Arama

Popüler aramalar

Dear UEFA!

UEFA’nın “Bir daha Monaco - Porto gibi düşük seviye bir final olmayacak” gizli yemini malum. O günden beri de (2004) böyle bir sürpriz hiç yaşanmadı. Galatasaray da o yolu kendine açmaya çalışırken semsert bir duvara çarptı. İlk Liverpool maçında yabancı hakem yorumcularının bile “Saçmalık” diye yorumladığı Barış’ın golündeki pasif ofsayt kararı hafızalarda. Rövanştan önce de Galatasaray’a hiç hak etmediği bir deplasman yasağı geldi. Ardından Polonyalı hakem Marciniak’ın ne hikmetse maçtan hemen önce ‘sakatlık riski’ gerekçesiyle 4. hakemliğe kaydırıldığı, yerine de 4. hakem Raczkowski’nin geçtiği açıklandı. Şampiyonlar Ligi’nde tek maçı bile olmayan Raczkowski de, Marciniak’ın asla vermeyeceği skandal kararlarla Liverpool’un aşırı sertliğine göz yumdu, Galatasaray’ın elini kolunu bağladı. İlk golde Sallai’nin itilmesi, gol olmasa da Salah’ın penaltısındaki basit düdük, hakemin niyetini ortaya koydu.

Haberin Devamı

Bizim ülkede olsaydı...

Bunlar elbette Galatasaray’ın bırakın galibiyeti, tarihi hezimetten ucuz kurtulduğu gerçeğinin mazereti olamaz. Ama Türk takımlarının bu seviyelerde, özellikle de büyük balıklara göz göre göre yem edilme ihtimalinin çok yüksek olduğunu gösterir. Kulüplerimizin plan ve bütçelerini bu ihtimali gözeterek yapmaları şart! Gelelim bir başka skandala. Noa Lang, reklam panolarındaki tehlikeli çıkıntı nedeniyle neredeyse parmağını kaybediyordu. Neyse ki ameliyatla sorun çözüldü! Peki Şampiyonlar Ligi maçlarından önce her şeyi tek tek inceleyen UEFA, Anfield Road’a gezmeye mi gelmişti? Sadece şu sahneyi Türkiye’deki bir statta Liverpool’lu bir oyuncunun yaşadığını hayal edin. Artık stadı mı kapatırlardı, ülkeyi mi UEFA’dan men ederlerdi bilinmez. Şimdi görelim bakalım bu işler aslında ne kadar da Fair-Play!

Haberin Devamı
Yazarın Diğer Yazıları
Tümü