Alex, Sergen’e baksa

27 Şubat 2006, Pazartesi 04:30
- A +
Sergen, takımını iyi idare etti, zaman zaman pres bile yaptı. Arkadaşlarıyla birlikte kontratak anlayışını iyi uyguladılar. Fenerbahçe’nin dikine değil de, yan pas ve geriye oynaması da Siyah-Beyazlılar’ın ekmeğine yağ sürdü. Alex istekli olsa, iki mutlak pozisyonu ezmese, Fenerbahçe vasat oynadığı 45 dakikayı önde tamamlayabilirdi. Daum ikinci yarıda Ümit ile Serkan’ın yerini değiştirdi. Bunu neden yaptı, pek anlayamadım... Oysa Anelka’yı sağ çizgi hapishanesinden kurtarsa, Fenerbahçe daha etkili olacaktı. İki takımın da oyun anlayışları değişmedi ikinci kırkbeşte... Fenerbahçe’nin artısı, duran top üstünlüğüydü... Zaten Alex de, o zaman çıkıyordu sahneye. Sarı-Lacivertli ekip golü de duran toptan buldu. Sonra Sergen, biri ofsayt kokan öyle iki gol attı ki, Fenerbahçe savunması bu pozisyonlarda acemiler mangası gibiydi. Nobre skoru eşitledikten sonra, yorgunluk iki takımın da kabusu oldu. Top kayıpları, pas hataları, tribünlere saç baş yoldurttu. Appiah ve Aurelio’nun oyundan düşmesine rağmen Daum nedense değişikliği aklına bile getirmedi. Moralsiz, kadro olarak tecrübesiz Beşiktaş, kazanma isteğinden uzak Fenerbahçe’den, Şükrü Saracoğlu’nda istediğini aldı. Lidere Ankara- spor’dan sonra, ikinci çelmeyi takan takım oldu. Fenerbahçe iki yıl şampiyon oldu ama taraftarlarını hiç mutlu edemedi... Çünkü, Sarı-Lacivertliler tribünlerde ya da ekran başında hep diken üstünde izlediler maçları. Beşiktaş karşısında da Fenerbahçe, uyuşuklar ekibini andırıyordu. Sarı - Lacivertliler’in bu görüntüsü zaman zaman tribünlerden tepki alırken, maç sonrasında tribünlerin genel söylemi ‘Bu sezon da bize ızdırap yolları gözüküyor’ şeklindeydi.
YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.