MENÜ

Abdülkerim Bardakçı: 42 numaralı formayı her zaman en iyi şekilde taşıyacağım

Süper Lig ekiplerinden Konyaspor forması giyen takım kaptanı Abdülkerim Bardakçı kulüp dergisine açıklamalarda bulundu. Dört sezonluk ayrılığın ardından Konyaspor’a geri dönen Abdülkerim Bardakçı kariyerini ve hedeflerini anlattı.

07 Mart 2021, Pazar 11:58 Son Güncelleme:
- A +
Abdülkerim Bardakçı: 42 numaralı formayı her zaman en iyi şekilde taşıyacağım

Süper Lig ekiplerinden Konyaspor forması giyen takım kaptanı Abdülkerim Bardakçı kulüp dergisine açıklamalarda bulundu. Dört sezonluk ayrılığın ardından Konyaspor’a geri dönen Abdülkerim Bardakçı kariyerini ve hedeflerini anlattı.

"HEDEFLERİME HER GEÇEN GÜN BİRER BİRER ULAŞMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUM"

Öncelikle bize biraz kendinden bahseder misin?

7 Eylül 1994 tarihinde Konya’nın Meram ilçesinde doğdum. Rahmetli babam polisti ve mesleğinden dolayı küçük yaşta Zonguldak’a yerleştik. Ardından 14 yaşında Konyaspor seçmelerine katılmak için uydurduğum küçük ve tatlı bir yalan sonrasında yeniden Konya’ya yerleştik. Lise mezunuyum. Futbolu seviyorum.

Herkesin futbola başlama hikayelerinde bir ilginçlik olabiliyor. Abdülkerim Bardakçı’nın futbola başlama hikayesi nasıl gerçekleşti?

Benim hikayem çok ilginç değil galiba… Zonguldak’a polis olan rahmetli babamın tayininden dolayı gittikten sonra 9 yaşında babam kendisi de futbolu çok seviyordu beni Zonguldak’ta Fenerspor’un alt yapısına yazdırdı. Orada oynamaya başladı. Sonrasında 14 yaşında doğduğum memleketimin takımı Konyaspor’a transfer oldum.

Her işe başlarken insanlar kendilerine ilerisi için bir hedef koyarlar. Sen futbola başladığında bu hedefini ne olarak belirledin ve bugün bu hedefinin neresindesin?

Tabii ki de kendime hedefler koydum. Öncelikli hedefim profesyonel olarak çok sevdiğim futbolu meslek olarak yapmak. İkinci hedefim memleketimin takımı olan Konyaspor’umuzda takım kaptanı olarak mücadele vermek. Üçüncüsü burada kendi ve takım adına başarılı olarak, kulübümüze de maddi anlamda katkı sağlayarak Avrupa’ya veya yurt içine transfer olmak. Son olarak da ay-yıldızlı formayı A Milli Takım seviyesinde giymekti. İlk iki hedefime ulaştım. İnşallah en kısa sürede diğer hedeflerimi de gerçekleştiririm.

"RAHMETLİ BABAMA SÖYLEDİĞİM ‘KONYASPOR’UN SEÇMELERİNE KATILACAĞIM’ TATLI YALANI HAYATIMI DEĞİŞTİRDİ"

Konya doğumlusun ama futbola ilk adımını attığın takım 2207 yılında filiz lisans ile Zonguldak Fenerspor. Ardından 2009 yılında Konyaspor alt yapısına ilk transferini yapıyorsun. Bundan biraz bahseder misin?

Bu hikaye biraz ilginç. Ufak ve tatlı bir yalandan sonra benim Konyaspor maceram başladı. Rahmetli babamın mesleğinden dolayı Zonguldak’a gitmiştik. Akrabalarımızın tümü burada olduğu için her yaz tatilinde buraya geliyorduk. O yıl maddi sıkıntılar nedeniyle Konya’ya gelemeyecektik. Ama gelmeyi çok istiyorduk. Babamın beni kıramayacağı tek nokta futboldu. Ben de o zaman Konyaspor’un alt yapı seçmelerinin olacağı yalanını söyledim. Tabii ki babam bunu duyunca borç-harç bir şekilde temin ettiği parayla bizi Konya’ya gönderdi. O zaman gerçekten de seçmeler varmış. Beden Eğitimi öğretmeni olan dayımla birlikte seçmelere gittik. Ön libero oynuyordum. Seçmelerde beğenildim ve takımda kaldım.

Transfer yasağının olduğu dönem her genç oyuncu gibi senin adına da büyük bir fırsattı. Bu fırsatı iyi değerlendirip önce 1.lig şampiyonluğunu elde eden takımda ardından da Süper Lig’de forma giymeye başladın. O günlerden bize neler söylerdin? Senin adına herhalde unutulmazlardı?

Evet.. Ben şimdinin U21 yani o dönemin A2 Takımı’nda oynamadan direkt olarak U18 Takımı’ndan A Takıma gelmiştim. Transfer yasağı vardı. Benimle birlikte çok sayıda arkadaşım A Takıma yükseldi. O dönemde takımda yer alan ağabeylerimiz bizi oldukça iyi karşıladılar. Aralarına aldılar ve çok iyi bir aile ortamı sağladık. Hocamız Osman Özdemir’di. O sezon play-off yarı finali oynadık. Ama Kasımpaşa’ya elenmiştik. Ondan sonra takımda sürekli oynamaya başladım. 2012-2013 sezonunda yine iyi bir kadromuz, birlikteliğimiz ve aile ortamımız olan bir takımla mücadele ettik. Kimsenin bize şans vermediği sezon başarılı olarak Konyaspor’umuzu hak ettiği Süper Lig’e taşıdık. Tabii ki de 17 yaşındaki genç ve hedefleri olan bir oyuncu için unutulmaz günlerdi.

Süper Lig’deki ilk maçını hatırlıyor musun? Çıkarken neler düşündün?

17 yaşındaydım. Fenerbahçe gibi bir takıma karşı ilk Süper Lig maçıma çıktım. O günde hocam bana güvenerek şans verdi. Süper Lig’de memleketim takımında dolu tribünler önünde oynuyordum. Tabii ki büyük bir heyecan vardı. Belki ilk yarıyı 2-0 geride kapatmamız ve ilk 45 dakika sonunda oyundan çıkmam kötü anılar olabilir. Ama maçı 2-0’dan muhteşem bir geri dönüşe imza atarak 3-2 kazanmamız unutulmazdı.

"İLK GOLÜMÜ ATTIĞIM ESKİŞEHİR MAÇINDAKİ DUYGULARIM ‘GERÇEKTEN ANLATILMAZ YAŞANIR'"

Konyaspor’umuz formasıyla Süper Lig’de ilk resmi golünü Eskişehirspor’a karşı oynanan lig maçında iç sahada atmıştın. O an neler hissettin?

O dönem birlikte çalıştığımız Teknik Direktörümüz Aykut kocaman bana antrenmanlarda duran toplarda sık sık ileri çıkarak fırsat aramam için çalışmalar yaptırıyor ve uyarılarda bulunuyordu. Kendisinin üzerimdeki emeği gerçekten çok büyük. Eskişehir maçında da duran topta ileriye çıktım. Beklediğim fırsatın bu olduğunu düşündüm. Topa inanarak gittim ve vuruştan sonra topun ağlara gitmesi, yaşadığım sevinç, takımımızın sevinci, dolu tribünlerin ismimi hep birlikte söylemesi, stadyum anonsunda ‘Konyaspor’umuzun golü 42 numaralı formasıyla Abdülkerim Bardakçı’ denilmesi bugün bile tüylerimi diken diken eden ve hayatımın sonuna kadar unutamayacağım çok çok özel anlardı.

Sonrasında fazla forma şansı bulamayınca sırasıyla pilot takımımız Karatay Termal 1922 Konyaspor, Adana Demirspor, Samsunspor, Giresunspor, Denizlispor ve son olarak Altay takımlarında forma giydin. Denizlispor’da Süper Lig’e çıkma sevincini de yaşadın. Oynadığın bu takımlar ve mücadele ettiğin liglerin futboluna neler kattığını düşünüyorsun?

Tabii ki de oynadığım her takımın, mücadele ettiğim her ligin, çalıştığım her teknik direktörün bana ayrı ayrı şeyler kattığını düşünüyorum. Konyaspor ile ilk senemde play-off yarı finali oynadık. 2 sene sonra gittiğim Adana Demirspor’da yine üzerimdeki emeği yadsınamaz Ünal Karaman hocamızla genç bir kadro ile play-off yarı finali oynadık. Rövanşta 1 gol attım, bir topum da direkten döndü. Lige çıkamadık. Samsunspor’da mücadele ederek takımı ligde tuttuk. Denizlispor’da şampiyonluk olarak Süper Lig’e yükselme sevinci yaşadık. Altay ile başarılı bir sezon geçirdik. Her dönemin gelişimimde katkısının olduğunu söyleyebilirim.

"KONYASPOR’A SEZON BAŞINDA GELİRKEN ‘DİREKT OYNAYACAĞIM’ DEDİM VE ALLAH’A ŞÜKÜRLER OLSUN BU HEDFİMİ DE GERÇEKLEŞTİRDİM"

Ve sonrasında bu sezon başında Konyaspor’umuza yeniden dahil oldun… Bu sezon başında kendine hedef olarak ne çizmiştin?

Aslında Konyaspor’da oynamayı 2-2,5 sezon öce düşünüyordum. Dahası kendimi buna hazır hissediyordum ama nasip değilmiş o gün olmadı. Bu sezon gerçekleşti. Sezon başında takıma dahil olduğumda tek düşüncem ‘Ben Konyaspor’un vazgeçilmezi olacağımdı’… Aksini düşünmedim bile. Çok şükür Beşiktaş maçı ile formaya kavuştum ve bana göre bugüne kadar da Konyaspor’umuzun formasını hakkıyla terlettim. İnşallah takımıma daha fazla katkı sağlarım.

Beşiktaş ile iç sahada oynanan ve 4-1 kazandığımız 2.hafta maçıyla birlikte yeniden Konyaspor’da formana kavuştun. O maçtaki duyguların nelerdi?

Gençlerbirliği maçında Marin Anicic sakatlandı. Hiçbir futbolcunun yaşamaması gereken bir durum. Ondan sonra bana forma şansı geldi. Daha önce de dediğim gibi sezon başı hedefim burada direkt oynamaktı Gelen fırsatı iyi değerlendirdiğime inanıyorum. O gün iyi oynadık ve maçı da farklı kazandık. Daha sonra hocamda bana güvenerek oynatmaya devam etti. Bu güveni boşa çıkarmadığımı düşünüyorum. Amacım her geçen maç daha da üzerine koyarak gelişimimi sürdürmek.

"BUGÜNLERE GELMEMDEKİ EN BÜYÜK ETKEN KENDİME OLAN ÖZGÜVENİM VE İNANCIM"

Bakıldığında Beşiktaş maçıyla başlayan seride her geçen hafta üzerine koyarak büyüyen ve dikkatleri üzerine çeken bir Abdülkerim Bardakçı var. Sana göre bu gelişimindeki ve yükselişindeki (hem oyun hem de performans anlamında) en büyük etken neydi?

Bana göre en önemli etken ÖZGÜVEN… Kendine güvenen, daha iyi şeyler yapabileceğine inanan, mücadeleci, hırslı bir yapım var. Bu durumun gelişimime katkısının olduğuna inanıyorum. Her maç, verilen mücadele, yapılan hatalar, yapılan güle işler, bunların analizinin ve değerlendirilmesinin yapılması, çıkarılan dersler insana kişilik ve oyunculuk anlamında çok şeyler katıyor. Olmazsa olmaz ise kendine güvenmek. Bunun en önemli artım olduğunu düşünüyorum…

Mevki itibariyle ülkemizde fazla bulunmayan özelliklere sahip oyunculardan birisin. Bu nedenle mutlaka diğer takımlarında ilgisi oluyor. Bu durumun seni olumlu anlamda etkileyip performansının artmasına katkı sağladığını düşünüyor musun?

Futbol seçmelerinde ön libero oynadığımı söylemiştim. Oradan gelen özellikler, sol ayaklı ve topu oyuna sokma adına başarılı bir stoper olmam (söylenilen bu) aranılan biri olarak dikkat çekmemi sağlıyor. Bu nedenle ilginin olması gayet doğal diye düşünüyorum. Bu durum beni şımartmadan, ayaklarımı yerden kesmeden yoluma devam etmeme ve daha da iyi olmam gerektiğine neden oluyor. Şu an zaten Türkiye’nin büyük ve önemli kulüplerinden biri olan çocukluk aşkım Konyaspor’umuzda forma giyiyorum. Ama ileride gerek yurt içinden gerekse yurt dışından teklifler olursa tabii ki de kulübümün maddi anlamda kazanç sağlayacağı bir durumda transfer yapmak isterim.

Biliyoruz ki son yıllarda futbolda artık fiziksel mücadele kadar önemli bir diğer noktada mental anlamda sağlam kalmak. Sen bu konuda herhangi bir destek aldın mı?

Bu konuda profesyonel bir destek almadım. Ama samimi olduğum arkadaşlarımla ve ağabeyimle birlikte ger maç sonrasında değerlendirme yapıyoruz. Neleri doğru, neleri yanlış yaptığımızı konuşuyoruz. Daha iyi nasıl yapabiliriz diye analiz yapıyoruz. Bunun faydasının olduğuna inanıyorum.

Konyaspor bu sezon lige genel anlamda bakıldığında dikkat çeken Beşiktaş ve Fenerbahçe galibiyetlerini de göz önüne alırsak iyi bir başlangıç yaptı. Geride kalan haftaları değerlendirirsen puan ve sıralama anlamında ligde daha üst sıralarda olabilirdik diye düşünüyor musun?

Bence daha iyi olabilirdik. Çünkü gerçekten iyi oynadığımız maçlarda yapılan basit hatalar, duran toplardan goller yedik ve şanssız puanlar kaybettik. Bunun yanı sıra çok sayıda gol pozisyonuna girdiğimiz maçlarda bunları değerlendiremediğimiz için yaşadığımız puan kayıpları oldu. Geriye dönüp bakıldığında bunları da göz önüne aldığımızda hem puan hem de sıralama olarak ligde daha iyi yerlerde olabileceğimizi düşünüyorum. Ama geçmişle yaşamak değil, geçmişten ders çıkartarak gelecekte daha iyi nasıl yapabilirim düşüncesiyle hareket edersek başarılı olacağımızı da biliyorum. Bizde takım olarak bunun için çalışıyoruz.

Mutlaka her maç ve alınan sonuçlar ilerisi için gerekli derslerin çıkartılacağı bir ortam. Sen kendi adına maçlardan önce ve sonra bu tür analizleri yapıyor musun? Bunun oyununa ve saha içerisindeki mücadelene katkılar sağladığını düşünüyor musun?

Futbolda maçlardaki performansınızı oldukça geniş platformlarda değerlendirebileceğiniz, çok kapsamlı analiz programları var. Bunu hem kendimiz hem de kulübümüzün sağladığı imkanlarla yapıyoruz. Maçlardan sonra bunları yapıyorum. Arkadaşlarımla ve ağabeyimle birlikte hatalarımı, artılarımı, eksilerimi görüyorum. Tekrarlamamak adına gerekenleri yapmak için mücadele ediyorum. Kesinlikle bana katkısının olduğuna inanıyorum.

"TARAFTARLARIMIZLA YENİDEN SAĞLIKLI VE BAŞARILI GÜNLERDE BULUŞMAYI SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUZ"

Öncelikle hiç kimsenin alışık olmadığı bir PANDEMİ sürecinden geçiyoruz. Bunun mutlaka psikolojik ve fiziksel anlamda olumsuz yanları olabiliyor. Bununla mücadele etmek için neler yapıyorsun?

Tabii ki de birinci önceliğim kendime iyi bakmak… Bu bizim mesleğimiz. Futboldan para kazanıyoruz. Ailemize bakıyoruz. Kendimize, etrafımıza, ailemize karşı sorumluluklarımız var. Bunları yerine getirmek adına kurallara azami olarak dikkat ediyoruz. Psikolojik olarak da ayakta sağlam durabilmek için moralinizi üst seviyede sağlam tutmak gerekiyor. İnşallah en kısa sürede bu dönemde sağlıklı bir şekilde geride kalır.

Konyaspor taraftar konusunda Türkiye’nin önde gelen şanslı kulüplerinden biri. Ama malum dönemden dolayı taraftarsız maçlar oynanıyor. Mutlaka herkes gibi sende taraftarlara karşı oynamayı özlemişsindir. Taraftarsız oynamanın avantajları ve dezavantajları neler? Ayrıca taraftarlara karşı oynamak için sabırsızlanıyor musun?

Konyaspor taraftarının nasıl olduğunu söylemeye gerek yok. Çünkü tüm Türkiye bunu gerek takımımızın maçlarında, gerekse milli takıma ev sahipliği yapıp, onları buradan 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’na yolladığımız eleme maçlarında gördü. Bende 17 yaşında onların huzuruna çıktım. Oynadığım her maçta bana ve diğer futbolcu arkadaşlarıma, ağabeylerime sonuç ne olursa olsun destek verdiler. Bunu herkes de biliyor. Onlarla yeniden bir arada olmaktan büyük mutluluk duyacağımızı ve bu konuda sabırsızlandığımızı söylemeliyim. İnşallah en kısa sürede evimizde onlarla buluşmak için can atıyoruz.

"İYİ BİR FIRSAT OLURSA KULÜBÜME DE KATKI SAĞLAYIP TRANSFER YAPMAK VE AY-YILDIZLI FORMAYI A MİLLİ TAKIM DÜZEYİNDE GİYMEK İSTİYORUM"

Öncelikle Konyaspor’daki hedeflerini soralım…

Burada iki hedefim vardı. Birincisi çocukluk hayalim olan Konyaspor formasını giymek ve kulübüme katkı sağlamak. İkincisi de kaptan olarak sahaya çıkmak. İki hedefime de ulaştım. Kupalar ve şampiyonluklar kazandım. Tabii ki kulübümüzün 2022 hedefi şampiyonluk. İnşallah bunu gerçekleştiririz. Bende daha önce söylediğim gibi nasip olursa Abdülkerim Bardakçı’yı bugünlere getiren Konyaspor’a maddi anlamda bir kazanç sağlayıp transfer yapmak isterim. Olmazsa da burada kalıp Konyaspor Efsanesi olmak isterim…

Her futbolcunun hedefleri arasında önce A Milli Takım sonrasında ise Avrupa’da futbol oynamak vardır. Senin de böyle hedeflerinin olduğunu biliyoruz. Neler söylersin?

Daha önce milli takımların değişik kademelerinde oynadım. En üst seviye A Milli Takım. Bu tabii ki de her Türk oyuncunun hayali. Benimde hedefim. Açıkçası bu hedefime gösterdiğim performansımla çok yaklaştığımı düşünüyorum. İnşallah en kısa sürede ay-yıldızlı formayı bir daha çıkarmamak ve önemli başarılarda pay sahibi olmak adına giyerim.

Futbolunu geliştirmek adına neler yapıyorsun?

Her maçtan sonra analizimi yapıyorum. Hatalarımı görüyorum. Bunları tekrarlamamak için neler yapmam gerektiğini düşünüyorum. Maç öncesinde olduğu gibi maçın ardından da maçı kafamda ikinci kez yaşıyorum. Tavsiyeler, değerlendirmeler, hakaret düzeyine varmadığı sürece yapılan eleştiriler hepsini dikkate alıyorum.

Örnek aldığın futbolcular mutlaka vardır. Bu klasik bir durum ama önemli olan örnek almak değil, kendin olarak performansını arttırıp daha ileri gitmek olduğu görüşüne katılıyor musun?

Çocukluğumdan beri örnek aldığım isim hırsıyla, mücadelesiyle Real Madrid’den Sergio Ramos. Takımının başarısı için elinden geleni, hatta daha fazlasını veren, sahada terinin son damlasına kadar savaşan, bunu da herkese gösteren, taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanan, örnek gösterilen bir isim. Örnek almak tabii ki de güzel bir durum. Gerekli dersleri çıkartmak iyi bir şey. Ama bire bir bende böyle yapacağım, böyle olmalıyım demiyorum.

Takımımızın genç isimleri var. Onların geçtiği yollardan geçmiş biri olarak kendilerine neler söylemek istersin? Neleri yapsınlar futbolcu olmak istiyorlarsa?

Öncelikle kesinlikle çok çalışmaları gerekiyor. Takım antrenmanlarından artan kalan zamanlarında ekstra saha ve salon çalışmaları yapmalarının kendilerinden başka kimseye katkısı yok. Bunun kendi avantajları olduğunu, kendilerinin gelişimine büyük katkı sağladığına inansınlar. Hiçbir zaman olmadı, yapamadım diye pes etmesinler. Onlar mücadelelerini sonuna kadar yapsınlar, karşılığını en güzel şekilde Allah’tan alacaklarını unutmasınlar. Bu işlerin yetenek işi olduğunu ancak daha da fazlasıyla nasip-kısmet işi olduğunu da akıllarından çıkarmasınlar…

Abdülkerim Bardakçı futbolun dışındaki zamanlarında neler yapıyor?

Sezon içerisinde maçlardan ve antrenmanlardan kalan zamanlarımda ailemle ve arkadaşlarımla vakit geçirmekten hoşlanıyorum. KRAL isminde bir köpeğim var. Gerçi ona köpek demek istemiyorum. Gerçekten çocuğum gibi. Vaktimin büyük bir kısmını da onunla geçiriyorum. Yaz tatillerinde ise kalabalık ortamlardan uzak bir şekilde kendimi rahatlayacağım ve stresten uzak tutacağım yerlerde inzivaya çekiyorum.

Konyaspor camiasına ve taraftarına son olarak neler söylemek istersin?

Öncelikle bana vermiş oldukları destekten dolayı kendilerine çok çok teşekkür ediyorum. Bu benim için artı bir motivasyon kaynağı oluyor. Daha iyi işler yapmak için çaba harcıyorum, gayret gösteriyorum. Onlar bana desteklerini sürdürsünler. Bende onların her zaman gurur duyacağı Abdülkerim Bardakçı olarak 42 numaralı kutsal formayı her yerde en iyi şekilde taşıyacağımın sözünü veriyorum.

Konyaspor Dergisi


https://www.instagram.com/p/CLRz3UeAG0U/


YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...