Tümer’e gülmek!

31 Mayıs 2006, Çarşamba 04:30
- A +
Tümer Metin’in Fenerbahçe’ye gidişine ‘kıs kıs’ heyecanlandığını ifade eden yazısına doğrusu çok şaşırdım. Çünkü, bu transferi gerçekleştiren Sarı-Lacivertli yöneticilerle dalga geçerken, arkasından gülerek Tümer’i de aşağılamıştı açık açık... Beş sezon boyunca Beşiktaş formasını sadece lig maçlarında 132 kez giyen, son bir yılda Kartal’a gönül verenlerin adına T-Shirtler yaptırdığı 4-3’lük, 2-2’lik lig maçları ve 3-2’lik kupa zaferinin bir numaralı kahramanının hangi açığıdır, Basri’yi böyle ‘kıs kıs’ güldüren! Ve kendisinden hiç beklenmeyecek bu yaklaşım için, hangi bahanedir onu beş sezon bekleten!.. Şimdi ben çıkıp, “Nobre kendini yere atmayı, hakemi aldatmayı, rakiplerinin hakkını gasp etmeyi seven, spormentlik söz konusu olduğunda pek sivrilmeyen bir futbolcu” desem yakışık alır mı? Ki, Nobre Fenerbahçe formasını giyerken de yazmıştım bunu, “Nobre’nin görevi, bir sanrtfor olarak gol atmak. Ne var ki, attıklarıyla kaçırdıkları yüzdeye vurulduğunda, bu konuda çok başarılı olduğu söylenemez Brezilyalı’nın... Çalışkanlığı, hücum presi, rakibi yıldıran mücadelesiyle bir Güney Amerikalı’dan çok Avrupalı’yı andıran ve bu özellikleriyle alkışı hakeden Marcio, dün akşam da Kerem’le karşı karşıya kaldığı o malum pozisyonda bir kez daha gösterdi son vuruş kifayetsizliğini. Alex’in mükemmel pasında bitirici vuruşu, daha önceki pek çok maçta olduğu gibi, yapamadı yine. Ancak, en azından çalım atmayı becerdi ve artık tek yapacağı, boş kaleye topu göndermekti; iyi, akıllı bir golcü ve faziletli bir sporcu olarak... Ve atabileceği bu kolay gol sonrası, zaten oyuna hakim olan takımı, hakettiği şekilde öne geçecekti... Ne yazık ki o, yanlışı, kötüyü tercih etti. Kerem’in emeğine, Serdar Tatlı’nın kariyerine saygısızlıktı yaptığı. Üstelik, hem iyi oynayan takım arkadaşlarına hem de oluşan hakem hatalarından en az rakipler kadar rahatsız olan, gerçek Fenerbahçe taraftarlarına ihanetti. Hatta, bir sporcuya yakışmayan bu emek hırsızlığı, bir bakıma Aziz Yıldırım’a da ihanetti... Ne Fenerbahçe’ye gönül verenlerin ihtiyacı var bu ahlaksızlığa ne de şampiyonluğun en büyük adayı Fenerbahçe futbol takımının...” (12 Şubat 2006-FANATİK). Oysa, sevgili Basri’nin Tümer’le ilgili yazıları da var arşivde! Ne kadar gücüne giderse gitsin, insan dağılıp itidalini yitirmemeli ve doğal karşılayıp, saygı göstermeli futbol dünyasındaki bu tür profesyonelce alışverişlere...
YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.