Coşku tribünde...

19 Eylül 2011, Pazartesi 12:00
- A +

ASY Arena tribünlerindeki taraftar ilgi ve sevgisinin futbolculara olumlu yansıyacağını düşünmüş ama yanılmış durumdayım. Coşku tribünde kaldı, sahadakilere yansımadı. Oysa Samsunspor dizilişi, oyun anlayışı ve temposuyla adeta ‘gel-gel’ yapmaktaydı Galatasaraylılar’a. Özellikle ilk yarı top ev sahibinde gözüküyor ama konuk zaten oyunun içinde olma gibi bir arzunun kenarından dahi geçmiyordu!

Pas atarken aklına gelmez mi bunların? Bu top benim malım, malı kolay kaptırmamalıyım!’ diye! Samsunspor’a bir dünya pas attılar. ‘Kaptırdılar’ demedim, resmen attılar. Galatasaray’ın kadro kalitesine, teknik direktör bilgisine söyleyecek söz yok ama ya örneklediği futbola? Çooook! Uyum, organizasyon, plan, doğru düzgün pas, pozisyon bile yok. Ne sürpriz bir koşu, ne rakip savunma dengesini bozacak bir pas, ne de çabukluk.

Oysa Galatasaray ancak rüyalarda buluşabileceği bir golle buluştu. Melo’nun Yaradan’a sığınıp vurduğu şut olağanüstü bir falsoyla üstelikte mermi gibi filelere gitti: 1-0. Böylesi mükemmel bir vuruş ve şahane gol, Galatasaray futbol değerlerine katkı yapar diye düşündüm de... Nerede? Geçmiş haftanın uyuntu futbolundan zerre kadar taviz vermiyordu yine Sarı-Kırmızılılar!

İkinci yarı oyun anlayışını değiştirmiş bir Samsunspor ve Mustafa Sarp’la gelen gol: 1-1. Sıkıntılı dakikalar, berbat futbol ve Samsunspor’un temposu tribünlere ıstırap çektirirken, Fatih Terim’in radikal kararları oyunun akışını değiştirdi ve kabus bitti. Sercan’ın harikulade asistine Elmander’in şık vuruşu 2-1 ve hemen sıcağı sıcağına Ahmet krizi! Penaltı ve Selçuk’la 3-1. Dün gece olumlu iki değişiklik, kazanılan 2 golle kaosu önledi. Peki bu durum her müsabaka için geçerli mi?

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...