Fanatik yazarlarının Galatasaray - Beşiktaş maçı yorumları

Süper Lig'in 31. haftasında Beşiktaş'ı ağırlayan Galatasaray, rakibini 2-0 mağlup ederek sezonun bitimine 3 hafta kala çok önemli bir avantaj elde etmiş oldu. Fanatik'in usta yazarları da, ligin kaderini belirleyen bu karşılaşmayı enine boyuna değerlendirdi.

30 Nisan 2018, Pazartesi 06:52
- A +
Güneş'in hatası... (Mehmet Demirkol)

Güneş'in hatası... (Mehmet Demirkol)

Zorunlu Serdar Aziz-Maicon değişikliği dışında Başakşehir maçı kadrosu sahadaydı. Ön alan baskısı Beşiktaş’ı o kadar çok uzun top kullanmaya itti ki, 22. dakikada Ricardo Quaresma kenara gidip ‘neden pas yapmıyoruz. Neden sürekli ileri vuruyoruz!’ diye isyan etti. Beşiktaş, Allianz Arena’da dahi bu kadar pastan uzak oynamamıştı ilk dakikaları

O maçta kırmızı kartın hemen öncesinde baskıyı gören Güneş, savunmayı ‘uzun oynayın’ diye uyardığından beri Beşiktaş baskı görünce vuruyor. Terim, bu riski Donk’un Talisca üzerinde kuracağı baskıyı hesaplayarak almıştı. İki kanatta Q7 ve Babel ve sonra Lens’i de oynatmamayı başardılar.

Love bu maçta olmalıydı (Mehmet Demirkol)

Love bu maçta olmalıydı (Mehmet Demirkol)

Alvaro Negredo’nun sakatlığı sonrası santrfora santrfor değişikliği yapmayışı Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş’in en büyük hatası oldu. Vagner Love bir maç oynayacaksa o maç bu maç olmalıydı. Çünkü onun için bunda daha uygun bir savunma göbeği yok.

Gecenin sorusu (Mehmet Demirkol)

Gecenin sorusu (Mehmet Demirkol)

Nagatomo’nun dalıp içeri ortaladığı topta Pepe ve Tosiç nereye koşuyor. İkisinin birden Gomis’i takip için kale önünü boşaltması bu seviyede az görülür bir hamlık.

Maçın starı (Mehmet Demirkol)

Maçın starı (Mehmet Demirkol)

Nagatomo... Bu kadar defansif görevlerle donatılmışken hücuma yaptığı etki olağanüstüydü. Sonrasında çok az hatayla ama asıl önemlisi ekstra katkıyla sahanın en iyisi oldu. Bir devre arası transferinin şampiyonluğa oynayan bir takıma bu kadar katkı yapabilmesi az görülür bir durum.

Maçın olayı (Mehmet Demirkol)

Maçın olayı (Mehmet Demirkol)

Negredo’yu anlarım da Babel’in karşı karşıyada dışarı vurduğu top inanılmaz. Tam bir kırılma anı. Ligin en garanti golcülerinden birinin ayağının bu kadar kritik bir anda dolanması inanılır gibi değil. Gerçekten olay.

Kısa mesaj (Mehmet Demirkol)

Kısa mesaj (Mehmet Demirkol)

Fatih Terim belki tam bir dış saha oyunu bulamadı ama bu ön alan baskısı ve Donk’lu oyunla bir derbi oyunu bulmuş görünüyor.

Büyük galibiyet (Ali Ece)

Büyük galibiyet (Ali Ece)

Galatasaray’ın en büyük iki kozundan birisi Mariano’nun erkenden sakatlanıp çıkması dahi Sarı- Kırmızılılar’ın havasını bozmadı. Mariano sakat değilken bile zaman zaman Linnes’e forma veren Fatih Terim, Linnes ile de hedeflediği oyunu oynatmayı başardı.

Galatasaray, Başakşehir galibiyetinin ilk yarısındakine benzer şekilde en doğru zamanda frene en doğru zamanda gaza basarak oynadı.

İlk gol çok önemliydi: Nagatomo, çizgiyi çok iyi kullanıp çok kritik bir asiste imza attı. Gol Fernando’nun ayağından gelse de golü sağlayan Gomis’in usta işi aldatıcı koşusuydu: Fransız santrfor, tek hareketle adeta tüm Beşiktaş savunmasını hipnotize etti!

Babel’e yakışmadı (Ali Ece)

Babel’e yakışmadı (Ali Ece)

2. yarıda Beşiktaş, Quaresma’nın sola geçtiği anlarda daha etkili oldu. Lens zaten solda da sağda da etkisiz elemanlığa devam etti. 52’de Maicon’un büyük hatası sonrasında Babel de klasına yakışmayan bir şut tercihi yaptı. 60’ta Medel’in hayat öpücüğü müdahalesi Beşiktaş’ın son şansıydı.

Ancak her zaman kaleden çıkmayı tercih eden Fabri, bu kez süper yanlış bir tercih yapınca olan önce Tosiç’e sonra diğer takım arkadaşlarına oldu!

Gecenin sorusu (Ali Ece)

Gecenin sorusu (Ali Ece)

Negredo sakatlanınca Love girmeyecekse, Love neden alındı? Hazır değilse diğer santrforlar neden yedek kulübesinde?

Maçın starı (Ali Ece)

Maçın starı (Ali Ece)

Linnes, Nagatomo, Fernando, Donk dörtlüsü hem Beşiktaş’ı durdurular hem de gollerin mimarları oldular.

Maçın olayı (Ali Ece)

Maçın olayı (Ali Ece)

Lens’in yazın futbolu bırakmışçasına ham hareketleri. Bir süredir böyle olmasına rağmen oyuna alınması.

Kısa mesaj (Ali Ece)

Kısa mesaj (Ali Ece)

Galatasaray kalan maçlarda böyle devam edip şampiyon olur.

İkincilik bile tehlikede (Cem Dizdar)

İkincilik bile tehlikede (Cem Dizdar)

Avrupa’nın kalite değil ama çekişme açısından ‘En havalı ligi’nde şampiyonluk yarışındaki iki takımın maçının ‘dingin ama gergin’ geçmesi anlaşılır bir durum. ‘Dingin’ geçen ilk devrenin en önemli notu, Muslera’dan gelen topa Gomis’in ‘tık’ kafa vuruşu ile başlayıp golle biten akınını Beşiktaş defansının çaresizce izlemesiydi.

Önemli bir not da, sakatlanan Negredo yerine santrfor yerine tartışmalı karakter Lens’in sahaya gönderilmesiydi. Doğra savunma, doğru hücum İkinci devrenin ilk aksiyonu Babel’in karşı karşıya pozisyonda atamaması oldu.

Ardından Şenol Güneş defansın aksayanı Pepe’yi alıp sahaya Vida’yı gönderdi ama bu hamleyle Tosiç’i attıran penaltı süreci ile maçın da bitimi oldu. Kalesini doğru savunan Galatasaray, doğru örgütlediği hücumlarla zaten yüksek olan şampiyonluk şansını iyiden iyiye yükseltirken, demoralize Beşiktaş ikincilik şansının de epey uzağına düştü.

Gecenin sorusu (Cem Dizdar)

Gecenin sorusu (Cem Dizdar)

51. dakikada korner atarken Quaresma’ya aralarında çakmakların olduğu bazı ‘istenmeyen maddeler’ fırlatıldı. Galatasaray önde iken oluşan bu durumu ‘kumpas’ olarak niteleyebilir miyiz?

Maçın starı (Cem Dizdar)

Maçın starı (Cem Dizdar)

Doğru oynayan Galatasaray takımının gerek savunmasını güçlendirip, gerekse hücuma yüksek etki koyan ikilisi Fernando ve Donk. Elbette takımın en uzun süreli en iyisi Muslera’yı unutmadan...

Maçın olayı (Cem Dizdar)

Maçın olayı (Cem Dizdar)

Yabancı kuralının mucidi, eski Türkiye Futbol Direktörü’nün de kenarda olduğu maçta sahada 21 ‘yabancı futbolcu’ vardı. Tolgay’ı buralı saymıyorum çünkü milli takım yeterliği yok. Bundan daha büyük ‘olay’ varsa duymak isterim!

Kısa mesaj (Cem Dizdar)

Kısa mesaj (Cem Dizdar)

Şampiyonluğun düğümü çözüldü gibi... Lakin bundan sonra Şampiyonlar Ligi’ne gidemeyecekler için alarm zilleri çalıyor!

Rus ruleti gibiydi (Serkan Akcan)

Rus ruleti gibiydi (Serkan Akcan)

Galatasaray, Beşiktaş’ı yenerek yarışın tüm inisiyatifini eline geçirdi. Bundan sonrası tamamen Fatih Terim ve öğrencilerine bağlı. Galatasaray topu Beşiktaş’tan alarak güçlü bir iç saha oyunuyla başlamaya çalıştı. Fakat ilk tehlikeli pozisyonu Negredo yakaladı, 20’de karşı karşıya kaçırdı.

İspanyol için sezon özetiydi aslında bu pozisyon. 23’te atan açısından kusursuz bir gol izledik. Gomis indiriyor, Rodrigues hazırlıyor, sol bek ortalıyor ve ön libero golü yapıyor. Kitabi bir organizasyondu. Fenerbahçe’nin Kasımpaşa’ya attığı golün benzeri.

Yiyen açısından bakınca Medel’in eliyle göstermesine rağmen Quaresma ve Tolgay’ın adamlarını kovalamaması golü Galatasaray adına güzelleştirdi. 50 ile 70 arası tam bir Rus ruletiydi. Derbi gibi derbi derbinin kaderini Galatasaray’in bekleri belirledi.

Nagatomo solda harika işler çıkardı ilk golün asistini yaptı. Mariano’nun, İBFK karşısında attığı harika golün rotasında ilerleyen Linnes, ikinci golde asiste giderek Rodriguez’i yıldız yapmayı tercih etti.

Gecenin sorusu (Serkan Akcan)

Gecenin sorusu (Serkan Akcan)

Talisca topun kıymetini bu kadar bilmezken nasıl Brezilya Milli Takımı’nda oynamayı düşünüyor? Talisca için hayat 3. bölgeden ibaret. Sahanın kalan 2/3’ünde yok. Onun hayal ettiği futbol 80’lerde oynanıyordu.

Maçın starı (Serkan Akcan)

Maçın starı (Serkan Akcan)

Galatasaray’ın iki beki... İlk yarı Nagatomo ikinci yarı Linnes Galatasaray’ın dinamosu oldular. 2 asistle derbiyi kasıp kavurdular.

 

Maçın olayı (Serkan Akcan)

Maçın olayı (Serkan Akcan)

Negredo ve Babel karşı karşıya kaçırınca kader ağlarını Beşiktaş için örmeye başladı. Tosiç’in gördüğü kırmızı kartta Fırat Aydınus bariz gol şansına hükmederek yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Gomis penaltıyı kaçırdı.

Kısa mesaj (Serkan Akcan)

Kısa mesaj (Serkan Akcan)

Galatasaray iç sahada bu sezon hiç yenilmedi, Terim evde tüm derbileri kazandı. İçeride sadece Malatya maçı kaldı, Akhisar ve Göztepe deplasmanlarını kazanırsa şampiyon olacak.

Fırat Aydınus maçın kaderini değiştirdi (Deniz Çoban)

Fırat Aydınus maçın kaderini değiştirdi (Deniz Çoban)

Dün akşam oyuncular iyi niyetliydi, amaçları futbol oynamaktı. Aydınus belki hatalar yaptı ama gördüğünü çalma ve oyunu güzelleştirme gayreti içindeydi. Maçın henüz 3. dakikasında Belhanda- Medel ikili mücadelesinde çıkan sarı kart tartışma yarattı. Bu pozisyon için 3 kriteri göz önüne almak gerekiyor. 1-Pozisyonda ‘İyi niyet unsuru’ var mı?

2-Oyuncu kolunu bir araç olarak mı, yoksa bir silah (kural yorumundaki ifade bu) olarak mı kullanıyor? 3-Müdahalede acımasız ve yaralayıcı mı? Bence bu pozisyonda kesinlikle ‘iyi niyet unsuru’ yok. Belhanda kolunu Medel’in kendisine yaklaşmaması için araç olarak kullanmıyor.

Medel’e doğru hamle yaparak, kolunu daha çok ‘silah’ olarak kullanıyor. Harekette bana göre yaralayıcı bir müdahale var. Tüm bunlara bakınca pozisyonun kırmızı kart olduğunu düşünüyorum.

Tosic, TFF’ye bağlı! (Deniz Çoban)

Tosic, TFF’ye bağlı! (Deniz Çoban)

Hakemin 66. dakikada Galatasaray’a verilen penaltı kararı ve Tosic’in gördüğü kırmızı kart doğruydu. Penaltı kararında, bariz gol şansı varsa ve faulü yapan oyuncu rakibini ‘çekerek, iterek, tutarak’ düşürmüşse kırmızı kart kaçınılmaz olur. Pozisyon öncesi Gomis’in topla buluştuğu an çok kritikti. Gomis çok az farkla önde gibi görünüyor.

Penaltı öncesi ofsayt bayrağı kalkmalıydı diye düşünüyorum. Burada şöyle bir soru akla geliyor. ‘Perşembe kupa maçına Beşiktaş çıkmayacak olursa, Tosic cezasını çekmiş olacak mı?’ TFF talimatlarında bu sorunun net bir cevabı yok. Dolayısıyla yorumu TFF yapacak. Ben oynanmamış bir maçta ceza çekilmiş sayılmamalı diye düşünüyorum.

Aslanland... (Oğuz Dizer)

Aslanland... (Oğuz Dizer)

Galatasaray kadim camiası ve taraftarları ASY Spor Kompleksi alanını, Aslanland olarak tapuladı yine. KHK statüsünde Sarı Kırmızı hakimiyet tescil edilince, Kara Kartallar başka zirvelere doğru kanat çırpmak ve konabileceği mekan aramak zorunda kaldı elbette.

Siyah-Beyazlı ekip tehlikeler oluşturdu da, golle buluşamadı. Muslera Beckenbauer’i dahi imrendirecek libero ustalıklarına imza atarken... Bir de Samurai tadında Nagamoto vardı. “Made in Japan dün geceye mührünü basan adamdır, Muslera gibi..

İmza ve tasdik işi de Fernando, Rodrigues gibi aslanlara kaldı. Denayer, Linnes ve sahadaki herkes gerekeni mükemmel yaptı. Kartal dün gece itibarıyla, başka mekanlarda zirveyi aramak zorunda kaldı!

Galatasaray çok zor bir geceyi, mükemmel futbol üretimi ve aslanlar gibi mücadelesiyle, 2 gollü zaferle atlattı. Fatih Terim ve ekibine güveniniz, dualarınızı şampiyonluk vaktine kadar, eksik etmeyiniz sevgili Galatasaraylı...

Gecenin sorusu (Oğuz Dizer)

Gecenin sorusu (Oğuz Dizer)

Galatasaray galip gelmiş olsa da, Beşiktaşlı dostlara sormak geldi aklıma “Cenk Tosun’u aradınız mı, aramadınız mı?

Maçın starı (Oğuz Dizer)

Maçın starı (Oğuz Dizer)

Muslera... İmrenilesi human kriterleri ve kalecilik hünerlerine dün gece ayak estetiği ve şık vuruşları da ilave eden, bir klas sporcudur kendileri.

Maçın olayı (Oğuz Dizer)

Maçın olayı (Oğuz Dizer)

Negredo’nun kaçırdığı akıl almaz gol, Beşiktaş adına olayıdır dün gecenin. Tabii Galatasaray adına da öyle. Çünkü konuk iyi oynamaya başladığı anda büyük fırsat heba oldu. Sonrası da, Beşiktaş için fena oldu.

Kısa mesaj (Oğuz Dizer)

Kısa mesaj (Oğuz Dizer)

Mariano sakatlanıp çıktığında üzülen Galatasaraylılar’ı teselli adına ‘kamikaze’ kimliğiyle “canım size feda mesajı veren Nagatomo’nun; Beşiktaş defansını adeta kılıçtan geçirmesi ve ikebana zarafetinde topu kesmesi... Yani asisti!

Aslan sahadan sildi (Metin Karabaş)

Aslan sahadan sildi (Metin Karabaş)

Ligin kaderini direkt etkileyecek maçta Galatasaray, Beşiktaş’ı konuk etti. Galatasaray’da beklendiği gibi Serdar’ın yokluğunda savunmada Maicon-Denayer ikilisi görev yaptı. Beşiktaş’ta ise ağrısı olan Atiba’nın yerine, Tolgay forma giydi.

Fernando kilidi açtı (Metin Karabaş)

Fernando kilidi açtı (Metin Karabaş)

Mücadelenin ilk bölümünde iki takım da orta alanda topa sahip olmaya çalıştı. Galatasaray bu anlarda daha hareketli ve daha fazla ileride görünen taraftı. Oyun tempo olarak iyi olsa da, pozisyon açısından vasatı aşamadı. 20. dakikada Negredo çok net bir pozisyondan yararlanamadı.

Beşiktaş’ın bu dakikada öne geçmesi işten bile değildi. 23’te ise Nagatomo’nun başlattığı atağı, Fernando nefis bitirdi ve takımını öne geçirdi: 1-0. 36’da ise Gomis karşı karşıya pozisyonda topu Fabri’ye nişanladı. İlk 45 dakikayı Galatasaray, Fernando’nun attığı tek golle önde kapattı.

Kanatlar devreye girdi (Metin Karabaş)

Kanatlar devreye girdi (Metin Karabaş)

İkinci yarıya skor dezavantajı ile giren Beşiktaş, daha fazla risk almaya başladı. Galatasaray ise orta alandaki baskısını daha da artırdı. Bu yarıda Feghouli ve Rodrigues sorumluluk alma konusunda istekliydi. Karşılıklı ataklarla hız kazanan maçta hem Galatasaray hem de Beşiktaş gollük ataklar yakaladı.

66. dakikada Tosiç, Gomis’i ceza sahasında düşürünce hakem penaltı noktasını gösterirken Tosiç’i de kırmızı kartla oyun dışına gönderdi. İkinci yarı akın akın gelen Galatasaray bu kez hata yapmadı. 70. dakikada Rodrigues ceza sahasına soldan girdiği pozisyonda topu düzeltti ve bitirici vuruşla golü yaptı: 2-0.

Golden sonra Beşiktaş tam anlamıyla düştü. Galatasaray maç boyunca sergilediği disiplinli oyunla ve özellikle ikinci yarıdaki üstün futboluyla, galibiyeti sonuna kadar hak etti. Sahadan 2-0 galip ayrılan Aslan şampiyonluk için dev bir adım attı.

Şenol Güneş ile bu kadar... (Metin Tükenmez)

Şenol Güneş ile bu kadar... (Metin Tükenmez)

Görünen görüntülere bakıldığında belleğinizde Beşiktaş açısından ne yer etti? Negredo ve Pepe'nin sakatlanması, Belhanda'nın, Medel'e yaptığı kırmızı kartlık hareketin sarı kart ile geçiştirilmesi ve Babel ile Quaresma'nın maç boyunca hiç bir işe yaramaması. Ama sorun burada değil.

Asıl görülmesi gereken bu sezon Şenol Güneş'in hiçbir oyun planının olmaması, bırakın B planını A planının bile dikkate değer bir konumda olmaması...Takım zor durumdayken teknik direktörün tıpkı seyirciler gibi maçı izlemesi...

Bu güne değin Babel ve Talisca'nın uzaktan vuruşları ya da Talisca'nın duran top golleri ile yarışın içinde kalan, futbol adına ortaya çok şey koymayan Beşiktaş'ı, lig finali olarak görülen bir karşılaşmaya Quaresma'nın koluna kaptanlık bandını takarak çıkartırsanız, çok doğal olarak finali kaybedersiniz.

Maça ilişkin uzun uzun yazmaya gerek yoktur. Sadece Rodrgues ile Quaresma'yı karşılaştırırsanız oyunun ve ligin yazgısını görürsünüz.

Geçen hafta bütün lig boyunca attığı birkaç golden birini rakip filelere gönderen Quaresma'nın karanlığa kurşun sıkar gibi yaptığı amaçsız ortaların yanında Rodrigues'in yaptıklarının modernliği aslında tarihi derbinin de sonuç kısmıydı.

Orta yapmak ile gol pası vermenin ayrımı Quaresma ile Rodrigues'in yaptıklarının sonuca yansımasıydı bir bakıma.

Beşiktaş'ın bütün secenekleri forvette biri sakatlanırsa oyuna Lensi almak, orta alanda değişiklik gerekiyorsa Oğuzhan'ı ya da yedekteyse Tolgay'ı oyuna almak mıdır? Kadro derinliğ hiç tartışmasız Türkiye'nin en iyi takımı olan Beşiktaş'ın yapabilecekleri bu kadar mıdır?

Şampiyonluğa oynayan dört takım içerisinde en fazla yenilgiyi alan Galatasaray karşısında Beşiktaş'ın bir tek net gol pozisyonu bulması ne ile açıklanabilir? Hiç kuşku yok ki kenar yönetiminin yetersizliği ile...

Beşiktaş son iki sezonun şampiyon takımı. Bu şampiyonlukların nasıl edinildiğini uzun uzun yadık geçmiş haftalarda. Bu sezon çok daha güçlü bir kadroya sahip olmasına karşın Şenol Güneş'in takımı yönetememesi, kriz anlarında bilgiye dayalı eylemlerii devreye sokamaması yüzünden geriye düştü.

Bu aşamadan sonra Beşiktaş lig dördüncülüğünün üzerinde bir derece yaparsa başarılı sayılmalıdır.