47 yaşında dünyanın zirvesinde: Banu Karadağlı

47 yaşında profesyonel olarak basketbol oynayan ilk Türk kadın basketbolcu olan Banu Karadağlı, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Basketbola 10 yıllık aranın ardından dönen Karadağlı, "Benim avantajım, gençlerin tembel olması. Çok çalıştığım için kazanıyorum. FIMBA'da, 2 kez Dünya şampiyonu, 2 kez Dünya ligi şampiyonluğu, Avrupa 2.liği ve 3.lüğüm var. Katıldığı tüm turnuvalarda zafere ulaşan Karadağlı, ömrüm spor salonlarında geçiyor" dedi.

14 Mart 2020, Cumartesi 06:58 Son Güncelleme:
- A +
47 yaşında dünyanın zirvesinde: Banu Karadağlı

47 yaşında profesyonel anlamda basketbol oynayan ilk Türk kadın basketbolcu Bana Karadağlı, hikayesini anlattı. Şimdiye kadar geçtiği yolları içtenlikle anlatan Karadağlı, basketbola 10 yıl ara verdi ancak pes etmedi. Yeniden basketbola dönen başarılı sporcu, FIMBA'da (Veteranlar Ligi) Avrupa'da en iyi, dünyada ise en iyi ikinci oyuncu oldu. Karadağlı, şu anda ise birinci ligde Yalova VIP Gençlik'te forma giyiyor. Zaman zaman oğullarıyla da turnuvalara katılan Karadağlı, yaşadıklarını anlatırken gençlere de çok önemli tavsiyelerde bulundu...

Özellikle FIMBA'ya katılım konusunda sponsor desteğine ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Karadağlı, bu yüzden katılım ücretini kendisinin karşıladığını ve organizasyonun öneminden bahsetti. 47 yaşındaki sporcu, Nenad Krstic ve Naumoski gibi yıldızların da bu organizasyona katıldığını, Türk Milli Takımı'nın kurulması gerektiğini ancak gerekli ilginin olmadığını ekledi. Karadağlı'nın hikayesi ise şöyle...

'Voleybolda milli olabilirdim'

Basketbolla nasıl tanıştınız?

Ortaokulda voleybol oynuyordum ve gayet başarılıydım. Voleybol hocam, devam etseydim milli takıma kadar yükselebileceğimi söylemişti. Fakat okuldaki beden eğitimi öğretmenim, beni basketbola yöneltti. Beden eğitimi öğretmenimin basketbol konusundaki ısrarıyla basketbola başladım.

'Basketbol genlerimizde var'

Profesyonel kariyeriniz nasıl başladı?

Bizim zamanımızda şöyleydi; eğer çok iyiysen, yıldız, genç, A, 3 kategoride de aynı anda oynayabiliyordunuz. Yeni jenerasyonda bu olmuyor. Şu an Genç ve A kategorilerinde birlikte oynanabiliyor. Annem ve ablam zaten eski basketbolcu. Genlerden dolayı yetenekliydim. Annem, Doğan Hakyemez'in eşi ile Beşiktaş Kız Lisesi takımında oynuyordu. Şöyle bir anım var; ablam Özel Türk Koleji'nde okuyor, Sanyo takımında da basketbol oynuyordu. Ablam kulübünü değiştirdi, ve Belediyespor'a geçti. Ablam gittiği kulüpte demişki; "Kardeşim var o da basketbolcu. Onu da takıma alır mısınız?" Onlar da ben çok küçüğüm zannedip, ilgilenmemişler. Halbuki ablamla aramızda 1 buçuk yaş vardı. Aradan biraz daha zaman geçmiş ablam; "Kardeşim gerçekten iyi oynuyor. En azından bir deneyin." diyerek ısrarda bulunmuş. Bunun sonucunda antrenmana davet edildim. O Takım da Türkiye şampiyonluğuna oynuyormuş. Bir kız vardı 1.95 boyunda falan. Ben de uzun mevkiinde oynuyorum ama o zaman boyum 1.74 falan. Şimdi 1.80'im. Hep ilk 5'te oynadım o zamana kadar ama bu kez herhalde 5'te olamayacağım, zaman alamayacağım tedirginliği yaşadım. Kız hem benden uzun hem de iyi oynuyor. Sonra idmanda antrenör ve yönetici beni çok beğendi ve ilk 5 oynadım. Kulüp bazında da ablam sayesinde Belediyespor’a başladım.

'Avrupa karması ile başladım'

FIMBA'da forma giyiyorsunuz. Herkesin bilebilmesi için bunu kısaca anlatır mısınız?

Yaşlılar Ligi. Yani Maxibasketbol esasında açılımı. Türkçe karşılığı aslında Veteranlar Ligi Federasyonu. 6 sene önce oynamaya başladım. Türkiye'de UBA diye bir kurum var. Yurtdışına Türk oyuncuları veriyor. Oradan bir arkadaşım vardı ona söyledim "Ben yurtdışında oynamak istiyorum" dedim. O da "CV'ni hazırla" dedi. Gönderdik. CV'mi gönderdiğim kişi de bu organizasyonları yapan kişi. Beni çağırdılar. Ama Barcelona takım kuramadığı için Avrupa karmasına aldılar.

'MVP olacağımı biliyordum'

Avrupa'daki Dünya Ligi'nde oynadığınız süreci anlatır mısınız?

O an neler hissettiniz?+ Biz o Dünya Ligi'nde Brezilya ile karşılaştık. Şampiyonluk maçıydı ve son saniyelere bir sayı geri girdik. Bana faul yapıldı ve 2 serbest atış kullanacaktım. 2'de 2 yaparak Dünya Ligi şampiyonluğunu kazandık. Dünya'nın en iyisi de Brezilya kadrosunda bulunan Santos Oliviera seçildi, ben dünya ikincisi seçildim. O şampiyonaya gittiğim zaman ben en çok skor yapanın MVP ödülünü alacağını bilmiyordum. Ben sadece oyunumu oynadım, geldim. Bir sonraki sene Amerika'da düzenlendiği zaman o 44 ülkenin antrenörleri en iyiler için oy veriyor. Finale kalan 3 isim arasında yer aldım. Bu 3 isim arasından da kazanan ben oldum.

'Sakatlanmadığım sürece...'

Bu organizasyonda yer alanlar kaç yaşına kadar oynayabiliyor?

Yaş sınırı yok. 70-80 yaş aralığındaysan 70 yaş kategorisi var. Ben genelde 35 yaş kategorisinde katılıyorum. 47 yaşındayım ama 35 yaşlarla oynuyorum. İyi olduğumdan dolayı. Sakatlanmadığım sürece oynamak istiyorum.

'Gençler aşırı tembel'

Yalova'da 1. Lig'de oynuyorsunuz... Oyunculardan yaşça büyüksünüz bu sizin için ne gibi durumlar teşkil ediyor?

Bizim takımdan ya da Türkiye 1. Ligi'ndeki takımlardan istediğin iki sporcuyu al, yaşlarını topla bir ben etmiyorum. Şaka değil bu! En büyük eksiklikleri, onların tembel olmaları ve basketbola kafalarını yatırmamaları. Onlar sayesinde oynuyorum. Çünkü ben çalışkanım.

'Etrafımdaki herkes spor yapıyor'

30 yaş üstü oyuncular 10-15 dakika ortalama ile oynarken, siz 28 dakika ortalama ile oynuyorsunuz. Bunun sırrı nedir?

Kendime çok iyi bakıyorum. Ağırlık çalışmama, kondisyon çalışmama dikkat ediyorum. Hep en iyilerle, profesyonellerle çalışıyorum. Yeme-içmeme de dikkat ediyorum. Böyle olunca sakatlık da olmuyor. Spor salonlarında ömrüm geçiyor. Her şeyim spor. Her gün spora gidiyorum. Arkadaşım yurt dışından geldiği zaman tek söylediğim şey spor salonuna gidelim. Ben spor yapayım, sen takıl diyorum. Arkadaş çevrem de buna uygun. Onlar da spor yapmak zorunda kalıyor.

'Çocuklarıma örnek olmalıydım'

Profesyonel kariyerinizi genel olarak göremedik. Sebebi nedir?

Ben ligde oynarken, çocuklarım ortada yoktu. Hamile kaldım, 1 sene sonra tekrar başladım. Şu anki adı Süper Lig, bizim zamanımızda 1. Lig'di. Ben sürekli 1. Lig'de oynuyordum zaten, teklifler de buradan geliyordu. Ama eşim "Banu iki tane çocuğumuz var. 1. Lig değil, 2. Lig'de oyna" dedi. Ben de sürekli 2. Lig'de oynamaya başladım. Bir zamanlar çok iyi olduğum için, tekrardan da basketbola dönüyorsam eskiyi aratmamam lazımdı. Çocuklarım benim eski oyunumu bilmiyor. Onlara örnek de olmam lazım. Onlara "Banu eskiden de iyiydi" cümlesini duymaları için çok çalışmam lazımdı.'Benden 3 yaş büyük biri antrenörümdü.

Antrenörlerin sizden küçük olması durumu hakkında ne diyorsunuz?

Yeni nesil antrenörler çok egolular. Egoları yüzünden beni 2 sene önce yaşımdan ve tecrübemden dolayı "Banu beni ezer mi" düşüncesiyle takımlarına almadılar. Çocuklarımdan 3 yaş büyük biri benim antrenörüm olmuştu. Bana sürün derse sürünürüm, kalk derse kalkarım. Benden küçük olması beni ilgilendirmiyor. Saygısız ya da çok bilmiş gibi davranmam söz konusu değil. Herkes saygılı olmalı ve haddini bilmeli. Bu konuda hassasım.

'Teklifi onlar yaptı'

Türk Milli Takımı'nın kurulması...

'FIMBA Başkanı da benim'

Kendileri bana teklif getirdi, ben de kabul ettim. Türkiye'deki organizasyonları ben düzenliyorum. Her ülkenin kendi veteran ligleri var. Brezilya'da lig var mesela. Kendi ülkelerinin milli takımları var. Türkiye'de bizden birilerini seçseler, zaten birkaç isim var. Türkiye adına biz oynasak güzel olmaz mı? Neden Brezilyalı adına oynayayım. 2020 buradaki son senem. Muhtemelen Arjantin'de oynayacağım diyeceğim çünkü en eski kulüpleri seçme hakkım var. Keşke milli takımımız kurulsa, niye bu ülke için savaşmayayım ki!

'Yıldızlar da burada'

Ünlü oyuncular da bu organizasyonda yer alıyor mu?

Nenad Krstic ve Petar Naumoski. Naumoski da ben de MVP seçildik. O 50 yaş üstü kategoride oynuyor. Eski profesyoneller ve NBA kariyerli eski basketbolcular var. Hala oynuyorlar. FIMBA ilan veriyor katılım için ama Türkiye'deki insanlar bir sene çalışıp antrenman yapayım demiyor. Son bir ay kala idman yapınca sakatlanıyorlar ya da turnuvaya katılamıyorlar. Katılım ücreti konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Bunların hepsine kendi param ile katılıyorum. Sponsor gerekiyor.

'Oğullarım ile birlikte basketbol oynuyorum'

Oğullarınız da basketbolcuydu...

Oğullarımla birlikte erkek takımında forma giyiyorum. Onlarla Alaaddin Tatlıdede yönetimindeki Best Akademi Spor Kulübünün organizasyonunda basketbol oynuyorum. Bu akademi bana çok katkı sağladı. Antremanlarda çalıştıklarımı bu ligde uygulayarak performansımı ve gelişimimi arttırıyorum. Bana bu konuda 6 senedir destek veren Alaaddin Tatlıdede’ye de teşekkürlerimi sunuyorum.

Mertcan Polat

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...