Beşiktaş - Lausanne maçının ardından usta isimden sert eleştiri: 'Gerçek bir skandal' | 'Ülke futbolu sorunu'
29 Ağustos 2025, Cuma 07:11Güncelleme Tarihi:
Beşiktaş, UEFA Konferans Ligi Play-Off Turu rövanşında İsviçre ekibi Lausanne’a 1-0 mağlup oldu ve Avrupa kupalarına veda etti. Maçın ardından usta isimlerden Beşiktaş'ın sahada gösterdiği performansa sert eleştiriler geldi. FANATİK yazarları karşılaşmayı köşe yazılarında değerlendirdiler.

Beşiktaş, UEFA Avrupa Konferans Ligi Play-Off Turu rövanş karşılaşmasında bu akşam sahasında Lausanne'yi konuk etti. Siyah beyazlı ekip, evinde oynadığı maçta rakibine 0-1 mağlup oldu.

BEŞİKTAŞ'TA SOLSKJAER DÖNEMİ SONA ERDİ
Beşiktaş, UEFA Konferans Ligi Play-Off Turu rövanş maçında İsviçre ekibi Lausanne'a 1-0 yenilerek Avrupa defterini kapadı. Müsabakanın hemen ardından Başkan Serdal Adalı, Teknik Direktör Ole Gunnar Solskjaer'i acil toplantıya çağırdı. Adalı ve Solskjaer arasında yaklaşık yarım saat süren görüşmenin ardından ayrılık kararı alındı.Siyah-beyazlı kulüp tarafından Solskjaer ile yolların ayrıldığına yönelik yapılan yazılı açıklamada, "Teknik Direktör Ole Gunnar Solskjaer ile olan sözleşmemiz yapılan yönetim kurulu toplantısında alınan karar neticesinde feshedilmiştir. Başkanımız Serdal Adalı toplantı sonrası yaptığı görüşmede Solskjaer’e bugüne kadar olan hizmetleri için teşekkür etti" ifadeleri kullanıldı.

Maçın ardından usta isimlerden Beşiktaş'ın sahada gösterdiği performansa sert eleştiriler geldi. FANATİK yazarları karşılaşmayı köşe yazılarında değerlendirdiler.

ALİM OLMAYA GEREK YOK / CEM DİZDAR - FANATİK
Memleketimizin büyüklük algısı, hele ki futbolda, başının büyük derdidir. Kendi düşünsel sınırlarının dışında kalan hemen her şey “küçük” ya da “kolaydır”. Gittiği yeri beğenmemek, orada yaşayanları “sınırlı” kendini “sınırsız” sanmak haniyse coğrafya hasletidir. İnönü’ye beraberlikle gelip Avrupa yolculuğunu riske eden Beşiktaş bir de devre sonu golü yediğinde zaten karışık olan kafalar iyice karışmış olmalı. Nicedir futbolcu becerisine dayalı çözümlerin peşine takılan Beşiktaş bir de devre başında Felix Udokhai’nin yersiz hamlesiyle eksik kalınca, iş çığırından çıkma sınırına geldi. Yine görüldü ki parasını namlı isim, yetenek ve tecrübeye yatıran ülkemiz, ciddi bir atletizm sorunu olduğu gerçeğiyle bir türlü yüzleşmek istemiyor.

Bir gece önce Benfica öncelikle fiziksel yeterlikle Şampiyonlar Ligi’ne kalırken, Beşiktaş 60’a kadar rakibine göre hayli ciddi anlamda koşamaz, basamaz göründü. Oysa ilk on biri 90 milyon Avro olan Beşiktaş’a karşın 17.5 milyon Avro’luk İsviçre takımına daha fazlasını bekliyordu taraftarları! Ancak sürekli oyuncu alıp, beklentiyi ısrarla yükseltmek futbolda sanıldığı kadar işe yaramaz. Bunu bilmek için de “alim” olmaya gerek yoktur. Mevcut tablo Ole Gunnar Solskjaer’in hanesine yazılacak kuşkusuz. Çünkü en kolay çözüm budur! Tıpkı son yıllardaki onca sezonda olduğu gibi! “Gönder” yerine “Kim olduğu fark etmez yenisini getir!”

ÜLKE FUTBOLU SORUNU
Kendi sahasında bu kadar düzensiz oynayan, sahasından top çıkarmakta zorlanan, sadece oyuncu becerisine dayalı görünen bir takımın hocasını tutmak da zor olur haliyle! Solskjaer gider ama Beşiktaş’ın bu politikayla geleceğinin parlak olacağını iddia etmek de mümkün değil. Ancak bunun sadece Beşiktaş değil ülke futbolu sorunu olduğunu görmek için “bakma”yı değil “görme”yi bilmek gerek. İki gecede dört takımı berhava olan bir ülkenin harcadığı parayı, attığı sloganları, kendi kendini soktuğu havayı sorgulaması gerek diyeceğim ama çok az insan duyacak ve anlayacak!

GENETİĞE AYKIRI / SERKAN AKCAN - FANATİK
Beşiktaş’ın kötü sezonları oldu, hatta daha kötü sezon başlangıçları bile var bir çırpıda aklımıza gelen. Ama Beşiktaş, uzun vadede hep ortalamayı tutturmuş, şampiyonluktan bir kaç sene uzak kaldıktan sonra hep daha güçlü dönmüş, kendine güçlü bir kulüp genetiği inşa etmiş büyük bir camiadır. Ne var ki, Solskjaer yönetiminde dün Lozan’a karşı oynanan futbolu tarif etmenin imkanı yok. Norveçli hoca ile Beşiktaş her geçen gün kulübün oyun genetiğinden biraz daha uzaklaşıyor, sıradan hedefsiz bir takıma dönüşüyor.

BÖYLE GİTMEZ
Lozan gibi bir takıma karşı Dolmabahçe’de oynarken geriden oyun kurmadan, sete yerleşip çizgiye doğru genişlemeden nasıl tur atlayabilirsiniz ki! Solskjaer’in futbol felsefesi Beşiktaş’ın kulüp genetiğiyle uyuşmuyor, Norveçli hocanın oynattığı futbol bir büyük takım oyunu değil. Bu oyunla topa sahip olan takımlara karşı rakibin zaaflarından yararlanıp, Rafa’nın bitiriciliğiyle bir kaç maç kazanırsın. Ama bu futbol Beşiktaş’ı tüm sezon taşımaz, ligde şampiyonluk yarışında ayakta kalamaz.
