kimse hayır demez. Bu olamayacağına göre anahtar, Sergen hocanın performansında.

Cem Dizdar:

‘Savunma çok daha önemli’

Görünen en büyük sorun, santrfor. Gerçi üç ayrı tipte oyuncuları var; Larin, Umut, Güven... Bu üçlünün her biriyle değişik şablonlar uygulanabilir ama yine de bir santrfor şart. Josef de Souza katılımı, Elneny ile buldukları oyuna yaklaşacakları ihtimalini güçlendiriyor. İlk maçta net bir skor yakaladılar ama bu oyun üzerine daha çok çalışmak gerekiyor. Gelecek için önemli bir ipucu verdiler: Takım, savunma ve sabır oyununu oynayabiliyor. En büyük avantajları, Sergen Yalçın’ın yüksek kredisi ve gol iştahı. Bu sezon Beşiktaş ligin çok gol atan takımlarından biri olabilir. Ancak savunma, daha önemli.

Ali Ece:

‘Acilen sağ bek&santrfor’

Trabzon’daki iyi başlangıç, doğrudan Sergen Yalçın-Murat Şahin başarısı. Trabzon’un Rize’yi 4-3 yendiği maçı çok iyi analiz etmişler. O maçta savunma arasına sızarak 2 gol atan Ömür’ü, Sörloth yok ve Ekuban yerinde değilken en tehlikeli isim olan Nwakaeme’yi kademeli alan savunmasıyla durdurdular. Lens’in golündeki Dorukhan’ın asisti, karşı hücum planının başarılı bir sonucu. Beşiktaş, Trabzon’da ‘doğru oyun’u oynadı, tabii kalan maçların en az 30’unda farklı oynaması gerekebilir, bunun için de sağ bek ve santrfor transferleri bir an önce bitmeli!

Deniz Çoban:

‘Beşiktaş kan kaybetti’

Takım kalitesi, ciddi oranda düştü. Gönül, Caner, Burak, Ruiz, Rebocho, Elneny, Diaby, Boateng gitti; N’Sakala, Welinton, Mensah geldi. Takım kan kaybetti. Kulübün maddi krizi malum; bu şartlarda gidenlerin yeri doldurulabilir mi, bilinmez. Beşiktaş, Trabzon karşısına çıkıyor. Golcüsü yok, sağ beki yok, sol açığı sakat. Bu haliyle istese de rakip kaleye gidemiyor. Galibiyet; Beşiktaş’ın başarılı oyunundan çok, Trabzonspor’un oyunundan kaynaklandı. İlk şut, gol oldu. Mensah önemli kazanç ama ne varsa 37’lik Atiba’da var!

TRABZONSPOR:

Mehmet Demirkol:

‘Her sene silbaştan olmaz’

er sene silbaştan kadro kurmak zorunda kalıyorlar. Bu, madden ve manen altından kalkılabilecek bir durum değil. Bir sene önce şampiyonluğa oynamış bir takım, yüzde 20’nin üzerinde bir değişikliği yaşıyorsa, burada bir ‘planlama hatası’ var demektir. Sörloth için yönetime kızılamaz. Zaten kiralıktı. Alınırken, ‘çıkış maddesi’ belliydi. Ancak Yusuf, Sturridge, Mikel, Sosa, Sörloth, Novak bir yıl içinde gelip gidince ve bu arada 3. hoca göreve gelince hayat herkes için zorlaşıyor. Bu şekilde başarmak zor. Trabzonspor için sadece transferle çözülebilecek bir çıkış yolu göremiyorum.

Cem Dizdar:

‘Sörloth kazancı önemli’

Skorerini, organizatörünü ve savunmadan çıkan golcüsünü kaybetti. Ancak iki sezondur gençlerle önemli işler yapıp yol da katettiler. Sörloth serüveninden önemli maddi kazanımla çıkmaları, ligdeki dereceleri kadar önemli. Sörloth’un durumu kulübün gücünü gösterir. Ki, bu da gelecek planı yapan oyuncular için Trabzon’u çekim merkezi haline getirir. Devreyi ilk 5-6 içinde bitirirlerse, ikinci devre için sıçrama şansları var. Sorun şu; Skorlar gelmeyince yükselecek baskı, takımı paralize edebilir. Bu nedenle ilk devre sakin kalmak ve omurgayı bulup takımı olgunlaştırmak öncelik olmalı. Bizim lig zaten 2. yarı başlıyor.

Ali Ece:

‘Trabzon’da çok eksik var’ 

Trabzon scout’ları ve teknik heyetine kolaylıklar diliyorum. Çünkü Sörloth yerine içeriden birini monte etmek veya yeni bir Sörloth transfer etmek şu anda imkânsıza yakın. Ekuban’ı Sörloth’un yerine kaydırınca, bu kez merkezdeki hareketli pasör Ekuban’ın yerine oynatabilecek kimse kalmıyor! Sosa ve Novak’ın yerlerini doldurmak zaten zor iş, ancak Sörloth meselesi başka bir boyut. 49 maçta 33 gol atmakla kalmadı. Yaptığı 11 asistin yanı sıra sırtı dönük, yüzü kaleye dönük veya dar alanda verkaç üzeri ofansif aksiyonlar dallarında da ligin en iyisiydi. Ayrıca onlar varken bile şampiyonluğun kaçmasındaki en büyük saha içi faktörlerden olan bir ‘koruyucu’ orta saha ile lider stoper noksanlıkları da giderilemedi.

Deniz Çoban:

‘Flavio’yu atılınca gördüm’

Geçtiğimiz yılı mumla arayacaklar. Pandemi nedeniyle en büyük silahları, seyircileri yok! Evdeki seyircisiz 5. maçta da tek galibiyet yok. Geçen sezon kaçırılan şampiyonluk, Avrupa’ya gidememe ve önemli oyuncuların kaybedilmesinin olumsuz etkileri ilk maçtan yaşanmaya başladı. Sosa, Novak, Sörloth büyük kayıp. Takımın omurgası çöktü, kalitesi düştü. Yerlerine alınanlar fazlasıyla mütevazı. Örnek mi? Flavio... Kırmızı görünce sahada olduğunu fark ettim. Fark yaratacak Ömür, Nwaakame, Ekuban da sıradanlığa ayak uydurmuş. Yusuf Yazıcı, Mikel, N’Diaye, Sosa, Novak, Sörloth kalmayınca, Trabzonspor da şampiyonluğa uzak kalacak gibi.



YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...