ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

At, sahibine göre kişner!

10.02.2009

Alex koşmuyor; Uğur Boral savruk oynuyor; Carlos eski Carlos değil; Güiza golcü molcü hiç değil; Emre´ye verilen paralara yazık; Savunma oyuncuları çok hata yapıyor...

Alex koşmuyor; Uğur Boral savruk oynuyor; Carlos eski Carlos değil; Güiza golcü molcü hiç değil; Emre’ye verilen paralara yazık; Savunma oyuncuları çok hata yapıyor...
Listeyi uzatabilirsiniz... Çoğunda da haklı olabilirsiniz. Ancak Fenerbahçe’nin sorunu, ne Alex’in koşmaması, ne bilmem kimin yürümesi. Fenerbahçe’nin en büyük derdi “GÜVEN” sorunu, başka birşey değil. Oyundan alınan neredeyse her futbolcunun (Semih hariç) tepki koyması, Aragones’in bir sonraki maçta hiçbir şey olmamış gibi o isimleri 11’de oynatması, güveni zedeleyen başlıca unsurdu. Dede, Büyükşehir Belediye maçında yaptığı oyuncu değişiklikleriyle de son noktayı koydu. Direkt olarak, oyundan alınan futbolcuların, hocalarına tepki duymasından falan bahsetmiyorum. Bu, her takımda olabilir. Asıl vahim olan, değişikliklerin tüm oyuncuların kafasında yarattığı güven bunalımı.
Düşünün bir; Devreyi 1-0 yenik kapatmışsınız ancak rakip de 10 kişi kalmış. Hocanız devre arasında Vederson’a, ‘Çıkacaksın’ diyor. “Tamam” diye geçiriyorsunuz aklınızdan, “Rakip bir kişi eksilince, hoca orta sahadan bir adam çıkartıp, Semih’le forveti ikileyecek.” Ama yanıldığınızı çok geçmeden anlıyorsunuz. Çünkü Aragones, Uğur’u sokuyor oyuna. Yani orta sahanın solunda oynayan futbolcunun performansını beğenmiyor ve onunla aynı görevi (ha bir eksik, ha bir fazla) yapacak bir başkasını alıyor oyuna. Yüzde yüz eminim ki, o anda tüm futbolcular içlerinden, “Hadi yaa, sen de” demiş, hatta bir “Yuhh” çekmiştir. Hiç şüpheniz olmasın.
Ve ikinci darbe...
Bursa maçında harika oynayıp, mükemmel iki gole imza koyan Alex, o performansından uzak ama yine de nadir gelişen tehlikelerde onun imzası var. Ve ikinci yarı başlayalı daha 8 dakika olmuş ki, kenardan değişiklik tabelası kalkıyor; Alex dışarı, Kazım içeri. Sadece Alex değil şaşkınlık yaşayan; yöneticisi, taraftarı ve çok daha önemlisi saha içindeki-saha dışındaki futbolcusu aynı durumda. Bu değişiklik yapılırken, Semih geliyor kenara... Hani Alex’le müthiş bir uyum gösteren, onun topu nereye atacağını sezip, vurmadan oraya koşan, ikiye-birler yapan Semih. Aklınız karışıyor. “Olsun, yine de çift forvete döndü” diye düşünecek oluyorsunuz ki, size bir ‘nanik’ yapıyor Dede. Çünkü bir forvet (Güiza) çıkıyor oyundan, bir diğer forvet (Semih) giriyor.
Güven? Tuzla buz...
Birçok şeyi onarabilir, dertlere çözüm bulabilirsiniz ama güven ortadan bir kez kalktı mı, bir daha yerine zor koyarsınız... Geçmiş olsun Fenerbahçe!..

 

1 YORUM
  • speed___ 10.02.2009 08:58:46
    1

    evet aynen Mesut abinin dediklerini yaşadık.vede o dakikadan itibaren maçın bittiğine karar verdik.herşey bir yanada devidin bölesine isteksiz böle umursamaz oynması soru işaretleri uyandırıyor bizde..fenerbahçenin kimyası bozulmuş.iflah olaz artık