Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Kalli'nin çiğnenen onuru

Leverkusen maçında da gördük ki, Galatasaray ışıl ışıl parlamakta.

16 Şubat 2008, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Leverkusen maçında da gördük ki, Galatasaray ışıl ışıl parlamakta. Takımın form düzeyinin maksimuma yükselmesi, artı abi-kardeş uyumu mükemmele yakın. Camiada herkesin ağzı kulaklarında. Bir kişi hariç. Ne yapsa kendini beğendiremeyen, sanki bu takımın başında o yokmuş gibi ‘es’ geçilen ve spor programlarının adeta baş mezesi, yalnız adam Feldkamp.
Biz de eleştirdik ama...
Evet, biz de eleştirdik. Hatta eleştirmedik, yerden yere vurduk. O Galatasaray’ın başında olduğu sürece eleştirmeye de devam edeceğiz. Hataları gün yüzüne çıkarmak görevimiz. Ama onu hiçbir şekilde görmezlikten gelmedik. Ağzımızdan en ufak hakaretvari söz çıkmadı. Şimdi bazı futbol ulemaları diyor ki, bu takım Kalli’nin eseri değilmiş. Açalım... Efendim, takımı futbolcular yönetiyormuş. Hırslarıyla ve Hakan Şükür’ün arkadaşları üzerinde yarattığı motivasyonla maçları alıyorlarmış. Durun, daha bitmedi. Galatasaray şampiyon olursa ‘Kalli’ye rağmen’ diyeceklermiş. Bak sen! Fenerbahçe ve Manisa maçlarının kadrolarını sokaktaki 10 yaşındaki çocuk bile yaparmış. Son günlerdeki moda da şu, baktılar bir şey bulamıyorlar, Alman hocanın maç sırasında yaptığı oyuncu değişiklerine kafaya taktılar. Bu kadarı da ayıp beyler. Buldunuz sessiz adamı vurun. Nasıl olsa size cevap vermez. Kalli’ye yaptığınızın onda birini Fatih Terim’e yapabildiniz mi? Efendim, duyamadım sizi.
Evet, bazı yanlış kararlara imza atmış olabilir Alman Panzeri. Hakan ile Lincoln’e verdiği ceza ne kadar mantık dışıysa, Sabri’ye verdiği o kadar hayatın gerçeğiydi. Bakın o cezadan sonra başta Arda olmak üzere paçası tutuşan nasıl oynuyor. Gerets’in nerdeyse kapı önüne koyduğu Mehmet Topal’ı ben mi kazandım. Ya da ‘Emre Güngör’ü alın’ diye tutturan siz miydiniz? İlk 11’de 8 tane yeni isim koyarak şu anda ülkesinde lider olan başka bir takım daha var mı? Pardon sesiniz mi kısıldı!
Size bir soru daha, Eğer Piontek, Derwall ve Kalli olmasaydı, Mustafa Denizli ve Terim şu anki kariyerlerinde olur muydu? Son olarak herkes tutturmuş ‘2000 ruhu’ diye. Aslında yanılıyorsunuz, Kalli’nin Florya’ya ayak bastığı 1992 ruhu geliyor, hem de son hızla.