MENÜ

Bizim Takım: Favoriler Beşiktaş ve Trabzonspor, Plase Fenerbahçe

Bizim Takım, Süper Lig'deki şampiyonluk yarışını ve şampiyonluk adaylarını yorumladı.

09 Eylül 2021, Perşembe 10:25 Son Güncelleme:
- A +
Bizim Takım: Favoriler Beşiktaş ve Trabzonspor, Plase Fenerbahçe

Bizim Takım'a sorduk: Kim şampiyon olur? İşte yanıtlar...

Mehmet Demirkol: Trabzonspor; Avrupa’da yıpranmayacağı, alternatifli hücum kadrosu ve gol planı repertuarının genişliği sebebiyle avantajlı. Beşiktaş ’ın tek dezavantajı, Şampiyonlar Ligi! Çünkü başarılı olsanız da, ‘0’ çekseniz de yıpratıcı. Fenerbahçe iyi yolda. Galatasaray ise Terim’in performansına bağlı

Cem Dizdar: Beşiktaş’ın transferleri ‘çok iyi’. Güçlerine güç kattılar. Ancak bu kadar özel oyuncunun kolektifi nasıl oluşacak? Unutmayalım ki, her ‘iyi’ eklendiği yapıyı güçlendireceği gibi, ‘doku uyuşmazlığı’na da yol açabilir. Trabzonspor olgun kadro kurdu. Taraftarının vereceği reaksiyon belirleyici

Faik Çetiner: Anadolu’dan üst sıraları zorlayacak takım yok. Bu sene şampiyonluk puanı zirve yapar. Çünkü 4 büyükler, içeride olduğu kadar dışarıda da kazanır. Bu nedenle derbileri kazanan, yarışta avantaj sağlar. Beşiktaş, Fenerbahçe ve Trabzonspor için işler yolunda. Galatasaray’da sorunlar görünenden büyük

Deniz Çoban: Trabzon bu sezonun temellerini, geçen sezon attı. Hamsik, Gervinho, Peres, Cornelius ile kalite yükseldi. Yine taraftar ve yönetim eliyle enerjisini saha dışına yönlendirmezse, ligi forse ederler. Beşiktaş kaldığı yerden devam ediyor ve yine favori. Fenerbahçe de sonuna kadar yarışta var olur.

SORU | Zafer Büyükavcı: Transfer bitti, devler kadrolarını güçlendirdi. Elbette ‘şampiyonluk’ konuşmak için erken! Ancak şu ana kadar edindiğiniz izlenimler ve yapılan transferlere bakarak, zirve yolunda en çok hangi takımı şanslı görüyorsunuz? 

Mehmet Demirkol

Fenerbahçe’de tek soru işareti Valencia’ya alternatif var mı?

Trabzonspor; Avrupa yıpranması yaşamayacağı için, alternatifli hücum kadrosu ve bu hücum kadrosunun gol planı repertuarının genişliği sebebiyle avantajlı. Dezavantajları; Avcı’nın şu ana kadar şampiyonluk yarışında henüz bir garanti plan geliştirememiş olması. Ve savunmanın tam oturmaması. Başakşehir’le arayı açtığında da başa baş mücadelelerde de kaybetti. Tabii arkasında güçlü bir taraftar ve camia desteği yoktu. Bu kez var. O yüzden şehrin ona vereceği destek belirleyici olacak. Bu güç iki yönlü etki de yapabilir. Onları bir adım önde görüyorum.

Sergen Yalçın’ın toparlayıcılığı, bireysel performans maksimizasyonu, ligin kodlarına çok uygun karşı pres oyunu; Beşiktaş’ı şampiyon yaptı. Bu, son dönemde büyükler arasındaki en büyük aradan sıyrılmaydı. Şimdi kadro daha geniş ve yaratıcı. Ancak Şampiyonlar Ligi başarılı olsanız da, ‘0’ çekseniz de çok yıpratıcı. Yalçın için bu, geçen seneden daha büyük ve onu bir üst seviyeye çıkaracak bir sınav olacak. Ve bu sefer bir de 8+3’le de uğraşmak zorunda. Eğer başarırsa Türkiye’de sadece kendisi adına değil, teknik direktörlük akımları açısından da bir devri değiştirebilir. 

Galatasaray, Marcao’ya mecbur

Fenerbahçe’nin Belözoğlu’nu yollayıp Pereira’yı getirmesi büyük riskti. Şimdi anlaşılıyor ki, bu aslında kadro ve anlayış açısından bir dönemi tamamen kapatma hamlesi. Gidenler, gençlerin verdiği katkı ve yaratılan atmosfer saha içinde görünür bir pozitif ruh halini gösteriyor. Fenerbahçe’nin elindeki en önemli güç 3’lü savunmanın gösterdiği hızlı gelişme. Gustavo ve Sosa ile 5+5 oynuyorlar. İlk 2 haftada en çok kurtarış yapan Altay’a 3. hafta ligin en fazla gol atan takımı şut çekemedi. Tek soru işareti, yapılan hücum transferlerinin Valencia’ya ne kadar alternatif oluşturacağı.

Galatasaray’da sıkıntı oyunu kurma yönünde. Önde çok dinamik ve hareketli hücum hattı var. Ancak orta sahada Fernando’dan bu yana oyunu iki yönlü ve basit oynayabilen bir usta yok. Taylan, Berkan, Aytaç iyi oyuncular. Cica da... Ancak baskı karşısında sorun yaşıyorlar. Bunun bir diğer nedeni de Marcao olmayınca savunmadan oyun kurulumuna bu seviyede katkı veren kimse olmayışı. Marcao’ya mecburlar. Terim’in buna nasıl çözüm üreteceği önemli. Çünkü son 2 sezonu öğrencilerine kaybetti. Ve ne onun ne de ona destek verenlerin bir 3. kayba tahammülü olmaz. Bu Terim ve Galatasaray için itici güç mü yoksa baskı mı olacak? Yönetim bu yükü taşıyabilir mi? Göreceğiz.

4 takım arasındaki farklar öyle büyük değil. Ancak avantaj sıralamasını bu şekilde görüyorum.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Cem Dizdar

Beşiktaş’ın en büyük avantajı takımdaki ‘kazanma kültürü’

Futbol da yaşam gibi ‘cilve’li bir oyun. Öngörebilmek zordur ya insan yine de zor olanı bilmek ister. Ne var ki, bilemez! Hele ki, söz konusu futbol gibi sonsuz bilinmezlerle dolu bir oyun olunca. Bu sezon görünen şu; ‘İstanbul oligarşisi’ ile Trabzonspor ligi önceki yıllara göre çok daha açıkça ele alacak. O zaman son şampiyondan başlayalım...

Beşiktaş’ın son transferleri ‘en iyi isimler’. Son şampiyon özellikle ön alana yaptığı takviyelerle ‘gücüne güç kattı’. Ancak gücü aktif tutmak ‘denge’ gerektirir. Bu hem savunma/hücum hem de mevkilerin kendi içindeki denge anlamına gelir. Bu kadar özel oyuncunun kolektifi nasıl oluşacak? Unutmayalım ki, her ‘iyi’ eklendiği yapıyı güçlendireceği gibi, ‘doku uyuşmazlığı’na da yol açabilir. Ancak Beşiktaş’ın ‘kazanma kültürü’ işleri kolaylaştıracaktır.

Üç sezondur dili yanan Fenerbahçe geniş ve dinamik kadro kurdu. Bence bu yolda iyi bir hocanın önderliğindeler. Lakin Caulker transferi gibi acele işler ya da ‘Mesut mu yoksa başkası mı oynamalı’ türünden kararsızlıklar zehirdir. Futbol, futbolcudan da taraftardan da dayanıklılık ister. Örnek, geçen sezon kıl payı şampiyon olamayan Galatasaray! Fenerbahçe kitlesi olası olumsuzluklara direnç gösterebilirse işler onlar açısından kolay ilerler.

Muslera’ya duyulan güvensizlik!

Trabzonspor olgun kadro kurma gayretindeydi, kurdu. İşler ilk üç hafta iyi gitti ancak savunma/hücum dengesi hâlâ sağlanmadı. En az Bakasetas kadar Hamsik ve diğerleri de ön alan etkisi koyabilmeli. Bu da yetmez. Savunma da hücum kadar aktif ve bir o kadar dirençli olmalı. Şimdilik kırılgan görünen bu alan Avcı ile zamanla daha az geçirgen, devamında ise yaratıcı olacaktır ama bu kaybedilecek maçlardaki taraftar desteğine doğrudan bağlı. Galatasaray gençleşen ama girdiği bu yoldan çok da emin görünmeyen bir havada. Sanki ilk mağlubiyette her şey tersine dönüverecekmiş gibi! Muslera’ya duyulan güvensizlik, Marcao enfeksiyonu bünyeyi ateşli hastalığa hazırlamış gibi. Yine de ülkenin en çok şampiyon olmuş, ülkenin ‘bir numaralı teknik direktörü’nün başında olduğu takım şampiyon olamasa da her daim şampiyonluğu belirler. Geleceğe dair rotaları ise ‘eleştiri dozu’nun ayarına bağlı.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Faik Çetiner

4 Büyükler içinde en büyük sıkıntı, Galatasaray’da...

Uzun yıllardır şampiyonluk yaşamamış Trabzonspor ile bu mutluluğa 8 yıldır ulaşamamış Fenerbahçe çok istekli. İstekli ama son şampiyon Beşiktaş gücüne güç kattı. Sezon başı bir dolu problemle uğraşan Galatasaray ise rakiplerine göre daha sıkıntılı. İlk 3 hafta gösterdi ki, üst sıraları zorlayacak takım yok. Hatay, Alanya, Sivas geçen sezonu mumla arıyor. Geride kalanların büyük bölümü de ligde tutunmaya çalışıyor. Bu sene şampiyonluğa ulaşma puanı zirve yapar. Çünkü 4 büyükler, içeride olduğu kadar dışarıda da kazanır. Bu nedenle, 4 büyüğün aralarında yapacakları maçlar çok önemli. Derbileri kazanan, yarışta avantaj sağlar.

Pereira ile kabuk değiştiren Fenerbahçe, inanılmaz tempo yakaladı. Takımın hırsı ve isteği camiayı ümitlendiriyor. Değişen oyun sistemi çabuk oturdu. Her mevkinin alternatifi var. Forma torpille değil, adaletle dağıtılıyor. Bu sene şampiyonluğa geçmiş senelerden daha yakınlar.

Trabzon için ‘o sene bu sene’ mi?

Son şampiyon Beşiktaş, transferde büyük iş yaptı. Ancak unutmamak gerekir; yabancılarını ligde bir arada kullanamayacak. Sergen Yalçın elindekileri Şampiyonlar Ligi’nde istediği gibi kullanır ama içerde sıkıntı yaşar. Her şeye rağmen tartışmasız bu sezonun en büyük şampiyonluk adayı.

En sıkıntılısı Galatasaray. Çünkü bir türlü takım iskeletini oluşturamıyorlar. Her maça farklı 11 çıkıyor. Muslera geçmişi aratıyor. Fatih hocanın önüne her gün yeni bir problem geliyor. Galatasaray’ın şampiyonluk şansı, rakiplerine oranla geride.

Abdullah Avcı ile lige süper başlayan Trabzonspor kadrosunu da nokta transferlerle güçlendirdi. Tek hedefleri mutlu sona ulaşmak. Taraftarlar ve camia ‘o sene bu sene’ diyorlar. Şansları mı? Neden olmasın?

------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Deniz Çoban

İstanbul devlerinin Avrupa trafiği de Trabzon'un şansı

Trabzon bu sezonun temellerini, geçen sezon attı. Hamsik, Gervinho, Peres, Cornelius geldi; nokta transferlerle kalite yükseldi. İlk üç hafta oyun düzenleri göz doldurdu. İstanbullular’ın Aralık’a kadar Avrupa’da 6 maç oynamaları, önemli avantaj. Rakipler yıpranırken, Trabzon lige konsantre olacak. Avcı’nın takımına alışması ve istediği kadro derinliğini yakalaması, şansını artırıyor. Trabzonspor geçmişte olduğu gibi taraftar ve yönetim eliyle enerjisini saha dışına yönlendirmezse, ciddi oranda ligi forse eder; şampiyonluk yolunda sonuna kadar gider. Fenerbahçe yeni bir hocayla başladı ancak Türkiye’yi bilen bir hoca olması avantaj. Takım sistemi silbaştan değişti. Sadece sistem değil, kritik noktalardaki isimler de değişti. Caner, Gökhan’dan tutun da Volkan Demirel’e kadar uzanan köklü bir değişim. Değişen sistemle birlikte sahada bir oyun düzeni de hakim oldu. 3 haftada 9 puan, savunma performansıyla kazanıldı. Disiplin ve konsantrasyon ön plandaydı. Son yapılan iki transfer, gol sorununa çözüm olursa; Fenerbahçe oyun olarak da öne geçer. Bu yıl yarışta sonuna kadar yer alırlar. Ancak bugünden kesin favori gösterilecek bir futbol anlayışı yok. Zamana ihtiyaçları var.

Sergen Yalçın ‘ustalık dönemi’nde

Terim’in kadrosu şimdilik iddialı olmaktan uzakta. Kadroda çok genç var. Her maça farklı kadro ile çıkıyorlar; yeniler ile eskiler arasında uyum sorunu var. İhtiyaçları, zaman. Oyun planları yok, geriden oyun kuramıyorlar. Sahada liderlik rolünü üstlenen oyuncu yok. Berkan-Taylan ikilisiyle verim elde edilemeyecek gibi. İki Rumen’in uyumu ise dikkat çekici. Öyle ya da böyle, Terim yarıştan uzak kalmaz. Ama şu anki performanslarına bakınca, bir adım gerideler.

Beşiktaş sezona kaldığı yerden başladı. Ümit veren bir takım bu. Sergen Yalçın istediği oyuncuları aldı, kaliteyi yükseltti. Zaten takımın oturmuş bir düzeni var. Batshuayi ve Alex, güçlerine güç katar. Artık her şey Yalçın’ın elinde. Halen gol yemediler, forvet hattı çok zengin. Birlikte oynama pratiği en yüksek takım onlar. En büyük dezavantajları, Aralık’a kadar Avrupa’da olmaları. Sergen hoca ‘ustalık dönemi’nde yarışın içinde olacaktır. İlk üç haftalık görüntüye göre en büyük rakipleri de Trabzonspor.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...