Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
Özrümüzü kabul eder misiniz?

Bazen öyle şeyler okuyor, öyle şeyler duyuyoruz ki, umutsuzluğun dibine batıveriyoruz.

16 Şubat 2008, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Bazen öyle şeyler okuyor, öyle şeyler duyuyoruz ki, umutsuzluğun dibine batıveriyoruz. Bu hayatı, bu oyunu seven bize bunu neden yapıyorlar, anlayamıyorum...
Aklım erdiğinden bu yana Beşiktaşlı biriyim. Bu halimi de çok seviyorum. Ama bazen öyle utanıyorum ki Beşiktaşlı olduğum için, o kadar olsun. Kendimle ilgili utançlarımı onarabilmenin yolunu bulabiliyorum da, aynı ruhu taşıdığımızı düşünmek istediğim Beşiktaşlılar’ın yarattığı ve sahiplenmek zorunda bırakıldığımız utançları onarabilmeyi, işte onun yolunu bulamıyorum.
Son yıllarda Beşiktaşlı büyükler, deyim yerindeyse bizi ‘demeç manyağı’ yaptılar. Öyle şeyler söylediler ki bazen, kan kırmızı kesildi yüzümüz. Bizden biri, hani o övündüğümüz ‘halkın takımı Beşiktaş’tan biri bunu nasıl söyler diye apışıp kaldık.
Beşiktaş Kulübü Asbaşkanı Levent Erdoğan da, takım Kayserispor’a 2-0 yenilince şöyle konuştu: “Bayan takımı gibi futbol oynanıyor. Çaba ve mücadele yok. Herkes antrenman maçında oynar gibi sahaya çıkıyor. Sanki kilo vermeye gelmişler...”
Kadınlara yönelik bu küçültücü benzetmeyi yaparken Erdoğan’ın aklından bir an olsun, eşi, varsa kızı, annesi ya da yakını bir kadın geçmiş olabilir mi? Geçmişse eğer, nasıl bakılır bir daha onların yüzüne? Geçmişse eğer, İnönü’de her maç bizimle omuz omuza maç izleyen, bizim kadar yorulan, bizim kadar eğlenen, bizim kadar üzülen kadınların yüzüne nasıl bakılır?
Ya futbolcular? Onlar buna nasıl itiraz etmez; “Kimse bizi kullanarak kadınları aşağılayamaz, izin vermeyiz?” diye...
Bu cinsiyetçi ayrımcılığa itiraz etmeyenler “Ben Beşiktaşlıyım” derken nasıl bakacaklar kadınların yüzüne bir daha?...
Kabul edilirse bir Beşiktaşlı olarak benim özürüm, Haydar Ergülen’in muhteşem şiiri, benim gibi düşündüklerine çok emin olduğum tüm Beşiktaşlılar adına bu gezegendeki bütün kadınlar için samimi bir özür olsun..

EYLÜL

kadın gider ve bunun
 şiir olduğu söylenir
kadın gider ve bir şair
 doğar bundan
(ben hangi kadından
şair olduğumu bilirim)
“yazın bittiği her yerde
 söylenir”se
kadının gittiği de
her yerde söylenir
kadın gittiği her yerde
 şiir diye söylenir:
kadının gittiği yazın bittiğidir,
 her yerde
yaz biter kadın giderse,
 bunun sonu şiirdir,
yazın sonu şiirdir,
şiirdir aşkın sonu...
şehir her semtiyle
yazın peşine düşse
yaz uzar bundan ve
 aşklar da nasiplenir,
yazın peşinde şehir,
 kadının peşinde şiir
eylülün semtine kadar
 böyle gidilir
bir gecede gittimdi
hazirandan eylüle
eylül yazdan terkedilmişti,
 şiirse haziranda
kadın tarafından terkedildi
 o söylenceye:
bütün oğullar anneyi
 bir şiire terk eder!
o kadın beni terk ederse
 şair olurum
oğul olduğum kadın
sakın beni terketme,
söylenir, yazdır biter,
kadındır gider
bütün kadınlar şiiri
bir kadına terk eder!