Zor işlerin adamı

Usta yazar Yılmaz Özdil, Sanica Boru Elazığspor teknik direktörü Yılmaz Vural'ı değerlendirdi.

28 Mart 2013, Perşembe 11:20
- A +
Zor işlerin adamı

Sene 1953, yılbaşı...

Adapazarı’nda mütevazı bir evde, gerçekten yeni yıl mutluluğu yaşanıyordu. Çünkü, Zirai Donatım’da işçi olarak çalışan baba, ev hanımı eşinden ikinci çocuğuna sahip oluyordu. Birincisi kızdı, bu erkekti.

16 yaşında, Sakaryaspor genç takımında forma giydi. Orta sahada oynuyordu. Hemen göze battı. Evliya Çelebi gibi oradan oraya savrulan hayatında ilk bavulunu 17 yaşında topladı. Teklif gelmişti, profesyonel olmaya Sivas’a gidiyordu.

Sivas’a, oradan Tekirdağ’a, oradan Ankara’ya gitti... Hacettepe’de oynarken, 19 Mayıs Spor Akademisi’ne kaydoldu. Hem tahsilini yaptı, hem topunu oynadı. Üniversiteli futbolcu oldu.

Ankara Demirspor forması giyiyor, amatör Yenimahallespor’u çalıştırarak pratik yapıyordu. Bir gün, Akademi’den hocası Suphi Varel çağırdı, “İzmirspor’a antrenör olarak gidiyorum, sen de gel, hem futbolcu ol, hem yardımcım ol” dedi.

Gitti İzmir’e, attı imzayı.
Sene 1979.
Yaş henüz 26.
Resmen antrenör oldu.

Akademi’nin öğretim görevlisi sınavına girdi, kazandı. Yetinmedi... Futbol Federasyonu Eğitim Dairesi Başkanı Doğan Andaç’ın kapısını çaldı, “bu işi hakkıyla yapmak istiyorum, ne yapmalıyım” diye akıl danıştı. Doğan Andaç, “Bak öyleyse evladım” dedi, “Almanya’ya, Köln Spor Akademisi’ne git!”

Ufuk açılmıştı. Almanya’ya gitmeliydi. Ama nasıl? Kimse yol yordam bilmiyordu... Tesadüf bu ya, Metronom müzik grubunun bateristi, arkadaşıydı. “Bana takıl” dedi baterist... Atladılar uçağa, İsviçre, oradan Almanya... Bulaşıkçılık yaptı. Tek kelime Almanca bilmiyordu, geceyi gündüze kattı, 6 ayda şakır şakır öğrendi. Gitti Köln Spor Akademisi’ne, girdi sınava, tam notla kazandı. Ve, kaydoldu.

(Parantez açalım...
Köln Spor Akademisi’nin 6 aylık kursları da var. Sertifika türevi dandik bir kağıt veriyorlar. Bitirdim diyebilmen için, 4 sene okuman lazım. Bildiğin üniversite yani... İşte bu 4 senelik harbi diplomayı aldı.)

Mezun olduğu sene, “dönüm noktam” dediği kişiyle, Ergun Gürsoy’la tanıştı. Eşinin ameliyatı için Almanya’ya gelen Gürsoy’a yardımcı oldu... Ve, karşılıksız yardımı karşılıksız kalmadı. “Özkan Sümer Malatya’ya gidiyor, gel, yardımcı antrenör ol” dedi Ergun Gürsoy.

Sene 1986.
Yaş 33.
Macera böyle başladı.

Özkan Sümer görevi bırakınca, Malatya’nın direksiyonuna geçti, en iyi teknik direktör seçildi; arkası çorap söküğü gibi geldi.

(Sene 1989, Bursa’yı çalıştırırken, Federasyon Asbaşkanı Turgay Atasü aradı, “Evlat, gel hemen” dedi. Gitti. Federasyon Başkanı Şenes Erzik’in karşısına oturdu. Erzik, “Piontek’i getirdik, seni de yardımcısı yapmak istiyoruz, Piontek’ten sonra milli takımın patronu ol” teklifinde bulundu. Herkesin üstüne atlayacağı bu teklif, onda hayal kırıklığı yaratmıştı.  “Teşekkür ederim ama, yıllardır yabancı antrenörle bu işin olmayacağını söylüyorum, beni bağışlayın” dedi, reddetti... O kabul etmeyince, ümit milli hocası Fatih Terim, Piontek’in yardımcısı oldu.)

(Şovmen diyorlar ona, değil... Ama “artistliği” var... Öğrencilik yıllarında, Memduh Ün ile Kartal Tibet, Almanya’ya geliyor, Gurbetçi Şaban’ı çekecekler. E herkesi tanıyor, açamayacağı yok. “Figüran bulur musun?” diyorlar. Buluyor. “İlla sen de oyna” diyorlar. Çaresiz kabul ediyor, rahmetli Kemal Sunal’a adres tarif eden Türk rolünü oynuyor, hepi topu 50 saniye, 40 mark alıyor. Böylece, beyazperde de profesyonel oluyor! Seyrettikçe gülüyor.)

(Hayatındaki bir başka çok önemli insan, dünyaca ünlü kalp cerrahımız Profesör Bingür Sönmez... “Kalp krizi geçirdim, o olmasaydı, şimdi yoktum” diyor.)

Türkiye’nin uluslararası lisansa sahip ilk teknik direktörü o... Şu anda başkaları da var ama, kapıyı açan o... Bugün eğer yerli teknik direktörler federasyon kurslarıyla teknik direktör olabiliyorsa, bunu tamamen ona borçlular... Ali Uras yönetimindeki federasyonu harekete geçirip, kursları açtıran o.

Yılmaz Vural.

Küme düşmesine kesin gözüyle bakılan mütevazı kadroya, ikinci yarı itibariyle, neredeyse Galatasaray, Fenerbahçe kadar puan aldırdı. Fenerbahçe’ye İstanbul’da yenilmedi. Trabzon’u yendi. Ligin flaş ekibi Kasımpaşa’ya İstanbul’da yenilmedi. Antalya’yı, Akhisar’ı, Ordu’yu yendi. Eskişehir’e son saniyede puan kaptırdı. Trabzonspor’la eşit durumda; Belediye, Sivas, Gaziantep’in sadece bir puan gerisinde.

Kimse yazmıyor...
Adaşımı ben yazayım bari.
İkinci yarı itibariyle, Süper Lig’in en başarılı teknik direktörü Yılmaz  Vural’dır. Hayatı boyunca adeta ambargo uygulanması, hakkının teslim edilmemesi, hakikaten ayıptır.

YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.