Askerin mektubu

Metris'te tutuklu bulunan Büent Uygun, Haber Müdürümüz Zafer Büyükavcı'ya yazdı...

05 Eylül 2011, Pazartesi 02:00
- A +
Askerin mektubu

“Bizler susmayı tercih ettikçe birileri medyalarda cirit atıp at koşturdular. Yargısız infazı kimse konuşmadı ama yapılanın yargısız infaz olduğunu sadece Allah ve bizler bildik. Maalesef üzerimize öyle bir elbise giydirildi ki; bazen kes-yapıştır, bazen tak-takıştır taktiğiyle öyle şeylere maruz kaldık ki, sinirden ne yapacağımızı şaşırdık. Ondandır ki; “söz gümüş ise sükut altındır” atasözümüzü uygulayıp zamanı gelince, canlı yayınlarda herkese gereken lafları yedireceğimden kimsenin şüphesi olmasın.”

'Bu oyunun adı Kodes!'

“Ben celladına aşık olmuş bir adamım. İndireceği anı bilmeden, giyotin etrafında dolaşan, bıçağı düşürecek, ipi kendi elinde tutan bir beşerim. Üstadın Bıkkınlık ya da korkudan değil, üstümüze atılan iftiralardan kan kusuyoruz. ‘Kodes’ oyununu oynuyoruz. Bu oyunda emniyetimiz suçu önleyen değil, teşvik eden olmuştur. Güya buldukları paraları ‘biri bizi gözetliyor’ gibi kameraya çekmişler, sonra serbest bırakıp gitmişler ya da 10-15 yıllık dostlarla yemek programı çekmişler, sonra da bu yemeklerde ‘tahmin ediyoruz, öyle düşünüyoruz, bizce böyledir’ deyip 19 maçta şike olduğuna hakim gibi karar vermişlerdir. Yetmemiş çete, silah ve tehdit var demişler, hatta fuhuşa aracılığa kadar kes yapıştır, tak takıştır tapeleriyle herkesi idam etmişler.”

'Kamera şakası gibi'

“Şubatta polis, tem gişelerinde Ankara’dan gelen emekli masör Mehmet Yenice’nin bagajındaki parayı kamera şakası çeker gibi görüntüyü alıp, serbest bırakıp sonra da ‘bu para şike veya teşvik parasıdır’ diye iddia edip ithamda bulunacak olan dünyada bir tek bizim organize suçlar şubemizdir. Soruşturmayı yürüten sayın savcımızı Fenerbahçe’de yediği yemek sebebiyle “beleşçi” yapan zihniyet ile 10 yıllık dostlarımızla görüşmemizi ya da
yemek yememizi şikeye bağlayan, Eskişehir-Fenerbahçe maçı oynanırken, maçı sattığımı anladığını söyleyen müneccim zihniyet acaba hangi düşünce yapısındadır? Bu operasyonda 8 aydır beni dinleyip takip edenlerin sayesinde tek sevindiğim taraf, ne Olgun Aydın ile ne de Fatih Akbaba ile ne de bir başka menacer ile ortaklığımın olmadığının ve hiç kimse ile ortak olarak bir transfer yapmayıp kulübümün parasını kullandığımın ortaya çıkmış olmasıdır.

'Ortada para-pul yok ama...'

“Eskişehirspor’u küme düşme hattından alıp sözleşmeme ligi ilk 5 içinde bitirme primi (750 bin TL) koydurup, yine sözleşmem gereği takıma verilen primden hariç galibiyet başına 30 bin TL ekstra prim alırken, 2 maçı da kazanıp takımımızı Avrupa’ya götüren hoca olacakken, ‘20-25 bin TL teşvik primi almışsındır’ mantığı ne kadar doğru bir düşünce ürünüdür? Bakıyorsunuz ortada para-pul yok. Bana sorulan 150 evin bulunduğu sitenin önünde sen ne yapıyordun? Ya da dostlarımla şehir merkezinde  neden yemek yedin? Ya da Sezer ve Alper’in transfer konuşmalarındaki sözlerinin, herkese Bülent hoca diye dikte ettirilip üzerime suç atılmaya çalışılmasına ne diyebilirim ki?”

YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Sıradaki haber yükleniyor...