Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

09 Aralık 2016 Cuma
Kusursuz fırtına

Son yıllarda gördüğüm en komplike takım Siena. Hücumda Mcİntryee ile başlayan ve saat gibi işleyen düzenleri, savunmadaki mükemmel ötesi yerleşimleri, saldırganlıkları, birebirde hiç yenilmemeleri, onları kusursuz bir takım yapıyor neredeyse.

04 Nisan 2008, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Son yıllarda gördüğüm en komplike takım Siena. Hücumda Mcİntryee ile başlayan ve saat gibi işleyen düzenleri, savunmadaki mükemmel ötesi yerleşimleri, saldırganlıkları, birebirde hiç yenilmemeleri, onları kusursuz bir takım yapıyor neredeyse. Bırakın boş şut atmayı, yanındaki adama pas veremiyor insan, potaya bakamıyor bile rakip savunma önünde. Siena’yı yenmek için en az onlar kadar mücadele etmek gerekiyordu. Fenerbahçe bunu İtalya’da yaptı aslında. Ama karşılığını alamadı top kayıpları ve çember altını hiç kullanamaları nedeniyle.
İstanbul’daki rövanşta aynı konsantrasyonu açıkçası beklemiyordum Fenerbahçeli basketbolculardan. Çünkü öyle bir alışkanlığı yok Türk takımlarının. Siena ise, sezon boyunca bütün maçlarını bu tempoda oynuyor. 10 sayı geride de olsa, 30 sayı önde de olsa maçın 39. dakikasında en üst düzeyde mücadele ortaya koyuyor. Öyle olsaydı, böyle olsaydı, Tanjeviç şunu yapsaydı, hakem o düdükleri çalmasaydı Fenerbahçe maçı kazanabilirdi. Belki 10 maç oynasa Fenerbahçe, 1’ini kazanabilir bu takım önünde.
Genç coach Pianigiani, kendini çok erkenden ispatladı Avrupa’ya. İlk maçın aksine Solomon’u bu kez uzun forvetler Sato ve Carrareto ile savundu şutunu kesmek için. Solomon adamı geçse, nasılsa yardım geliyor, tüm pas yolları kapanıyor. Yine etkisiz kıldı İtalyanlar Euroleague’in en etkili oyun kurucusunu. Seri öncesi çember altında hakimiyet kuracağımızı düşünüyordum. Ama ilk maçtaki oyunları nedeniyle Tanjeviç tarafından cezalandırılan Oğuz hiç, Ömer Aşık da mecburiyetten oynadı. O sahaya girene kadar bir tane pivot basketi yoktu Fenerbahçe’nin. Oysa topu alıp, pivot hareketi yaparak çembere gidebilen sadece iki oyuncusu vardı Sarı-Lacivertliler’in, onlar da Oğuz ve Ömer. Semih, Vidmar, Mirsad ve Rasim’le çember altı sayısı bulamazsın, nitekim bulamadık da.  Siena’da taraftar nasıl baskı yaptıysa hakemlere, Abdi İpekçi tribünleri bir o kadar etkisiz kaldı yine. Maçla alakası yok çoğunluğun, başta Yunan Christodoulou olmak üzere göstere göstere doğradılar bazı pozisyonlarda, en ufak tepki de yok düdüklere, akıllar Chelsea ve Beşiktaş’ta çünkü!
Sonuçta Siena nasıl basketbol oynanır, mükemmel bir ders verdi herkese. Böyle devam ederlerse şampiyon bile olurlar, hiç şaşırmam.