ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Devler Ligi'ni istemiyorlar!

25.04.2014

Gazetemiz yazarlarından Mehmet Demirkol, Galatasaray'ın gündemini 4 soru 4 cevapla değerlendirdi.

Kötü deplasman karnesi, Mancini’nin sürekli kadroyla oynaması, futbolcuların sahaya karakter koyamaması... Bunların hepsi sorun ancak belki de hepsinden daha önemli bir sıkıntı var: Şampiyonlar Ligi’ni bu kadar istemeyen bir Galatasaray’ı hiç görmemiştim!

1- 22. hafta bittiğinde Galatasaray, Fenerbahçe ile farkı 4 puana düşürmüştü. 8 hafta sonra ise bu fark 14 oldu. 2 aylık sürede Aslan’ın aniden yarıştan kopmasının en önemli sebebi ne olabilir?

20’nin altında bir deplasman galibiyeti yüzdesiyle şampiyonluk olanaksız.
Galatasaray bu farkı üst üste evinde oynarken Fenerbahçe de deplasmanda krize girmişken kapattı. Ayrıca özellikle yabancı oyuncuların Şampiyonlar Ligi için kendilerini ekstra fit tuttukları bir dönemdi bu. Deplasmanda savunma ile hücum arasındaki mesafe çoğaldıkça Galatasaray’ın başarısı düşüyor...
Ancak asıl sebep savunmada ideal diziliş ve ekibin belirlenemeyişi. 10’a yakın oyuncu pozisyonları sürekli değişerek oynadılar. Bunun Mancini’nin eski takımları da dahil örneği yok.
Mancini mayanın tutmasına hiç izin vermedi. Sürekli karıştırarak yoğurt yapılmaz. Tutmaz.   

2- Peki Galatasaray neden deplasmanda bu kadar zorlanıyor? Sezonun ikinci yarısında dış saha galibiyeti alamadılar...

Yukarıda bahsettiğim her şey bunun sebebi. Takım boyu çok uzun, ilerideki üçlü son maçlarda Dünya Kupası çalışmasına giren Sneijder dışında savunmaya dönmüyor. Savunma da hücuma yanaşıp oynamıyor. İstanbul’da ise savunma-orta saha oyuncuları mesafeyi koruyor. Oyunu önde tutuyorlar. Bu kadar uzun bir mesafede futbol oynanmaz. Boyu kısa, hücumu geniş tutarak evde iyi. Hücumu dar, boyu uzun tutarak deplasmanda kötü. Galatasaray bu sene böyle.

3- Şampiyonlar Ligi’nde Juventus’u saf dışı bırakıp, farkı düşürdüğünde Roberto Mancini’nin taktiksel dehası konuşuluyordu. Şimdi ise tam tersi... İtalyan teknik adamın kötü gidişatta ne kadar etkisi var?


Ortada taktik bir deha yok. Rakibi iyi analiz etmiş bir teknik ekip var. Türkiye Ligi’nde ise durum farklı. Çok açık söyleyeyim. Şampiyonlar Ligi’ni bu kadar istemeyen bir Galatasaray’ı hiç görmemiştim. Çok daha kötü sezonları oldu. Ama bu kadar isteksiz hiç olmadılar. Ben sadece Mancini’nin hatası olduğunu düşünmüyorum. Geçen iki yıldaki gibi ortaya karakter koyan oyuncu sayısı az. 

4- Galatasaray’ın bu sezon yaşadığı hayal kırıklığında, hangi futbolcuların beklentilerin altında kalması etkili oldu?

Beklentiyi karşılayan çok az oyuncu var. Son dönemde Sneijder belki. Her ne kadar genel tavrına ısınamasam da Melo. Ve belki hep sonuna kadar vermeye çalışan Yekta. Ancak oyun ve Mancini’nin yarattığı karmaşa herkesi etkiliyor diğer yandan.  Aslına bu durumu Telles’te çok net görüyoruz. Geldiğinin çok gerisinde bugün. Takımın seviyesine indi. Takımda roller demokratik dağılmıyor. Bazı oyuncular diğerlerinden çok daha fazla çalışmak zorunda. Çünkü diğerleri yıldız. Ancak eğer yıldızlar kendilerinden bekleneni en üst seviyede yaparsa diğerleri de hamallığı kabul eder. Yıldız performansını sürekli sergileyebilen oyuncu yokken hamalları ikna edemezsiniz. Bütün bunların yanı sıra bir oyuncuya özel paragraf açmak lazım. Eğer Mancini, Selçuk ve Melo’yu Hamit’le tamamlayabilse orta saha sorununu çözüp bu kadar çok takımla oynamayabilirdi. İşte o zaman farklı bir sezon geçirilebilirdi. Açık söyleyeyim hafta içinde büyük bir skandal yaşayan Beşiktaş, buna rağmen Şampiyonlar Ligi yarışında Galatasaray karşısında net favori.