ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Perde arkası

10.10.2008

İlk temasımdı kongre öncesindeki telefon konuşması... “Benim öyle başkan denilmeye de, protokol tribününe de ihtiyacım yok. Başkan olursam dertsiz başıma dert alacağım. Telefonlarımın çalma sayısı 10 katına çıkacak, stresim artacak. Fakat bu kutsal bir görev, geri çevrilmiyor” diyordu.

İlk temasımdı kongre öncesindeki telefon konuşması... “Benim öyle başkan denilmeye de, protokol tribününe de ihtiyacım yok. Başkan olursam dertsiz başıma dert alacağım. Telefonlarımın çalma sayısı 10 katına çıkacak, stresim artacak. Fakat bu kutsal bir görev, geri çevrilmiyor” diyordu. Seçildikten sonra da konuştuk, görüştük. Anlaştığımız da oldu, nlaşamadığımız da... Ama sorun değildi, herkesin yaptığı işiydi, benimkinin temeli de eleştirmek. İlk uzun diyaloğumuz ise geçtiğimiz günlerde oldu.
İki bölüm halinde yayınladık Sadri Şener’in sorularımıza yanıtlarını.
Bunlar yazılı olarak paylaştıklarımızdı. Ama bir de izlenimlerimiz, gözlemlerimiz vardı.
Bir kere belli ki, inandığı, güvendiği insanların kendi başkanlığında birleşmesiyle ikna edilmişti. Görüntü o ki, koltuğa yapışma hevesli de değildi. Dinamik ve genç isimlere her zaman bu kulübün kapılarının açık olduğunu yinelemekteydi.
Kendi sözü de şudur ki; Tabloyu düzeltmeye, eksikleri gidermeye geldik. Ebediyen kalmayacağız.
Tüm bunları bir araya getirdiğimizde ortaya çıkan sonuç; Sadri Şener’in, Trabzonspor’da başkanlık için gönlü olanlar adına önemli bir fırsat olduğudur. Çünkü mevcut durum itibariyle ekonomisi eskisi gibi vahim değil, projeleri işliyor (stat-sponsorluk-TS Club), popülaritesi yükseliyor, futbol takımının kadrosunda en az 4-5 yıl daha ‘zirvede’ hizmet verecek oyuncular bulunuyor.
Yani büyük aksilikler olmazsa Şener ve ekibi bıraktığında, o bayrağı devralacaklar viraneyle değil, küçük işleri kalmış bir inşaatla karşılacaklar.
O zaman o Trabzonspor sevdalıları da bir gün içinde oturacakları binayı yükseltmek için muhalefette değil de yönetimdeymiş gibi tavır almalı, yapıya yeni tuğlalar koymalı. Bu kimse bu yönetimi eleştirmesin demek değil. Başta bizler her icraatın takipçisiyiz, kamuoyu adına eleştiri hakkımızı esirgemeyiz.
Trabzonspor’un başka takımlarda bulunmayan bordosuyla mavisiyle lige, yarışa, hem de sadece 6 haftada nasıl renk kattığı ortadadır. O zaman, bakanından vekiline, taraftarından öğrencisine bu renklerin tüm sevdalıları sadece yakını-tanıdığı başkan ya da yönetici olduğunda değil, Trabzonspor’u özne görerek çalışmalıdır. Bu durum Trabzonspor’un şampiyonluğundan daha büyük bir özlemdir.

0 YORUM