Altin Qoku! Yarışmacı değil, gerçek bir bir 'Survivor'!

Siyah kuşak bir karateci, yine Krav Maga'da siyah kuşak, Brezilya Jiu Jitsu'sunda ise beyaz kuşak sahibi... Film gibi bir hayat. Dağlarda aç geçen 7 gün... Karşınızda gerçek bir 'Survivor' olan Arnavut bir dövüş sanatları ustası Altin Qoku...

12 Ocak 2020, Pazar 09:19 Son Güncelleme:
- A +
Altin Qoku! Yarışmacı değil, gerçek bir bir 'Survivor'!

Röportaj: Hakan Ateşler

Geçen seneden bu yana Fanatik'in dövüş sanatları ustalarıyla yaptığı röportajlar büyük beğeni toplarken en çok ilgi çeken konular ise bu ustaların hayatlarıydı. 

Avi Nardia'nın kendi ülkesi İsrail'e tepki gösterip Japonya'ya gitmesi ve dövüş sanatlarında kendini geliştirmeye devam etmesi en önemli detaylardandı.

2 hafta önce yine İstanbul'da dünyanın önemli dövüş sanatları ustaları yeniden buluştular. Self Defence İstanbul krav maga okulunun ev sahipliğinde düzenlenen seminerde şu anda İtalya'da yaşamını sürdüren Arnavut Altin Qoku da vardı.

Onunla yaptığımız röportajda adeta bir survivor yarışmasını andıran hayatından, kadına şiddete, öz güvene ve dövüş sanatlarına kadar birçok konuyu konuştuk. 

İşte 90'larda Balkan ülkelerindeki savaşı ve zor günleri geride bırakmak adına İtalya'ya geçmeye çalışırken tam 7 gün ağzına tek lokma girmeyen, su içerek hayatta kalan ve dövüş sanatlarında ustalaşan siyah kuşak sahibi Altin Qoku röportajımız...

*Bize röportaj imkanı veren Self Defence İstanbul baş eğitmeni Serdar Üsküplü'ye teşekkür ederiz.

İstersen hayat hikayenle başlayalım? Neden dövüş sanatları ve neden krav maga?

Çocukluğumdan beri dövüş sanatlarını çok severdim. 17 yaşındayken karateye başladım. Hayatımı bunun üzerine kurmaya küçük yaşta karar vermiştim ve karateyle başladım. Karateden sonra İsrail'e gittim ve Krav Maga öğrendim. 

Karatede siyah kuşak sahibiydim zaten ama yıllar geçtikçe arkadaşlarımdan Krav Maga'yı duydum ve modern Krav Maga'yı öğrendim. Çünkü modern olduğu gibi geleneksel Krav Maga da var. Geleneksel olanını mutlaka öğrenmelisiniz. Çalışması ve öğrenmesi de açıkçası çok kolay. Herkes her şekilde öğrenebilir.

"Hayatta kaldım ve şu an bunu öğretiyorum"

Çok büyük zorluklar atlatarak şu an yaşadığın ülke İtalya'ya geçmişsin. Hikayeni anlatır mısın?

Ben Arnavutluk doğumluyum ama İtalya'da Perugia'da yaşıyorum. Orada bir dojo'mm (salon) var. 24 yıldır oradayım. Çok fazla detaya girmeye gerek yok aslında. 90'lı yıllarda Balkanlar'ın durumu ortada... İtalya'ya geçmeye karar verdim. Yunanistan'ı denemiştim, olmamıştı. İtalya yolunda dağlarda, kontrollerden saklanmak için 7 gün geçirdim. Hiçbir şey yemedim sadece su içtim ama hayatta kaldım. Şuanda da insanlara hayatta kalmayı öğretiyorum. 

Siyah Kuşak sahibi olunca ego tavan yapıyor herhalde!

Karatede siyah kuşağım ve 2 danım var. Krav Maga'yı keşfedince 2 dandan sonra karateyi bıraktım ve Krav Maga'yla devam ettim. Brezilya Jiu jitsu'da da beyaz kuşak sahibiyim. Ama kuşaklar ve danlar yükseldikçe egon azalıyor. Gerçek sporcuda olması gereken bu. 

(*dan - siyah kuşaktan daha üst bir kuşak olmadığı için üstüste kazanılan rütbeler)

"Dojo'da seviye seviye gideriz"

Krav Maga'yı hangi yönetmle öğretiyorsunuz?

Benim salonumda, dojo'mda insanlar önce öğrenir. Seviyeyi yavaş yavaş yükseltiriz. Sonuçta asker değiliz. Herkes önce öğrenmeye konsantre olur. Sonrasında da gerçekten zorlu çalışmalar başlar, bir çocuğun büyümesi gibi. Bu da aynı çalışma. 

"Egosunu yenemeyeni salondan kovarım"

Özellikle erkekler dövüş sanatlarına meraklıdır. Sorun yaratanlar, şov yapanlar da oluyordur. Nasıl karışılık veriyorsunuz bu kişilere?

Benim salonuma egosuyla gelen kişinin sorunu kendisiyledir. Onu önce diğer gruptan ayırır ve sistemi öğretirim. Öğrenmiyorsa da onu kovarım. Para kaybetmek burada çok önemli değil. Kapı her zaman açıktır. O kişi geri gelmek isterse de eğer düzelmişse onu yeniden salonuma alırım. İnsanlara ikinci şansı vermek her zaman iyidir. Öğretmen olmak bunu gerektirir. Herkes de öğretmen olamaz. Çünkü ben para kazanacağım diye o kişiyi slaonda tutarsam diğer öğrencilerimi kaybedebilirim. 

"Kadına şiddet İtalya'da da aynı"

Gelelim en önemli konulardan bir tanesine... Kadına şiddet... İtalya'da durum nedir? Türkiye'de bu sorunu çözemiyoruz.

İtalya'da da kadına şiddet ciddi bir problem. Türkiye'de de aynı problemin olduğunu biliyorum. Şunu net olarak söylemek istiyorum, bu uluslararası bir sorun. İstanbul, Roma, Arnavutluk hiç fark etmez. İtalya Avrupa'nın göbeğinde diye, sizde olan olaylar orada yaşanmıyor zannetmeyin. Hepsi yaşanıyor. 

"'Erkekler güçlü' deyip korkmamalılar"

Peki erkeklere oranla fiziksel olarak çok daha güçsüz olan kadınlar ne yapacaklar?

Kadınlar mutlaka kendilerini savunmayı bilmeliler. Mutlaka salona, dojo'ya gelip Krav Maga öğrenmeliler diye düşünüyorum. 'Erkekler güçlü' deyip korkmamalılar. Burada gücün hiç önemi yok. Kadın ya da erkek herkesin kendisini savunmayı öğrenmesi şart bence. Ayrıca çok ciddi bir spor yapma durumu da var. Fit oluyorsunuz, kendinize güveniniz artar. Mutluluk hormonu daha çok salgılanır. Kilolu olmanız veya hareketsiz kalmanız Krav Maga'ya başlamanıza engel değildir. Başlamak kafada başlar! Her zaman deneyin, 'Ben yapamam' demeyin. 

"Hayat filmlerdeki gibi değil"

Şunu söylemeliyim ki, kendini savunmayı bilen bir kadın bu konuda hiçbir bilgisi olmayan çok güçlü bir erkeği yerle bir edebilir. Benim böyle bir kadın öğrencim var. 50 kilo ama öyle bir yumruk atıyor ki, herkesi yere serebilir. Bu teknikle alakalı. Tabii ki kendine güvenle de... Hiçbir şey bilmemekten çok daha iyi. Savaş sanatları, dövüş sanatları... Bunları mutlaka herkes bilmeli. Sokaktaki tehlike çok farklıdır. Filmlerdeki gibi değildir. Şiddet aileden gelen bir sorun. Bazen hangi dövüş sporunu bilirseniz bilin, bir işe de yaramayabilir. Bu maalesef bir kültür sorunu. Burada gerçek çözüm aileler ve onların alacakları ve çocuklarına verecekleri eğitimle olacaktır. 

"Para mutluluğu getirmez"

Son olarak özellikle Krav Maga felsefesinin ilginç yönleri var. Hepiniz olduğunuzdan çok daha genç gösteriyorsunuz. Sürekli gülüyorsunuz. Nedir bu kadar mutlu olmanın sırrı?

Hayat zor olabilir ancak her şeyi paraya bağlamamak lazım. Ben hayatı seviyorum. Dövüş sanatları öğrenmek bir kültürü öğrenmektir. Sadece dövüşmek ya da yumruk ve tekme atmak değildir. Basit olmayı bilmelisiniz. Hayatta mutlu olmak çok zor değil. Para mutluluğu getirmez. İstediğiniz yerde yaşıyor, sevdiğiniz işi yapıyorsanız, aileniz ve çocuklarınızla mutluysanız daha ne isteyebilirsiniz? Birçok insan, stresli işlerde çalışıp iyi para kazanıyor ama çoğu mutsuz. Krav Maga yapanlara bakın, enerjileri yüksektir, mutludurlar. Ben 46 yaşındayım. Siz söylediniz 35 yaşında gösterdiğimi. Hocalarımız da böyle... 

Sürekli aynı tipler, aynı sorular ve sorunlar... Hiç sıkılmıyor musun? İnsanla uğraşmak zordur.

İnanın hiç sıkılmıyorum. Yaptığım işi seviyorum. Bu yeterli bir cevap bence. 

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...