MENÜ

Barış Terzioğlu: Okulda öğretmen, plajda futbolcu

İzmir'de beden eğitimi öğretmenliği yapıyor ama 37 yaşına ulaşmasına rağmen ilk aşkı olan plaj futbolundan vazgeçemiyor, bir yandan da amatör olarak futbol oynuyor. Kuralları bilmeden çıktığı ilk turnuvada "en değerli oyuncu" seçildiğinden bu yana kumdan ayrılamıyor. 2011'den beri maç kaçırmadan Plaj Futbol Milli Takımı'nın formasını giyiyor, "Hâlâ ilk günkü gibi heyecanlı ve iştahlıyım" diyor ve usta bir oyuncu olarak, plaj futbolunun gelişip büyümesi için neler yapılması gerektiğini anlatıyor.

01 Temmuz 2021, Perşembe 11:13 Son Güncelleme:
- A +
Barış Terzioğlu: Okulda öğretmen, plajda futbolcu

28 Ağustos 1984 Rize, Pazar doğumlusun. Öncelikle ailen ne işle meşgul? Varsa kardeşlerin neler yapmakta?

Annem de babam da emekli… Babam serbest meslekle uğraşıyordu, annem ev hanımı. Biri kız, dördü erkek beş kardeşiz. Kalabalık bir aileyiz. Ben 3 numarayım. Bir ablam, bir abim ve iki küçük erkek kardeşim var. Hepsi belli bir yaşı aldı. Ablam ve abim evli, kardeşlerim bekâr. Biri evlenmek üzere, en küçüğü ise askerde.

Futbol öncesi hep Rize'de mi yaşadın?

Hayır. Hep İzmir'de yaşadım. Sadece Rize'de doğdum. Ama yaşantım İzmir'de devam etti. Babam İzmir'de çalışıyordu. Rize'de yaşamışlığım yok.

Eğitim hayatını öğrenebilir miyim?

Ege Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunuyum. Devletin kadrolu öğretmeniyim. İzmir Karabağlar'da Şehit Komiser Abdullah Ortanca Ortaokulu'nda Beden Eğitimi Öğretmeni olarak görev yapıyorum. 2013 yılında atandım. 1 yıl Şırnak'ta görev yaptım. Ardından evlenip eş durumuyla İzmir'e döndüm. 2014 itibariyle de görev yerim İzmir. Asıl mesleğim beden eğitimi öğretmenliği ancak plaj futbolu geçmişim onun öncesine dayandığından dolayı devam ediyor. 2009 yılında tanıştım plaj futboluyla. Hangisi ana mesleğim ben de bilmiyorum. İkisini de idare ediyorum.

İzmir'de nasıl bir çocukluk geçirdin?

Çocukluğum keyifli geçti. Çok varlıklı bir ailede büyümedim. Hayatımız belli bir seviyedeydi. Futbol anlamında ise çok aile desteği görmedim. Ailemde sporla ilgilenen kimse yok. İlk benim. Kendi mahallemde oynadıktan sonra Altınordu Kulübü'ne gittim. Orada altyapıda bir şeyler yapmaya çalıştım ama olmadı. Devamında İzmirspor'un altyapısında devam ettim. Kısa bir süre A Genç takımına gittim. Ama sonra amatör liglere yöneldim. Yaklaşık 20 yıldır amatör liglerde oynuyorum. Hâlâ daha devam ediyorum.

Plaj futboluyla tanışman nasıl oldu?

Aslında tesadüf… Plaj futbolu oynayabileceğimi bilmiyordum. İzmir'den öğretmen/antrenör bir abim beni çağırdı. Kendisinin bir gözlük firması vardı. Bir turnuvaya katılmış, Seferihisar'daki turnuvaya beni de çağırdı. Biz onlarla halı saha maçı yapardık. "Tamam abi" dedim, beş kişiyle gittik. Plaj futbolunun nasıl oynandığını bilmiyoruz tabiî… Sürekli oyuna girme - çıkma varmış. Kurallardan filan da haberimiz yok bir yandan da… Ama turnuva benim için çok iyi geçti. 11 gol attım. Son anda başka bir arkadaş gol kralı oldu. Bana da "En iyi oyuncu ödülü" verdiler. Orada millî takım görevlilerimizden birisi beni gördü. "Seni hocaya gösterelim. Süper Finaller Alanya'da oluyor; gelir misin?" diye sordu. Ben de, "Gelirim" dedim. Orada da fena geçmedi. Yarı finale kadar çıktı takım. O turnuvadan iki yıl sonra beni millî takıma çağırdılar. 2009 yılında Rusya ile hazırlık maçı yaptık. O kampta millî oldum. Geriye döndükten sonra kimse beni aramayınca askere gitmeye karar verdim. Malatya'ya teslim olacağım sırada millî takımdan arayıp kampa davet ettiler. Benim yerime başka bir arkadaşım gitti ve başarılı oldular. Çok üzüldüm, ben de orada olabilirdim. Geri döndükten sonra oynadığım takımla Türkiye Şampiyonu olduk. Büyük bir olaydı. Sıradan oyunculardan kurulu bir takımla şampiyonluk yaşadık. Rakibimizin yüzde 95'i millî oyunculardan oluşuyordu ama biz onları sıradan oyuncularla yenip, şampiyonluğa ulaştık. Ben yine "En Değerli Oyuncu Ödülü"nü aldım. O tarihten sonra millî takıma döndüm ve 2011'den beridir bilfiil millî takım oyuncusuyum. Bugüne kadar hiç kırmızı kart ya da sakatlıktan dolayı maç kaçırmışlığım yok. Böyle de bir istatistiğim var. İlk oynadığım turnuvada golle tanıştım. İlk oynadığım turnuvada üç maçta beş gol attım. O günden beridir kariyerim bu şekilde ilerliyor. Şansım da hep yaver gidiyor. Keyifli. Birçok başarı elde ettim. Hâlâ daha devam ediyorum. Hâlâ daha açım aslında. Hiçbir şey kaybetmedim. Buraya gelirken çalışarak, isteyerek geldim. Bu formayı taşımak benim için çok önemli. Bu formayı ilk gün nasıl giydiysem hâlâ aynı şekilde heyecanlı ve iştahlıyım.

Plaj futbolu ile yeşil saha arasındaki farklardan bahseder misin?

Kural olarak çok farklar var. Sınırsız değişiklik var. Çünkü plaj futbolu çimden çok farklı. Çabuk yoruluyorsun. Topla, kumla, rakiple mücadele ediyorsun. Ayakların çıplak, yaralanma riskin var. Bunları alt edip gidip gol atmak, rakiple mücadele etmek zor. Bunun dışında bazı kuralları futboldan farklı. Bir takım şeylerde yasaklar var. Futbolda biraz daha agresifliğe müsaade ediyorlar ama plaj futbolunda bu yok. Röveşataya kalkan rakibe dokunamıyorsunuz. Basketbola benziyor biraz. Taçtan, kornerden, santradan gol atabiliyorsunuz. Plajda strateji savaşı çok yoğun yaşanıyor diyebilirim.

Siz santradan direkt kaleye şut çekebiliyorsunuz…

O özellik bu yıl geldi. Her yıl bir şeyler değişiyor. Eskiden bir vuruştan sonra şut çekebiliyordunuz. Oyunda durağanlık istenmiyor. Bu bir şov oyunu. Sürekli ayak içi pas yapıp kaleye vurmak insanları cezbetmiyor. Burada neler var? Voleler var. Röveşatalar var. Ekstrem goller var. Değişik taktikler var. İzleyenler bunları istiyor. Oyun tarzı izleyenlerin hoşuna gidiyor.

Ülkemizde plaj futbolu çok yaygın bir dal değil. Tanınması için neler yapılabilir?

Maç yapmaya gittiğimiz ülkelerden örnek vererek bir şeyler söyleyebilirim. Mesela şu an sizinle birlikte Portekiz'deyiz… Burada televizyon yayını var. İnsanlar TV'den maçları takip edebiliyor. Bu birincisi… İkincisi bu oyuncuları, yani Portekiz Millî Takımı'nın oyuncularını billboardlarda çok görüyoruz. Her tarafta onlar var. Sosyal medyada çok aktifler. Normalde şu an pandemi olmasaydı Portekiz'in maçlarını 5 bin kişi izliyordu. Keşke ona denk gelseydiniz siz de gözlerinizle görürdünüz. Bundan önceki turnuvalarda öyleydi. Ev sahibi ile oynadığınız zaman tribünler tamamen doluyor. Buradaki oyuncuları herkes tanıyor. Bir anım daha var. İstanbul'da turnuva yapıldı. Tulip Cup… Tribüne 150 kişi ya geldi ya gelmedi… Ama İspanya'da bir turnuvaya gittik, "Futbolcular imza dağıtacak" denildi, kuyruğu görmeliydiniz. 300 metreden fazla kuyruk vardı İspanyol futbolculardan imza alabilmek için… Bu adamlar tanınıyor, biliniyor. Gelişmesi için Türkiye yerel ligini yazın içinde etap etap yaparsak, oyuncu bulma şansımız artar. Bizim turnuvalar genelde ekim ayında, yazlık bölgelerde oluyor. Oradaki turizm bittiğinde yapılmaya çalışılıyor. Burada bir turnuva oynadık. Türkiye'ye dönüşte lig olsa çok daha farklı olur. Çünkü biliyorsunuz futbolda form diye bir şey var. Şu an çok iyidir. İki ay sonra iyi olmayabilir. Bunu kullanmak gerekir. Plaj Futbolu Ligleri ekim aylarına sarktığı için iyi oyuncular gelemiyor. Çünkü Bölgesel Amatör Lig var… Oyuncu gelemediği zaman havuzumuz küçük kalıyor.

Plaj futbolunda oynayanlar ya BAL'da ya da 3. Lig'de oynuyor çünkü…

Evet, kesinlikle doğru… Profesyonel liglerde oynayanlar da var. Onlar için öncelik plaj futbolu değil ama bizim için plaj futbolu öncelik. Ben burada oynuyorum. Ben gittiğim zaman bir amatör kulübe, "Benim şu tarihlerde Plaj Futbolu Millî Takımı ile maçlarım var, oraya giderim" diyorum. Öbür çocuklar daha içeri giremediği için plaj futbolu birinci planda olmuyor maalesef. Herkes ekmeğinin peşinde koşuyor.

Şimdi küçük bir yerde, Nazare'deyiz. Ama bu küçücük yerde plaj futbolu sayesinde turizm oluşmuş. Avrupa'dan bir çok takım var. Bu da şehrin para kazanması demek… Bunun üzerinde durmak lâzım.

Evet, kesinlikle… Beşinci turnuva oluyor şu an… Burası çok ufak bir yer. Görüyorsunuz ki 15 dakikada yürüyerek bitirebiliyoruz sahili. Ama burası inanılmaz doluyor. Burada bir sörf turizmi vardı, bir de plaj futbolu turizmi oldu. Dikkatinizi çekmiştir, oteller yenileniyor. Şu an 16 erkek takımı, 8 de bayan takımı geliyor. B Ligi takımları geliyor. Stafflarını da dâhil ettiğinizde kaç kişi geldiğini siz hesap edin. Plaj futbolu burayı geliştirmiş. Şehir olarak küçük ama buradan büyük bir para kazanmışlar.

Bunu bizim yerel yönetimlerimizin görmesi gerekiyor. Turizm bizde deniz, kum, güneş odaklı… Ama aslında anlattığın gibi böyle turnuvalarla turizm çeşitlendirilebilir…

Kesinlikle… Benim üzüldüğüm başka noktalar da var. Çok güzel tatil beldeleri var ülkemizde. Biliyorsunuz çok güzel plajları olan şehirlerimiz var. Kumları harika olan beldelerimiz var. Ama bakıyorsunuz plaj futboluna hiçbir katkıları yok. Takım kurmamışlar. Kocaman İstanbul mesela… Kaç milyonluk şehir; plaj futbolu takımı yok… Kumburgaz'da plaj var, Şile'de plaj var ama takım kurulmuyor. Sebebi az önce saydığım şeyler. İnsanların bu branşı bilmeleri gerekiyor. Sizin vasıtanızla ilk defa millî takım instagram sayfasında duyulmaya başlandı. Kimse bilmiyordu. İnsanlar oradan yorum yapıyor. Rusya'ya kaybettiğimiz için bizi eleştiriyorlar. Ama kimse Rusya'nın plaj futbolundaki durumunu bilmiyor. Rusya'nın 2011-2013 dünya şampiyonlukları var. Ardından iki Avrupa şampiyonlukları var… Buz tutan bir ülkeden bahsediyoruz… Bundan kimsenin haberi yok… Şu anda bulunduğumuz turnuvayı Rusya kazandı bu arada… Dünya klasmanında birinci sıradalar. Kazandılar ve kupa aldılar… Bunun bilinmesi lâzım. Kendi ligleri, kupa maçları var… Ligleri 4 ay ligleri sürüyor. Bu adamların bir plaj futbolu kültürü var. İnsanlar bunu bilmeden sonuca bakıp eleştiriyor. Belarus'a yenildik diye herkes bir şey söylüyor. Ama Belarus'un plaj futboluna ne kadar önem verdiğini, hatta yabancı hocalarının olduğunu bilmiyorlar. Belarus bile bu işe emek ve para harcıyor. Bu işin bu kadar kolay olmadığını herkesin bilmesini istiyoruz. Millî olduğum günden itibaren şunu fark ettim; ay-yıldızlı bayrağımız nerede dalgalanıyor, Millî Marşımız nerede söyleniyorsa 1 kişi bile olsa, hangi dal olursa olsun bu büyük bir gururdur. Her dalda bayrağımızı desteklememiz lâzım. Eleştirip kaçmaktan ziyade "Nasıl geliştirebiliriz?" sorusuna kafa yormak lâzım. Başka bir örnek anlatayım size… Moskova'da bir turnuvaya gittik. Buz tutmuş bir şehirden bahsediyorum… Kışın; şubat ayında bu turnuva… CSKA Moskova Basketbol Takımı'nın efsane sahasını komple kumla kaplamışlar. Bütün tribünler dolu şekilde biz geçen sene plaj futbolu turnuvası oynadık orada. İnsanlar içeri para vererek, biletle girdiler ve salonu hınca hınç doldurdular. Biz mesela Tokyo takımı ile oynadık, o maçta bile tribün doldu. Hele ki Spartak Moskova ile Lokomotif Moskova takımlarının maçlarında müthiş doluydu… Biz kulüp bazında gitmiştik. Dünyanın en iyi 8 takımı oradaydı. Biz de içlerindeydik. Ben size kültürü anlatmaya çalışıyorum. Adamlar çok önemli bir salonu kışın kuma çeviriyor ve böyle bir turnuva düzenliyorlar. İnsanlar da hınca hınç salonu dolduruyorlar. Rusya bu işe ne kadar emek, para, zaman harcıyor, lütfen buradan anlayın…

İstanbul'da takım yok ama Van Erciş'te plaj futbolu takımımız var.

Evet, bir yıl orada oynadım ve Türkiye Şampiyonu olduk… Bizim Türkiye liginin genel konumunu söyleyeyim. 16 ile 20 arasında ayak var Türkiye'de… İskenderun, Van, Eskişehir var… Sahil kesimleri var… 16 ayakta yerel turnuvalar oynanıyor, oralarda şampiyon olanlar Süper Finallere geliyorlar. Erciş Belediye Plaj Futbolu Takımı da uzun zamandır finallere geliyor. En son bir atılım yapmak istediler. Benimle ve üç Portekizli oyuncuyla anlaştılar. Ve Türkiye Plaj Futbolu tarihinde enteresan bir olay yaşandı, Erciş Belediye Plaj Futbolu Takımı, Türkiye şampiyonu oldu. Ve biz yine buraya, Nazare'ye gelip bir turnuvaya katıldık. Son 16'ya kaldık ama elendik. Elendiğimiz maçı da 6-5 kaybettik. Ezilmedik yani… Ukrayna takımına kaybettik. Bakın yine Ukrayna diyorum. Kar ülkesi… Bu işte çok iyiler.

Güzel bir röportaj oldu. Benim unuttuğum, senin eklemek istediğin bir şey var mıdır?

Çok teşekkür ediyorum. İnşallah bu ilgi bu şekilde devam eder. İnşallah sizinle birlikte çok daha fazla insanı plaj futboluna katarız. Çünkü hiçbir şey yapılmasa bile şu tanıtım bile bazı insanlara ulaşacaktır. Çünkü millî takımlar instagram sayfasının çok fazla sayıda takipçisi var. Herkes oradan bir şeyler paylaşıyor. Öğrencilerim bile görmüş, bana mesaj attılar. Onların da çok hoşuna gitti. İnşallah böyle devam eder ve tanınır, önemsenir plaj futbolu… İş biraz daha yukarılara gider. Daha başarılı sezonlar geçiririz inşallah...

Röportaj: TamSaha / Rasim Artagan

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...