MENÜ

Atakan Çankaya: O ameliyata girmeseydim futbol hayatım bitecekti!

Süper Lig'deki ilk sezonunda oynadığı futbolla dikkatleri üzerine çeken ve sezon sonunda sözleşmesi bitecek Ankaragücü'nün 22 yaşındaki oyuncusu Atakan Çankaya ilk röportajını Fanatik'e verdi. 16 yaşında yaşadığı sakatlık nedeniyle futbol hayatı bitme noktasına gelen Atakan, o dönemi, yaşadıklarını ve hedeflerini anlattı.

16 Nisan 2021, Cuma 11:02 Son Güncelleme:
- A +
Atakan Çankaya: O ameliyata girmeseydim futbol hayatım bitecekti!

2008 yılında 10 yaşında İzmir'in köklü kulübü Altay alt yapısında başlayan bir futbol öyküsü onunki... A Takım formasını ilk kez sırtına geçirdiğinde sadece 16 yaşındaydı. Hayatının en mutlu ve en zorlu dönemini o sene yaşadı. Febur kemiği kırıldı. İki kritik ameliyata girmesi gerekiyordu. Bırakın futbol oynamayı belki bir daha yürümekte bile zorlanacaktı. Riski yüksek bu ameliyatlara hiç düşünmeden girdi çünkü onun hayalleri vardı. Artık işler yolunda gidiyordu. 3. Lig ardından 2. Lig şampiyonlukları yaşadı. Genç yaşta Altay ile TFF 1. Lig'de forma şansı buldu. Sonrası Ankaraspor ve Ankaragücü... Süper Lig'de ilk sezonunda dikkatleri üzerine çekti. Sezon sonunda sözleşmesi bitecek 22 yaşındaki oyuncu 4 büyüklerin radarına girdi... İşte 3. Lig'den Süper Lig'e uzanan bir futbol hikayesi.

Bahsettiğimiz kişi Ankaragücü forması giyen Atakan Çankaya. "Tekmeye kafa atacak" oyuncu profiline sahip genç oyuncu futbol yaşantısını, hedeflerini ve hayallerini Fanatik'e anlattı... 

 

Ankaragücü forması giyen genç oyuncu Atakan Çankaya editörümüz Yakup Çınar'ın sorularına samimi cevaplar verdi.

Sezona iyi bir başlangıç yapmıştın ancak şanssız bir sakatlık yaşadın. Son durumun nedir seni ne zaman sahalarda göreceğiz?

Sezona iyi bir başlangıç yaptığımı düşünüyorum. Kayserispor maçında şansız bir sakatlık yaşamıştım. İlk MR sonuçları sakatlığımın daha uzun sürebileceğini gösteriyordu. Şuan 6-7 hafta geride kaldı. Daha iyi durumdayım. Antrenmana çıkmıştım ama bir darbe aldım. O süreci biraz geriye attı. Allah nasip ederse kısa süre sonra sahalara döneceğim inşallah.

Eskilere gitmek istiyorum. Kariyerine Altay'da başladığını görüyoruz. Futbola nasıl başladın? Sendeki yeteneği kim keşfetti?

Babam beni futbola başlatan ilk kişidir. Altay alt yapısına o yazdırıyor. Hep derler ya “babam beni gönderse iyi topçu olurdum.” Benim baba da öyle. Kendisi de futbol oynamış ama üst düzey değil. 12-13 yaşlarında futbola Altay alt yapısında başladım. 16 yaşında Ümit Turmuş hocamın öneriyse A Takıma yükseldim. Beni ilk keşfeden odur. A2 takımında oynarken A Takıma karşı maç yapmıştık ve Ümit Turmuş beni A Takım’a alıp o hafta ilk maçıma çıkarmıştı. Futbola orta saha olarak başlamıştım. 2 yıldır da stoper oynuyorum.

"AMELİYATA GİRMESEYDİM FUTBOL HAYATIM BİTECEKTİ"

Kariyerinde futbolu bırakma noktasına getiren bir sakatlık yaşamışsın. O dönemi anlatır mısın nasıl futbola geri döndün?

16 yaşında Altay’da alt yapıda oynadığım dönemde femur kemiğim kırıldı. Femur kemiği de vücudun en güçlü ve en zor kırılacak bölgelerden bir tanesi. Maçta topa bastım ve Femur kemiğim kırıldı. Hatta unutmuyorum hastaneye gittiğim ilk günü.  Doktorlar ve hemşireler vücudumun başka yerlerine baktı. Hani “bu kemiğin kırıldıysa bütün kemiklerinin kırılması gerekiyor” dediler. “Nasıl oldu trafik kazası mı geçirdin, arabamı çarptı, bir yerden mi düştün” dediler hatta. Gerçekten çok zor bir dönemdi. Alt yaş gruplarında milli formayı giyiyordum. 2-3 doktor bu ameliyatı yapamayacağını söyledi. Çünkü başarısız olma ihtimali vardı. Ameliyattan sonra sakat kalma riskim vardı. Futbol oynamayı geçtim, sakat kalmayla alakalı riskleri vardı. Ama o dönem Ege Üniversitesi’nde Akhisarspor’un da doktoru olan Onur Başçı hocamız ameliyatımı gerçekleştirdi. Ameliyata girmeden önce şunu söylemişti “Futbola dönmen hakkında sana söz veremem ama yürümen hakkında söz verebilirim”… Çok şükür ameliyat oldum ve ameliyatın başarılı olduğunu, yürüyebileceğimi, oturup kalkabileceğimi söyledi doktorum. Bu ameliyattaki en büyük risk ayağın sabit kalmasıydı. Ayağın düz bir şekilde kalmasıydı ve kıvrılmamasıydı.  Ardından fizyoterapi dönemine başladım. Ayağımı bu süreçte 90 derece açabildim. Doktorun söz verdiği gibi artık yürüyebiliyordum. Belli bir tempoda koşabiliyordum. Ayağımı 90 derece açabildikten sonra tekrar bir ameliyat daha olmam gerekiyordu. Ayağımı 180 derece açabilmem için bu ameliyatın olmam lazımdı. Ancak bu ameliyatın da başarısız olma riski vardı. Orada bir karar vermek gerekti. Ben futbola devam etme adına bu ameliyata girmeye karar verdim. Sonuçta futbol oynamak benim hayalimdi. Ben o gün ameliyata girmeseydim futbol hayatım bitecekti ve hayal olarak kalacaktı. Bu hayal hayatımın sonuna kadar hayalim olarak kalacaktı. Hep soru işaretleri kafamda olacaktı. “Ameliyat olsaydım futbol oynayabilir miyim” sorusunu soracaktım kendime. Ben ameliyat olmayı tercih ettim. Kötü de geçebilirdi. Çok şükür iyi geçti. Ardından fizik tedavi dönemi, en kolay iş kaldı. Güçlendirme dönemi, çalışma… Bunlar işin en kolay tarafı bir oyuncu için. Çok şükür bunları da yaptıktan sonra sahalara geri dönüş yaptım.

O dönemde umudunu kaybettiğin bir an oldu mu?

Hiç umudumu kaybetmedim. 16 yaşındaydım ve hep olumlu geçeceğini düşündüm. 6. Ayda geçirdiğim ikinci ameliyattan önce zaten hiç umudumu kaybetmediğimi gösterdim çünkü düşünmeden ameliyata girmiştim. O dönem ailem ve bireysel performans antrenörüm çok destek oldu ve o dönemi şükürler olsun atlattık.

"SÜPER LİG BANA ÇOK ŞEY KATTI"

3. lig, 2. lig TFF 1. Lig ve bu sezon Ankaragücü ile Süper Lig'de dikkat çeken bir performans ortaya koydun. Neler söylemek istersin?

22 yaşında Türkiye’deki bütün profesyonel liglerde oynadım. 3. Lig, 2. Lig, 1. Lig ve Süper Lig’de forma giydim. Basamakları teker teker çıkmak, her ligin kendi oyun sistemine ayak uydurmak benim gelişimimde büyük etkisi oldu. Bu ligler arasında 3. Lig en zor olanı. Sağ bek, sağ beke baskı yapıyor. Biraz sert ve topun olduğu yönde sıkışıklık var. Ben 3. Lig’de Altay’da oynadım. Durum bizde biraz farklıydı. Şampiyonluk için kurulmuş olan bir kadro vardı. 2 lig üst üste atladık ve bunu aynı kadroyla başararak 1. Lig’e kadar geldik. Biz biraz daha oyunu oynamaya çalışınca kolay geldi. Ama gerçekten o ligin sertliği ve sıkışık alanda oynana futbol zor. Süper Lig daha kolay çünkü oyun oynamana izin veriliyor. Ama bu sefer de kalite artıyor. Bireysel performanslar üst düzey. O yüzden her ligin kendine göre zorluğu var. Ben kendi adıma tüm liglerde oynadığım için hem çok mutluyum, hem de çok gururluyum. İnşallah bu süreç böyle devam eder.

Süper Lig’de kalite çok farklı. Her çıktığın maç, her çıktığın antrenman sana bir şeyler katıyor. Her oyuncudan farklı şeyler öğreniyorsun. Ben de kendimi öğrenmeye çok açık buluyorum. Bir oyuncu rakipse bile sahada değişik bir şey yaptıysa onu öğrenmeye çalışıyorum. Bu benim gelişimimi bu sene çok etkiledi. Oyun görüşü her oyuncuda farklı ve etkili oluyor. Bunlardan benim özelliklerime göre ne alabiliyorsam, hepsi benim artım oluyor. Süper Lig’in bu yüzden bana çok şey kattığını düşünüyorum.

En son Ümit Milli Takım forması giymiştin. Ama artık yaşın tutmuyor. Milli Takım’la ilgili düşüncelerin neler?

15 yaşından beri Milli Takım forması giyiyorum. Milli formayı giymek çok ayrı bir gurur. Kulüp takımlarından kimse yanlış anlamasın, her kulüp farklı bir yana, Milli Takım farklı bir yana benim için. Çünkü orada yaşadığın duygu ve his çok farklı. Son dönemde Ümit Milli Takım ile Tolunay Kafkas hocamızla güzel işler yaptık. Son grup maçlarında iyi sonuçlar aldık. Tolunay Hoca’nın gelmesiyle orda bir hareketlenme oldu. 98-99 jenerasyonu iyi bir gruptu.

"STOPERDE KENDİMİ DAHA RAHAT HİSSEDİYORUM"

Stoper ve orta sahada oynayabiliyorsun. Joker oyuncu tamamına uyuyorsun. Asıl mevkiin neresi kendini nerede daha rahat hissediyorsun?

Teknik direktörün benden ne istediğine bağlı aslında. Orta saha olarak uzun süre oynadım. Ama son yıllarda hem Ankaraspor hem de Ankaragücü’nde stoper olarak oynadım. Stoperin rahatlığı bende şu şekilde oluyor. Orta sahada çok tempolu oyuncu olduğum için stoperde daha diri kalabiliyorum. Orta sahadan gelmiş bir oyuncu olarak topu oyuna daha iyi sokabiliyorum, daha alanı geniş görebiliyorum, bu beni rahatlatıyor. Hamlelerim daha çok olabiliyor. Daha diri oluyorum. Orta saha oynadığım zamanda da oraya dinamiklik kattığımı düşünüyorum. İşte orada hocanın benden ne istediği önemli. Benden ceza sahasına daha çok girmemi ve asist yapmamı isterse o zaman bunu karşılayamayabilirim belki. Elbette orta sahanın çift yönlü olması gerekiyor ama ekstra durumlardan bahsediyorum. Ama stoper için o bölgenin ekstra işler yapabilecek oyuncularından biri olarak düşünüyorum. Stoperde kendimi daha rahat hissediyorum. 

Kafaya tekme atan oyuncu profilin var. Bu özelliğin ile ilgili düşüncelerin neler?

Çok küçük yaştan beri gelen bir özellik. İnsanın içinden gelmediği sürece yaptırmak çok zordur derler ya. Benim içimden geliyor. Bu özellik bazen maçın içinde çok iyi hissettiriyor ve çok iyi işler yapmama neden oluyor. Bazen de sakatlık durumu meydana gelebiliyor. Ki çok fazla hem karşı tarafı hem de kendimi sakatladığım pozisyonlar oldu.

"SÖZLEŞMEM BİTİYOR ANCAK +1 YIL OPSİYONLAR VAR"

Sezon sonunda sözleşmen bitiyor. Görünen o ve ismin bir çok kulüple anılıyor. Senin kariyer planlaman ne yönde. Sezon bittiğinde ne yapmayı düşünüyorsun?

Sezon sonunda sözleşmem bitiyor. Ama şöyle bir durum da var. Sözleşmemde hem kulübü hem de beni ilgilendiren maddeler var. +1 yıl opsiyonlu. İki tarafın da bazı şeyleri yerine getirdiğinde 1 yıllık daha kontratım var. Ama şuan ki haliyle sezon sonu kontratım bitiyor. Her oyuncu büyük takımlarda oynamayı ister. Ancak Ankaragücü çok büyük bir camia ve çok büyük bir kulüp. Sezon sonuna kadar da tüm hedefim ve hayalim Ankaragücü’nün yukarı sıralara doğru çıkması. Tamamıyla düşmeyle ilgili hiçbir şey konuşulmaması ve Ankargücü’nün daha iyi yerlere gelmesi. İlk öncelikli hedefim bu…

"HEDEFİM A MİLLİTAKIM VE AVRUPA"

Futbolla ilgili hayallerin neler? Atakan Çankaya'nın bundan sonraki hedefleri neler? 5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?

Her genç oyuncunun olduğu gibi benim de hayallerim var. Ben de geleceğimle ilgili çok şey düşünüyorum. İlk öncelikli hedefim A Milli formayı giymek. Bugün futbol oynayan kime sorsanız ilk hedefi A Milli Takım olur. Vatanı ve milletini seven bir genç olarak Milli Takım forması giymek istiyorum. Kulüp olarak hedefim ise Avrupa’da forma giymek. Avrupa’ya gitmek istiyorum.

A Milli Takım’a çağrılsan Alpaslan gibi sevinir misin?

Elbette sevinirim. Sonuçta Milli Takım… Ben her oyuncunun o sevinçleri verdiğini düşünüyorum. Sadece Alpaslan abinin sevinci kameraya yansıdı. Her Türk gencinin hayali Milli Takım. Alpaslan abinin görüntüleri de çok iyi. İyi ke kameralara yansımış. Böyle şeyleri görmek insanın hoşuna gidiyor.

ATAKAN ÇANKAYA İLE KISA KISA

Futbolcu olmasaydın? “Öğretmen olmak isterdim.”

Futbol dışında ilgilendiğin 3 şey? “Koşmak, kitap okumak, film izlemek”

Dünyanın en iyi teknik direktörü? “Mourinho”

Dünyanın en iyi futbolcusu? “Messi”

Dünyanın en iyi takımı? “Barcelona”

Futboldan kazandığın ilk parayla ne aldın? “İlk paramı aileme vermiştim”

En sevdiğin insan? “Annem”

Olmazsa olmanız? “Spor”

Kullandığın araba? “BMW”

Parfümün? “Tomy”

En sevdiğin yemek? “Et ve et ürünlüri”

Dinlediğin müzik? “Tek yok, çok dinlerim”

En son izlediğin film? “Çok izliyorum ama aklımda kalmıyor. Ayla diyebilirim”

En son okuduğun kitap? “4. Yıldız”

Uğurun var mı? “Dua ederim”

Gezmek mi, okumak mı? “Gezmek”

Aşk mı, Para mı? “Aşk”

Gelecekte Türk futboluna damga vuracağını düşündüğün 3 futbolcu? “Ali Akman, Ravil Tagir, Atakan Çankaya”

İdolün kim? “Gerrard ve Ramos”

Issız bir adaya düştün. Yanına alacağın 3 şey? “Su” futbol topu alır mısın? Yok abi futbol topuna ihtiyaç olmaz. Yiyecek şeyler alırım. Yastık alırım. Benim için önemli…”

En büyük hayalin? “A Milli Takım ve Avrupa’ya gitmek”




YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...