Abdullah Avcı: federasyondan iki kere ceza yedim

Beşiktaş Teknik Direktörü Abdullah Avcı, siyah-beyazlı takımın gündemi, yerli-yabancı tartışması ve imza töreni sonrası yaşadığı süreçle ilgili açıklamalarda bulundu.

27 Kasım 2019, Çarşamba 08:19
- A +
Abdullah Avcı: federasyondan iki kere ceza yedim

Beşiktaş Teknik Direktörü Abdullah Avcı, DMAX'te yayınlanan "Aslında?" programında Fuat Akdağ ile Bağış Erten'in konuğu oldu.

"Duran oyunda pas oyununu kaldırdım"

“Bir takım oluştururken, bir inşaata başlarken temelini sağlam atmak lazım. Bu işin temeli de savunmadır, hücum oynarken dahi savunmayı iyi yapabilmektir. Temelde hep savunma oynadık, “hep savunma oynuyor” dendi. Direkt oyun oynadık, eski tabirle “doldur boşalt oynuyor” dendi. Ben geçiş oyunu diyorum, eski dilde kontratak denen oyunu oynadık. Oyuncu kalitesinin artmasıyla birlikte, bugünkü futbolda benim de esinlendiğim pas oyununu iki senedir Başakşehir’de oynuyordum. Bu da güçlü bir oyundur. Dünyada şu an City oynuyor, Liverpool zaman zaman oynuyor. Bu oyuna geçişte sancılar yaşadık. İyi oynadığımızda da bazen sonuç alamadık. Ne yaparsan yap sonuç almak zorundasın. Bu nedenle pas oyununun bir kısmını kaldırdım. Bu nasıl oldu? Duran oyunda pas oyununu kaldırdım, akan oyunda devam ettiriyorum. Aslında öteki bölgeye geçtikten sonra 3-2-5 formatını yine alıyorum. Aslında tamamen bir değişiklik yok, ufak dokunuşlarla, oyuncuların da gelmesi ve katılımcı rekabetin oluşmasıyla birlikte sonuçlar da bunu biraz destekledi.”

"Diyor ki “ıslatamazsın”. “Islatacaksın” dedim"

“Bugün Premier Lig’i seyrettiğinizde zeminler arasında bir farklılık görebiliyor musunuz? Onun için dünyanın en önemli ligi, onun için görseli en iyi ligi. Işığı bile farklı... Ben de uluslararası seviyede çalıştım, yurtdışına çok gittim geldim. Futbol oynamak istemeyen bir takım, çimi uzatıp sahayı ıslatmıyor. Ben bu yüzden iki kere de ceza yedim. Diyor ki “ıslatamazsın”. “Islatacaksın” dedim. İki kere Futbol Federasyonu’ndan ceza yedik. Tek elden, yani tek firma üzerinden bütün zeminlerin standart hale gelmesi lazım.

"Dorukhan’ın sakatlığı..."

Bizim Vodafone, 10. haftada yeni düzeldi. Dorukhan’ın Alanya maçında geçirdiği sakatlığı büyük ölçüde zeminden kaynaklanmıştır. Sporcu sağlığından bahsediyoruz. Ankara’da bunu Alparslan diye bir oyuncum vardı onunla yaşadım. Neden? Puan alacağım diye. Ama sporcu sağlığı gitti. Oyunun kalitesi gitti, görselliği gitti.”

"Yerli yabancı rekabetini sağlayacaksın"

“2012’de A Milli Takım’da çalıştığım dönemde yerli-yabancı rekabetini sağlayacak ortamı oluştururken ele alınan ilk konu başlığı eğitimdi. Okul eğitimi, öncelikle birinci kriter. İnsan kaynağına yatırımı yapacaksın, yerli havuzunu genişleteceksin, yerli yabancı rekabetini sağlayacaksın. Bunu konuşmayalım; 5+3, 10-4, 11-2, 8, düştü, kalktı. Konu bu değil. Konu, yerli oyuncuyla yabancı oyuncunun rekabetini sağlayın, tercihini kulüpler ve teknik adamlar yapsın. Bu kadar.”

"İlk imza attıktan sonra caddede arabaya binemedim"

“Beşiktaş takımının teknik direktörü olmak hakikaten bir tutku... Metin Tekin söylemişti bunu. Ben kararımı vermeden fikir alışverişi yapmıştım. ‘Beşiktaş’ın duygusu ve tutkusu başkadır’ dedi. ‘Kararını ona göre verirsen, daha doğru bir karar vermiş olursun’ dedi. Hakikaten tutkusu, duygusu başka bir şey. Bunu olumlu olumsuz yaşadım. İlk imza attıktan sonra caddede arabaya binemedim. Geçen gün bir köydeydim, ‘Abim gelmiş gibi sevindik’ dedi oradaki köylüler. Güzel tarafları da var, zorlukları da var.”

‘Ama benim Şampiyonlar Ligi’m var’ dedi"

"Son üç senesinde bence çok harika başarılı bir teknik ekip ve kulüp vardı bundan evvelki süreçte. Evet, içinde detayları var. Şampiyon olsaydım başkası yapmış olacaktı. Kaybedince Abdullah Avcı kaybetti. Doğru mu? Çok içine girmiyorum. Bu ligde hakemlerimizin maçları kusurlu ilan edildi. Ama diğer taraftan başka bir şey değişmedi. Geçen gün bir yemekteydik, Giovanni Guidetti’ye sordum. ‘Ne hissettin ikinci olunca?’ dedim. Çünkü fotoğrafta mutsuz görünüyordu. Aslında çok önemli bir ikincilik. Son sayıya kadar getirmiş. Dedi ki işte, ‘Hollanda’da şöyle kaybettim, burada kaybettim…’ ‘Bende de aynı dert, üç ikincilik, iki kupa finalim var’ dedim, penaltılarla kaybettim. ‘Ama benim Şampiyonlar Ligi’m var’ dedi. Kaybederken kazanabilmeyi öğrenmek..."

"Beş maçla antrenörlüğümü sorgulayamazsınız”

“Hakikaten çok büyük bir takıma geldim ve ben buraya gelene kadar 20 sene çok önemli sınavlardan geçtim. Yani ben Türk futbolunun bütün kademelerinde çalıştım. Altyapıda çalıştım, yardımcı antrenörlük yaptım, uluslararası genç milli takımlarda çalıştım, A Milli takımda çalıştım. 2. Lig’de bir takım aldım lige çıktım ve devamlı bir sınav verdim ben. Bunun içinde çok detaylar var. Ve ben buraya geldiğimde beş maçla benim antrenörlüğümü sorgulayamazsınız. Performansı sorgula, ben de sorguluyorum kendimi çünkü.”

“Sıra takımı Wolverhampton’ı yenemedik o gün, öyle bir ifade vardı. 93. dakikada tek pozisyonla maçı kaybettik. Üç gün sonra City’i yendiler onlar. Oyunun içinde de 3 tane değişik opsiyonları var, hem karşıdayken hem hücum ederken. Buna ders çalışıyoruz, işte bu o gün de boşlukta olduğumuz bir dönemdi, kulübün de boşlukta olduğu bir dönemdi. Benim de kendimi iyi hissetmediğim, daha doğrusu yani bu sorgulamadan dolayı. Sorgulamak mı veya çok eleştiri mi diyeyim iyi hissetmediğim bir durumda yaptığım bir açıklama.” (Skorer)

YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Sıradaki haber yükleniyor...