MENÜ

Beveren U21 Teknik Direktörü Menderes Özcan: Belçika başarıdan çok keyif almak istiyor!

Belçika ekibi Beveren'in U21 teknik direktörü Menderes Özcan ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Özcan'la altyapı sürecini, Belçika futbolunun gelişim dinamiklerini ve bir Türk olarak yurtdışında hocalık yapmanın avantaj ve dezavantajlarını konuştuk. İşte Özcan'ın açıklamaları...

31 Ekim 2021, Pazar 13:40 Son Güncelleme:
- A +
Beveren U21 Teknik Direktörü Menderes Özcan: Belçika başarıdan çok keyif almak istiyor!

Ülkeleri dünya sıralamasında zirvede, kulüpleri istikrarlı olarak Avrupa Kupaları'nda... Altyapısı desen şahane, gençleri büyük bir yıldız adayı... Belçika futbolundan bahsediyorum. Futboldaki bu gelişimleri çok eskilere dayanmıyor, belki de 20 yıllık bir serüven. Bu hikayenin altyapı ile gençlik kısmını konuşmak istedim, hem de bizden biriyle... Bugün sizleri Belçika ekibi Beveren'in U21 takımının 2 kupalı teknik direktörü Menderes Özcan ile tanıştıracağım. 

Bir futbolcunun altyapıdan, A takıma kadarki macerasını, Belçika futbolu ile Türk futbolu arasındaki farkları ve bir Türk olarak yurtdışında teknik direktörlük yapmanın avantaj ve dezavantajlarını konuşacağız. Şimdi söz Menderes Özcan'da... 

Öncelikle kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

"Merhabalar ben Menderes Özcan. Belçika'da doğdum, büyüdüm, şu anda 33 yaşındayım. Belçika ekibi Waasland Beveren'in U21 takımında teknik direktör olarak görev yapıyorum."

'Gönüllü olarak yapıyordum, kupalar kazandım'

Antrenörlük maceranız nasıl başladı?

"Profesyonel futbolcu olmak istiyordum ancak hayallerde kaldı o. Ben de tribüne yöneldim. Tribünde de futbolu ne kadar çok sevdiğimi anlayınca, sahaya en yakın mevkii olarak teknik direktörlüğü kendime hedef olarak belirledim. Kariyerim aslında küçüklerde 8'e 8'le başlayarak, 11'e 11 yetişkin futboluna kadar uzandı. 15 yaşımda çocuklara gönüllü olarak yaptırdığım idmanlar ve eğitimlerle hemen hemen 13 senelik bir süre aldı bu kariyerim. Son senelerim 1. Lig takımlarında geçiyor. Bu takımlarda bölgesel şampiyonluklar da yaşadım. Lokeren'in başında u17 Prov Ligi'nde ve Beveren'de de U21 Prov Ligi'nde şampiyonluklar yaşadım. Bu şampiyonluklarda da takımlarımın istatistikleri oldukça iyiydi. 13 maçlık yenilmeme serim vardı, 8 maçta 24 gol atıp, 4 gol yedim, öncesinde 10 puan geriden geldim... Bu başarılarla beraber daha da önemlisi A takıma oyuncular verdim. Asıl başarı oydu aslında. Şimdiki hedefim 1. Lig'de antrenör olarak görev almak. Bunun için sonuna kadar mücadelemi vereceğim. Eğitimlerimde en üst seviyeye ulaşmayı hedefliyorum. Her gün daha fazla gelişmek istiyorum."

'Oyuncunun doğduğu ay çok önemli'

Genç oyuncu yönetimi nasıl olmalı? Bir oyuncudan maksimum faydayı nasıl alırsınız? Aynı zamanda merak ediyorum, işin teknik ve taktik boyutu Belçika'da kaç yaşında başlıyor?

"Genç oyuncuların yaş gruplarına göre yetiştirme sistemi vardır. 7-13, 13-15, 16-18 ve 18-21 gibi yaş gruplarına bölünürler. Her yaşın kendine göre özelliği vardır. 7-13 arası özellikle gelişim ve motorik çalışmalarla başlayıp, 13-15'ten sonra fizik ve güç, daha sonraki yaşlarda ise maksimum kapasite ve ölçümler belirlenir. 15 yaşlarında bir oyuncunun A takım seviyesine ulaşıp, ulaşamayacağı bu şekilde belirlenir, tahmin edilir. Burada ilginçtir ki en büyük faktörlerden biri oyuncunun doğduğu ay oluyor. Mesela Ocak ayında doğan çocuk ile aynı sene Aralık ayında doğan çocuk tamamen farklı oluyor. Futbol gelişiminde bu konu çok ama çok derin bir konu. Araştırmalarda zaten bu kendini belli ediyor. Zamanımızdaki oyuncuların doğum tarihleri çoğunlukla senenin ilk 6-7 ayında oluyor. Taktik daha çok 16 yaşlarında başlıyor. Daha da alt yaş gruplarında koşu ve pas çizgilerine, özellikle motorik gelişime daha çok önem veriliyor. 

'4-3-3 burada zorunlu!'

Bu mesleğe ilk başladığım yıllarda Barcelona altyapısını meşhur La Masia'yı inceliyordum. A takım ile U8 takımı aynı sistemle idman yapıyordu. En büyük sebebi oyuncu her an A takıma hazır olmalı ve çıktığında direkt o sistemi benimsemeli. Belçika'da, Beveren'de durum nasıl? Ekstra olarak neler yapmak gerekiyor?

"Belçika'nın ana temelinde zorunlu 4-3-3 yatıyor. Alt yapılarda 8'erli oynayan çocuklar ise 3-1-3'le 11'e 11'e geldiği zaman doğru koşu çizgileri ve pas çizgilerini biliyor. Yani oyuncu sistemle tamamen entegre olmuş oluyor. Oyuncular bütün bölgeleri ve her alanda koşu ve pas çizgilerini hatırlıyor. 4-3-3 ana sebebi ise bütün oyuncularda eşit koşma ve eşit şekilde performans analizi yapıldığından tercih ediliyor. Yani 4-3-3 sisteminde herkes eşit şartlarda koşarak mücadele ediyor ve oyun çizgileri her sistemde hatırlanıyor."

'Fizik-kondisyon çok önemli'

Oyun felsefeniz nedir?

"Oyun felsefem bekleyerek rakip, topu kaybettiğinde ne yapabilirim üzerine kurulu. 4-3-3 sistemi ve rakibi bloklamada 4-5-1 sistemi yatıyor. Bu sistemleri maç esnasında her zaman uyguluyorum. Topla fazla ve etkili oynamayı seviyorum. Tabii ki işin fizik boyutu da çok önemli. Oyuncularımın fizik-kondisyonunun yüksek olması gerekiyor."

'Pastanın çileği skor ama...'

Çok zor bir soru soracağım. Oyun mu daha önemli skor mu?

"Öncelikle benim için en önemlisi çalıştığım kulüpte A takıma kaç oyuncu verebildiğim. Sonra ise oyuncularımın performansları gelir. Nasıl daha fazla geliştiririm onun üzerine düşünürüm. Ama elbette pastanın çileği olarak da skor diyorum. Ancak gelişim ve futbol keyfi daha ön planda."

'İnanılmaz tesisler, inanılmaz imkanlar'

Tesisleşme konusunda Belçika nasıl?

"Belçika'da sadece futbol değil, sporun her dalında inanılmaz bir tesis ve imkan sunuluyor. Devlet kulüpleri oldukça destekliyor. Elbette ki bu durumda nüfusun az olmasının da büyük bir pay olduğunu düşünüyorum."

'Profesyonel ilişkimiz var'

A Takım hocası Marc Schneider'le ortak çalışıyor musunuz? Hedefleriniz neler?

"A takım hocamız ile tamamen profesyonel bir ilişkimiz var. Görüşmelerimiz profesyonel oluyor. Kordinasyon ve kulüp vizyonuna göre hareket ediyoruz. A takımın hedefi çok farklı, alt yapının hedefleri çok daha farklı. Bu konuda kulüp olarak çalışmalarımız çok iyi bir şekilde sürüyor."

'Tamamen imkan meselesi'

Avrupa futbolu ile Türk futbolu arasında koşu mesafeleri konusunda büyük fark var. Sizlerin bu konu üzerinden özel bir çalışmanız oluyor mu?

"Bizde U16'da özel fizik ve kondisyon hocalarının takibiyle başlayan bir GPS polar sistemi var. Bu hocalarımızın raporlarına göre ve çalışmalarına göre fiziksel ve kondisyon yüklemesi yapılıyor. Belirli rakamlara, mesafelere ve kalp nabzına ulaşamayan oyuncuların gelişimi daha azalıyor. Bu sistem de tamamen imkan meselesi... Buradaki aldığımız eğitimde özellikle imkan olmasa bile kondisyonel çalışmalar için özel zorunlu dersler veriliyor. Ve bu yüzden Avrupa futbolundaki koşuların çok daha fazla olduğunu düşünüyorum. Ben de özellikle fizik konusuna çok ağırlık veriyorum. Artık günümüz futbolunda takımın sürekli koşması gerekiyor."

'Belçika'da futbolcular memur gibi!'

İdmanlar Türkiye'de 1-1.5 saat arasında değişiyor. Yurtdışına giden futbolcularımızın birçoğu ise tesislerde uzun saatler geçirdiklerini söylüyorlar. Orada bu süre ne kadar?

"Haftanın 6 günü oyuncular aktif bir şekilde kulüpteler. Bir memur gibi 9'da kulübe gelirler ve akşam 4-5 gibi tesislerden ayrılırlar. Her günün ayrı programı vardır. Yalnızca maç sonrası 1 gün serbest kalır oyuncular."

'Türkler sabredemiyorken, Avrupa neden sabretsin?'

Avrupa'da artan Türk futbolcu grubuna sahibiz. Ancak Avrupa'da A takım düzeyinde hocamız yok... Sebebi nedir?

"Türkiye'de sabır yok. Bir hoca, takımı devraldığında yeni bir sistem aşılamaya çalışır takıma. Elbette bu da zaman alır. 3-4 maç kaybedilebilir. Ama Türkiye'de kaybetmeye tahammül yok. Hem sistem otursun kısa sürede hem de o süreçte galibiyetler gelsin isteniyor. Bu çok zor. 3-4 maç sonra da hocayla yollar ayrılıyor. Türkler, hocaya sabredemiyorken, Avrupa neden bir Türk hocaya sabretsin. Önce bizlerin, hocalarımıza sahip çıkması gerekiyor."

'Ortak cevap duygusallık'

Bir Türk olarak Avrupa'da teknik direktör olmanın avantaj ve dezavantajları nelerdir?

"En büyük avantajı bizim oyuna, oyuncuya ve duruma daha duygusal yaklaşabilmemiz. Ancak bu aşırıya kaçtığı zaman en büyük dezavantaj da olabiliyor. O nedenle arasını bulmak gerek... O nedenle ortak cevap duygusallık' 

'Futsal'ın büyük etkisi var'

Türk futbolcularımız çok yetenekli ama Belçikalı genç yeteneklerin seviyesine gelemiyor birçoğu neden?

"Eğitim ve imkanlar... Tamamen bundan ibaret. Bir de burada futsal kavramı çok fazla. Bu nedenle bire birler, bacak araları, kısa mesafede, dar alanda oynamalar falan çok yaygın. Futsal burada çok popüler. Birbiriyle bağlantılı olduğu için onun da mutlaka etkisi oluyor. Bu nedenle futsala çok kafa yorup, büyük yatırımlar yapıyorlar. Türkiye'de ise daha çok uzun top, orta vs. şeylerle yürüyor işler. Yetenekler de çok ön plana çıkamıyor bu nedenle."

'Çok iyi bir vizyon hamlesi'

Yabancı kuralı tartışılırken, Türk Milli Takımı'nda yakaladığımız en iyi jenerasyonun başına yabancı bir hoca geldi. Düşünceniz nedir? Bununla birlikte olarak A takım düzeyinde de pek tecrübeli ve başarılı olamayan bir isim Kuntz. Ne düşünüyorsunuz? 

"Bahsettiğimiz kişi Stefan Kuntz... Almanya'da milli alt yapılarda belirli başarılar yakalamış, büyük bir hoca. Türkiye'ye gelmesi, tamamen hedefleri için gerekli belirli vizyonların temelini sağlamak için. Bence çok faydalı olacaktır Kuntz. Hem duygusallığı bize hitap ediyor hem de hırsını çok güzel takıma yansıtıyor. Özetle çok iyi bir vizyon hamlesi."

'Altyapılarda skor ve sıralama yok!'

Belçika dünya sıralamasında 1. sizce ana temeli ne?

"Belçika dünya çapında en büyük oyuncuları yetiştirdi ama ülke olarak başarı yakalayamadı. Bu konuyu çoğu zaman konferanslarda konuştuk. Benim şahsi fikrim altyapıda başlayan futbolda keyif alma mentalitesi, kazanma ve başarı hırsının önüne geçiyor. Belçika'da altyapılarda skor ve sıralama yoktur, çocuklar futboldan keyif alsın diye. Bu da turnuvalara oyun kalitesi olarak yansıyor. Mesela İspanya bu kuralı kaldırdı ve herkesi skora gore oynatıyorlar. Genel anlamda bakınca da İspanya daha çok kupa kazanıyor..."

Kısa kısa sorular...

Türk futbolu?

"Her an her şey olabilir"

Belçika futbolu?

"Sıkıcı"

İdolün?

"Fatih Terim."

Avrupa'ya gitmeye en yakın 3 Türk teknik direktör?

"Erol Bulut, Emre Belözoğlu ve Okan Buruk."

FANATİK ÖZEL / Atalay Özçelikli


YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...