Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

24 Temmuz 2017 Pazartesi
Rezalet!

Muhabirimiz Metin Karabaş, Östersunds-Galatasaray karşılaşmasını değerlendirdi.

14 Temmuz 2017, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Yeni sezonun ilk resmi karşılaşmasında Avrupa Ligi ikinci ön eleme ilk maçında Östersunds ile karşılaşan Galatasaray sahaya beklenen on biri ile çıktı. Yeni transferlerden Belhanda, sakatlığı nedeniyle sahadaki yerini alamazken Maicon ve Gomis mücadeleye ilk on birde başladı. Maçın ilk bölümünden itibaren daha fazla topla oynayan, daha fazla mücadele eden Östersunds yarı alanımızda etkli oldu. Özellikle kanatlardan etkili ataklar geliştiren İsveç temsilcisi Linnes ve Carole’u bir hayli zorladı. Oyunu geniş alanda oynayan ev sahibi ekip, top temsilcimizdeyken ise başarılı bir şekilde alan kapattı. Galatasaray ise hiçbir bölgede organize olamadı. 

Dağınık görüntü!

Orta alanda görev yapan isimlerin hepsi bir birinde bağımsız ve dağınık görüntü sergiledi. Topu ileri taşımakla görevli olan Yasin, Rodrigues ve Sinan’ın ayağına kaç kere top değidiği soru işareti! Maçtaki ilk tehlikeli gol girişimini 35. Dakikada Selçuk’un 30 metreden kullandığı serbest vuruşuyla yakalayan Galatasaray’ın bu girişimini kaleci Keita topu kornere tokatlayarak sonlandırdı. Östersunds’un daha iyi oynandığı ilk 45 dakika 0-0’lık eşitlikle sona erdi.

Gol izlemeye devam

Galatasaray ikinci yarıda daha fazla topa hakim olsa da aslında ilk kırk beş dakikadan çok farklı bir görüntü sergileyemedi. Yine organizie olamayan ve yine topu ileri taşıyamayan bir takım vardı sahada. Ne kanatlar çalıştı ne de Selçuk oyuna ağırlığını koyabildi. 68. dakikada ise Östersunds’ta Ghoddos elini kolunu sallaya sallaya golü attı. Sevunma ise aynı geçen sezon olduğu gibi golü izledi. 69’da ise sorunun sadece Gomis’te olduğunu düşünen Tudor, Gomis-Eren değişikliğine gitti. Bunu da anlamak çok kolay değil! 

Farklı kadro hayal

Golden sonra sahada gezinen ve bu durumdan hiçbir rahatsızlık duymayan oyuncu topluluğunda bir değişiklik olmadı. Tudor’dan da fazla bir şey beklememek gerektiğini düşününce aslında bu durumu çok da yadırgamamak gerektiği ortaya çıktı. Uzatma anlarında ise Hopcutt tam anlamıyla savunmayı ipe dizdi ve farkı ikiye çıkarttı. 2-0. Bahanelerin arkasına saklanmak için fırsat kollayan teknik direktörden daha iyisini beklemek yanlış olurdu. Kendiden kat ve kat zayıf rakibi karşısında bir tek gol girişiminde bulanamamak sahada hiçbir oyuncunun mücadele etmemesi açıklanabilecek durum değil. Rakibine 2-0 mağlup olan Galatasaray’dan İstanbul’daki rövanşta değişik bir tablo beklemek hayal olur.