ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Müthiş derbi!

27.03.2008

Avrupa'da çeyrek finale kalan iki büyük kozlarını ligde paylaşacaktı. Ne bekliyorduk, neler bulduk.

Avrupa’da çeyrek finale kalan iki büyük kozlarını ligde paylaşacaktı. Ne bekliyorduk, neler bulduk. Maç uzatmaya gitti ya, “Şahane derbi”, “Basketbola doyduk” gibi populist yaklaşımlar olacaktır belki. Derbinin özeti, “Al birini, vur ötekine” aslında. İlk 18 dakika Fenerbahçe, Galatasaray’ı adeta ezdi. Hüseyin’in yokluğunda her ne kadar oyun sistemleri etkilense, Hite’ı kenarda tutmak durumunda kalsa da Sarı-Kırmızılılar kesinlikle Abdi İpekçi’ye kazanmak için geldiklerini gösteren en ufak bir reaksiyon ortaya koymadılar. Fenerbahçe ise taraftarının desteği ile müthiş saldırgan ve istekli başladı maça. Savunmada potayı göstermedi rakibe. Neredeyse her hücumda basket buldu, atamadıklarını hücum ribauntlarıyla alıp tamamladı. Smaç üstüne smaç, şov üstüne şov vardı. Fark 22’lere çıktı. Galatasaray belki de en ağır yenilgilerinden birini alacaktı Abdi İpekçi’de. Vidmar hayatının maçını oynuyordu. Ama her zamankinden fazla oynayamadı (!). “Vidmar’ı niye oynatıyorsun” diyenler, şimdi “Niye 2. yarıda oynatmadın” diye eleştirecekler Tanjeviç’i.  Oysa Tanjeviç yıllardır ne yapıyorsa, yine aynısını yapıyor. Maçının adının “Galatasaray derbisi” olduğu onu fazla ilgilendirmiyor. Bir kaç varyasyon yapıp derbi kazanmak yerine felsefesinden ödün vermiyor, bildiğini okuyor. Kendine göre doğru, kimilerine göre yanlış. Madem Tanjeviç ve onun felsefesi Fenerbahçe’de var, bu şekilde kabullenmek gerekiyor. Ama o felsefe Fenerbahçe’nin yapısına, bünyesine uygun mu? O ayrı bir tartışma konusu.
Fark 22’ye çıktıktan sonra Siena serisinde kendisine ihtiyaç duyulan Mirsad oyuna girdi, arka arkaya 3 üçlük salladı, üçü de girmedi. Ciddiyetsizlik, lakaytlık, rakibi küçümseme, çok pahalıya patladı farka gideceğini sanan Fenerbahçeli basketbolculara. 18 dakikada 19 sayı atan Galatasaray 2 dakikaya 9 sayı sığdırdı, 2. yarının başında da 4 üçlük bulup ortak oldu derbiye.  Fenerbahçe farklı kazanabileceği bir maçı rezalet bir ikinci yarı sonrası kaybediyordu neredeyse. Galatasaray ise koskoca 2. yarıda sadece 24 sayı yediği, 22 farktan gelip öne geçtiği maçı kazanmayı bile beceremedi, çünkü kafa olarak hazır değildi buna. Son derece kötü basketbol vardı sahada, galibi de uzatma belirledi.