MENÜ

Yılmaz Özdil yazıyor

Usta kalem Yılmaz Özdil'in kendine has tarzıyla bu haftanın spor gündemine bakışı...

10 Kasım 2010, Çarşamba 04:30 Son Güncelleme:
- A +
Yılmaz Özdil yazıyor

Tek suçlu menajer mi?
Galatasaraylı futbolcu Serdar Özkan’ın menajerlik şirketine ortak olduğu... Ortak olduğu şirket üzerinden, Galatasaray ’a transfer olduğu... Kendi transferi üzerinden, kendine komisyon aldığı iddia ediliyor. Bu nedenle, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevkedildi.
***
Peki, bu olan bitenden Galatasaray’ın haberi yok mu?
***
Bülent Uygun da, disipline sevkedildi... İddia aynı, menajerlik şirketine ortak olduğu, ortak olduğu şirket üzerinden üç yılda 69 topçu alıp-sattığı, komisyon aldığı öne sürülüyor.
***
Sivas’ın Buca’nın, şimdi de Eskişehir’in bu olan bitenden haberi yok mu?
***
İsmi lazım değil...
Kulüp yöneticisiyken, ortak olduğu şirket üzerinden, yöneticisi olduğu kulübe futbolcu transfer eden vardı... Yönetici olduğu kulübün bunlardan haberi yok muydu?
***
İsmi lazım değil...
Menajerlik katakullisi yüzünden tutuklanan, içeri tıkılan, çıktıktan sonra, bugün bile hâlâ, bazı kulüplerin şeref tribününde maç seyreden yok mu?
***
Basketbolda yok mu?
***
Şimdi bakın...
***
Bazı televizyon kanallarında yönetici pozisyonunda olan, dışarda kendi adına veya başkasının adına şirket kuran, o şirketler üzerinden kendi çalıştığı televizyon kanalına dizi satıp, komisyon alanlar var... Kendi patronunu soyan televizyoncu yani!
***
Kendisine ait restoranı olan, o restoranlardan yemek faturası kesip, bazı gazetelerin spor müdürlerine hediye edenler var.
Hediye faturaları çalıştığı gazetenin muhasebesine verip, yemediği yemeğin parasını cebine indiren, karşılığında, kendisine fatura hediye eden restorancıları spor yazarı yapanlar var!
***
Komisyoncusu olduğu futbolculara ‘oynayın, oynamayın’ diye talimat veren futbol menajerleri olduğu gibi... Bazı gazetelerin televizyon yorumcusu olan, dışardan ortak olduğu kendi şirketinin dizilerini öven, rakip şirketlerin dizilerini kötüleyen gazeteciler de var!
***
Ya siyaset?
***
Dışardan şirket kurup, kendi partisinin belediyesinden kendine ihale alan yok mu? Veya, komisyon aldığı şirketin, devlet ihalesini kazanması için kulis yapan yok mu?
Daha bir hafta önce, Amerikan şirketinin ihale kapmak için Türkiye’de rüşvet dağıttığı ortaya çıkmadı mı?
***
Özetle...
***
Bir memleketin siyaseti neyse, medyası neyse, futbolu da odur... “Üzüm üzüme baka baka kararır” derler... Biri kokuşmuşken, öbürünün temiz kalması mümkün değildir.
***
Siyasetten umudum yok...
Ancak, medyamız eğer gerçekten temiz futbol olsun istiyorsa, önce kendi içindeki çürükleri temizlemek zorundadır.
***
Yoksa...
İki üç tane menajer günah keçisi ilan edilir, sonra eski tas eski hamam, aynen devam edilir.


Federasyon Başkanı ne diyor?
Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener’i aradım, “Başkan nedir bu menajer işi?”
“Kulüplerimiz, yedi ay önce çıkardığımız yönetmeliği anlamamış sanırım” diyor... “Yedi ay önce yönetmelik çıkardık, kulüplerimize bildirdik, temeli şuydu: Ancak ve ancak, FIFA yetki belgesi olan menajerlerle iş yapabilirler. Yetki belgesi olmayan şirketlerle iş yapamazlar.”
***
E yapıyorlar...
“Kulüpler Birliği’ni o yüzden perşembe günü (yarın) toplantıya çağırdık, tekrar anlatacağız!”
***
Ne anlatacaksınız?
“Öncelikle şunu belirteyim... FIFA yetki belgesi olmadan transferler yapıp, komisyon aldığı iddia edilen ve bu iddiayla Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevkedilenler hakkında, vergi dairelerine başvurduk. Söz konusu şirketlerin faaliyette bulunup bulunmadığını resmi olarak tespit etmeye çalışıyoruz. Faaliyette bulundularsa, yani resmi olarak futbolcu alım-satımı yaptılarsa, fatura kesmiş olmaları gerekiyor. Faaliyette bulunup, fatura kesmiş olanların cezası büyük olacak... Faaliyette bulunmamışlarsa, yine suç kapsamına giriyor, ancak, futbolcu alım-satımı yapmadılarsa, verilecek olan ceza azalacak. Resmi teyit için vergi dairelerine başvurmaktan başka çaremiz yok.”
***
Ya, gayriresmi iş yapanlar?
Faturasız çalışanlar?
***
“Elbette duyumlarımız var, bildiklerimiz var, takiplerimiz var, ilişki ağlarını tespit ediyoruz... Zaten, Kulüpler Birliği’ni de bu amaçla toplantıya çağırdık. Söz konusu kişilerin ve şirketlerin ilişki ağlarını, kimlerin kimlerle ilişki içinde olduğunu, vergi dairelerinden gelen cevaplarla birlikte anlatacağız... Kimin kim olduğunu sizler bizlerden çok daha iyi biliyorsunuz, hangi şirketlerin hangi futbolcuları transfer ettiğini, ettirmeye çalıştığını bizden daha iyi biliyorsunuz diyeceğiz... Ve, tabii, çürük elmaları ayıklamalarını isteyeceğiz.”
***
Ayıklamazlarsa?
“Hep söylüyorum, iki temel sorun var, Futbol Federasyonu tek başına çözemez” diyor... “Birincisi, şiddet... Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda yasa çıkarmazsa, Futbol Federasyonu’nun yapabilecekleri sınırlıdır. Statlara kameralar koyuyoruz, şiddet yaratanları tespit ediyoruz, yakalanmalarını sağlıyoruz ama, cezayı biz veremeyiz; şiddet yaratanları ağır şekilde cezalandıracak yasaların çıkarılması lazım... İkincisi, bu menajerlik meselesi.. Kulüplerimiz işbirliği içinde olmazsa, neticede Federasyon’un eli kolu bağlı kalıyor.”
***
İki üç sene önce sadece dokuz tane FIFA lisanslı menajer vardı. Bugün, resmi olarak 117 resmi lisanslı menajer var. Korsanları sayarsak, üç bini bile geçiyor. Kaba hesap, Türkiye’deki menajer sayısı, bütün dünyadaki menajer sayısından fazla. Canı çeken, menajer olmuş! Bu durum ne olacak?
***
“Menajerlerimiz arasında işini gayet ciddi, hukuki ve ahlaki şekilde yapan, Türk Futbolu’na katkı sağlayan arkadaşlarımız var” diyor Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener...
***
Sonra, sıkıntının kaynağını anlatıyor: “Menajer olmanın kriterleri çok basit maalesef, ufak tefek şartları yerine getiren, teminat mektubunu veren menajer olabiliyor. Bir de sınav var, soruların bazılarını FIFA hazırlıyor, bazılarını o ülkenin futbol federasyonu hazırlıyor. Netice itibariyle, yetki belgesini verme hakkını, o ülkenin federasyonuna bırakıyor FIFA... Biz göreve geldikten sonra, FIFA’nın bizden böyle bir talebi olmamasına rağmen, menajerlik için kurs açtık... Ne oldu biliyor musunuz? 98 aday katıldı, sadece 4’ü geçebildi!”
***
Vaziyet budur.
***
Göreceğiz bakalım... Kulüpler Birliği kendi kasalarına elini kolunu sokanların kolunu mu bükecek... Yoksa, her zaman olduğu gibi, ‘kol kırılır yen içinde kalır’ mı diyecek!


Üç Anadolu Efsanesi...
Geçen sene henüz ilk yarı bitmeden “Bursa şampiyon olacak” dediğimiz için, herkes soruyor haliyle... Bursa gene şampiyon olur mu? Bu sefer Trabzon mu şampiyon olur?
***
Bu seneki tahminim başka...
***
Trabzon
Bursa
Kayseri.
İki haftadır, ilk üç.
***
Bu üç takımın, geçen sene 11 hafta bittiğinde, toplam 61 puanları vardı... Bu sene 75.
***
Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş ’ın, geçen sene 11 hafta bittiğinde, toplam 74 puanları vardı... Bu sene 54!
***
Yani, alt tarafı bi kaç puan farkla peşpeşe sıralanıyormuş gibi duruyorlar ama, makas korkunç açıldı aslında... Üç büyükler, toplamda, üç Anadolu’lunun 21 puan gerisinde.
***
Dolayısıyla...
1980-1981 sezonunda olduğu gibi ‘iki Anadolu takımı’ banko ‘birinci ve ikinci’ bitirecek.
***
Tahminim, bu.
***
Kehanetim ise, şu.
***
İlk yaşanacak... Tarihimizde ilk kez ‘Üç Anadolu Efsanesi’ birinci, ikinci, üçüncü bitirecek.

3

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...