Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

24 Mayıs 2017 Çarşamba
Bize bu yoldan geri dönüş yok

Yazarımız Gökhan German, Fenerbahçe ile Real Madrid arasında Sinan Erdem'de oynanacak Euroleauge Dörtlü Final ilk maçını değerlendirdi.

19 Mayıs 2017, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

30 maçlık normal sezon heyecanı sona erdi ve gerçek hayat şimdi başlıyor. Euroleague’in en iyi 4 takımı Final-Four’da 2017’nin en büyüğü olmak için kozlarını paylaşacak...

İki yıl önce Madrid’de düzenlenen Final-Four’un aynı takımları, aynı eşleşmelerde karşı karşıya geliyor. Fenerbahçe, 2 yıl önce yenildiği Real Madrid’den yarı finalde rövanşı almaya çalışacak.

Anahtar kelime; tempo

Gerçi o günden bu yana Fenerbahçe, Real Madrid’e büyük üstünlük kurdu. Oynadıkları son 6 maçın 5’ini kazandılar. Tabii ki her maçın senaryosu farklı yazılacak. İki takım da birbirine hazırlanabilmek için önemli bir zamana sahipti. Fenerbahçe, bu yıl 87 sayı ortalaması ile oynayan Real’i, iki maçta ortalama 69 sayıda tuttu. Bence maçın kilit noktası tempo ve Fenerbahçe’nin savunması olacak. Sarı-Lacivertliler, tempoyu mutlaka kendi belirlemeli, rakibe istediği açık alanları vermemeli. Kanarya, bu sezon rakiplerin verimliliğini en aza indiren takımlardan biri. Ama Real Madrid de, her ne kadar hücum takımı gibi görünse de, rakiplerin hücum verimliliğini Fenerbahçe gibi düşürebilen bir takım. Yani, iki takımın da sayıya giderken fazlasıyla zorlanabileceği bir maç izleyebiliriz.

Form olarak zirvedeyiz

Real Madrid normal sezonda ligi domine etti ama Fenerbahçe, olması gerektiği zamanda form olarak zirveye çıktı. Normal sezonda 30 maçın sadece 7’sini tam kadro oynayabilen, bir türlü ritm bulamayan Kanarya, Play-Off’larla beraber tavan yaptı. Özellikle Atina’da kazanılan 2 maç sonrası özgüvenleri de artan Sarı-Lacivertli oyuncular, mental olarak da çok iyi durumda. Real Madrid, Darüşşafaka’yı 3-1 ile geçerken özellikle evindeki iki maçta çok zorlandı. Onlar da Fenerbahçe’nin potansiyelinin farkında ve psikolojik üstünlük bence ekibimizden yana.

Silahımız onlardan daha çok!

Real Madrid’de Llull efsane bir sezon geçirdi. MVP adaylarından biri. Keza yükselen yıldız seçilen 18 yaşındaki Doncic, 35 yaşının tecrübesi ile oynuyor. Anthony Randolph, çok şutör ve hareketli. 4 numaralı pozisyonda bütün dengeleri bozalabiliyor. Ama, Real’in dezavantajları Fenerbahçe’ye oranla biraz daha fazla gibi; Fernandes ve Reyes’in yaşının ilerlemiş olması nedeniyle efektifliklerinin azalması, Ayon’un çok iyi hücumcu olmasına rağmen, özellikle ikili savunmalarda ağır olması nedeniyle çok hata yapması, Maciulis, Carrol, Taylor ve Thompkins gibi isimlerden istikrarlı katkı alamaması. Tabii ki bu oyuncuların hepsi birden iyi oynarsa, Real o zaman durdurulması zor bir güç haline geliyor.

Tam kadro olunca...

Fenerbahçe cephesine gelince. Sağlıklı ve tam kadro oldukları zaman neler yapabileceklerini Panathinaikos serisinde gösterdiler. Ardından ligdeki 4 maçta müthiş bir tempo yakaladılar. Sloukas ve Dixon birbirinden farklı yetenekleri olan ama birbirini tamamlayan oyun kurucular. Bogdanoviç, her geçen gün basketbolunu geliştirdi ve olgunlanlaştı. Top onun eline geldiği zaman, Fenerbahçe’nin hücumda opsiyonları zenginleşiyor. Vesely-Udoh hem hücum, hem savunmada Avrupa’nın en iyi ikilisi. Antiç takıma müthiş bir sertlik veriyor ve bütün pis işleri yapıyor  ki bu konuda uzman olan Real Madridliler’e karşı onun savaşçılığına çok ihtiyaç olacak. Datome, Nunnally ve Melih istikrarlı olarak katkı veriyor.

Şans faktörü

Sonuçta birbirine denk sayılabilecek 4 takım şampiyon olabilmek için mücadele edecek. Günlük performanslar, şans faktörü, hakem ve oyuncu hataları, tek maçlık serilerde fazlasıyla belirleyici olacak. Tabii ki coach faktörünü de unutmamak gerekiyor. Obradoviç, takımına hakim, her pozisyonu kontrol etmeye çalışan, fazlasıyla detaycı bir antrenör. Laso ise oyunculara serbestlik tanıyan, takımı belli bir ritme soktuktan sonra, oyunun gidişatına fazla müdahele etmeyen bir coach. İki farklı tarza sahip antrenör karşı karşıya gelecek. Ama bu tip maçlarda coach müdahalelerinin de fazlasıyla ön plana çıkabileceğini gördük. İşler kötü gittiği anlarda, hamle yapılması gerektiğinde Obradoviç, Laso’ya karşı üstünlük kuracaktır.

Olympiakos sürpriz yapabilir

Son şampiyon CSKA, İstanbul’da da şampiyonluk adayı. Olympiakos favori görülmüyor ama Final-Four’larda çok fazla sürpriz yaşandığını da unutmamak gerekiyor. Yıldızlar topluluğu CSKA Moskova, oyunun başından itibaren ağırlığını koyup giderse galibiyete kolay ulaşabilir. Ama maç yakın geçerse Spanoulis ve Printezis gibi nasıl kazanılacağını çok iyi bilen ‘winner’ oyunculara sahip olan Olympiakos’un şansı artar. Son dakikalara kafa kafaya girilirse, Yunan takamı oyuncularının bir şekilde kazanmanın yolunu bulacağını düşünüyorum.