Vaadedilmiş şampiyonluk!
Galatasaray dün gece takipçisi Fenerbahçe'yi üstün bir oyundan sonra net bir skorla yenerek bitime üç hafta kala aradaki puan farkını 7'ye çıkardı ve şampiyonluk yolunda çok büyük bir adım attı. Kalan maçlarda akıl almaz sürprizler olmazsa Galatasaray 4. kez üst üste şampiyonluğu kucaklayacaktır. Ancak şöyle bir geriye baktığımızda Sarı-Kırmızılı takımın önceki sezonlara göre daha başarısız bir tablo çizdiğini söyleyebiliriz. Son üç şampiyonluğunda sırasıyla 2.44, 2.68 ve 2.63 puan ortalaması tutturan Galatasaray'ın bu sezonki puan ortalaması 2.29 ile en düşük seviyesinde. Keza, bu sezon maç başına attığı gol oranında 2.32'lik bir ortalama tutturan Cim Bom, 3.27'lik geçen sezon ve 2.42'lik önceki sezona göre daha düşük bir gol sayısına ulaşmış durumda.
Haberin Devamı ›
Galatasaray bir, rakipleri üç hata yapıyor!
Elbette bunun birçok sebebi var. 75 Milyon Euroluk golcüsü Osimhen'den uzun süre yararlanamaması, İcardi'nin eski elastikiyetini kaybetmesi, futbolu bırakan Mertens'in yerinin doldurulamaması, Osimhen'in arkasına kaliteli bir santraforun ikame edilmemesi, orta alan oyuncularının ve stoperlerinin geçtiğimiz sezonlardaki kadar skor katkısı vermemesi, bazı maçlarda hakemlerin aleyhinde fahiş hatalar yapması gibi nedenler sayılabilir. Her ne olursa olsun gerçek şu ki, Galatasaray kadro kalitesinin altında bir performans sergiledi bu sezon. Şayet rakipleri daha akıllı yatırımlar yapsaydı Galatasaray'ın işi çok daha zor olurdu. Galatasaray bir hata yaparken rakipleri üç hata yapıyor ve şampiyonluk ilahi emir gibi Sarı-Kırmızılı takıma kısmet oluyor!
Haberin Devamı ›
Bütün bunlardan şampiyonluğu hak etmediği yorumunu çıkaranlar olabilir. Söylemek istediğim o değil. Performans olarak geçen sezonların gerisinde kalsa da şampiyonluğu bu sezon da hak etti. Dün geceki finalle de hak edişini bir kez daha ispatladı. Ancak kadro kalitesine ve piyasa değerine bakacak olursak Galatasaray'dan çok daha iyisini beklememiz de biz futbolseverlerin hakkı.
Maç öncesi yaratılan gerilim sahaya da yansıdı
Normal bir futbol ikliminde derbi mücadeleleri, hele hele dün geceki gibi sezonun şampiyonunu büyük ölçüde belirleyecek kritik maçlar büyük bir keyifle beklenir ve izlenir. Ama bizde maalesef böyle yürümüyor bu işler. İki kifayetsizin yaptıkları atamalarla maç öncesi Galatasaray'a meydan okumaları, yedi FIFA hakemini yok hükmünde görmeleri, iki kulübün karşılıklı açıklamaları, Osimhen konusunda yapılan gereksiz itirazlar gerilimi bir anda tırmandırdı ve tüm futbol kamuoyunu korku iklimine soktu. Bu gerilim zaman zaman sahaya da yansıdı. Ancak daha sakin kalan taraf Galatasaray'dı ve bu da ev sahibi ekibe üç puanı getiren temel faktörlerden biriydi. Elbette başka faktörler de vardı. Talisca'nın kaçırdığı penaltı maçın kırılma anıydı. O dakikaya kadar Fenerbahçe daha etkili görünüyordu. Ancak kaçan penaltı sonrası moral motivasyonu artan Galatasaray üstünlüğü ele aldı ve maçın sonuna kadar da sürdürdü. Fenerbahçe'nin 10 kişi kalmasından sonra ise kontrol tamamen Galatasaray'ın eline geçti.
TFF ve MHK'nın 'challenge'na sahada 'challenge'!
Haberin Devamı ›
Osimhen'in geri dönüşü, Leroy Sane'nin klas futbolu, Sallai ve Jakops'un neredeyse hatasız oynamaları, Torreire ile Lemina'nın orta alanı domine etmeleri, Uğurcan'ın güven veren performansı, Yunus ve Barış Alper'in enerjisi Galatasaray'ı saha içinde üstün kılan etkenlerdi. Aslında takım olarak çok daha iyiydi Galatasaray. Bu maça çok iyi hazırlandıkları her hallerinden belliydi. TFF ve MHK'nın 'challenge'na sahada sergiledikleri pozitif futbolla 'challenge' diyerek karşılık verdiler.
Yasin Kol'dan maçın sonucuna etki eden hatalar
Hafta boyu tartışmaların odağında olan hakem Yasin Kol'a gelince... Futbol camiasının tanınan simalarından biri olan yakın bir dostum, -iznini almadığım için ismini vermeyeceğim- Yasin Kol ile ilgili bana çok olumlu şeyler anlattı maç öncesi. Dürüst ve objektif bir insan olduğunu, art niyetli olmadığını, yanlış karar vermişse hata olarak görülmesi gerektiğini, aslında üst üste kritik maçlara atamasının yapılmasından dolayı Yasin Kol'un yıprandığını belirtti. Ben de kendisinin bu görüşüne katılıyorum. Sezon içindeki 8 derbinin 6'sına Yasin Kol'un atanması aslında kendisinin de isteyeceği bir durum değildir. Sahadaki beden diliyle, duruşuyla, çaldığı, çalmadığı hatalı düdüklerle zaten bu mesajı veriyor. Üst üste önemli maçlara vererek aslında Yasin Kol'a da büyük kötülük yapıyorlar. Yasin Kol dün geceki maçta da sürmenaj olduğunu bir kez daha kanıtladı. Verdiği, vermediği kararlarla maçın sonucuna etki etti. Ederson'un maçın ilk yarısında kendisini aşağılamasına seyirci kaldı. Fenerbahçe lehine verdiği penaltı doğruydu, ancak birkaç dakika sonra Sane'ye ceza alanı içinde yapılan faule düdük çalmadı ve Galatasaray'ın bir penaltısını yedi.
Haberin Devamı ›
Aşağılanan 7 FIFA kokartlı hakem neler hissediyor?
İkinci yarıda Galatasaray lehine verdiği penaltı da bana göre yanlıştı. O penaltıyı çaldı ama Yunus'a faulü yapan Osterwolde'ye ikinci sarı kartı çıkaramadı. Ederson'a gecikmeli de olsa çıkardığı kırmızı kart en doğru kararlarından biriydi. Maçın sonlarına doğru kontrolü iyice elinden kaçırdı. Kart standardını tutturamadı. Kendisine bu süreçte VAR odası da yardımcı olmadı. Zaten oraya atananlar da tartışmalı isimlerdi. Ve sonunda beklendiği gibi maçın ağırlığı altında ezildi. Ne yazık ki bizim ülkemizin en büyük sorunlarından birisi de nepotizm, ahbap çavuş ilişkisi. Ya akrabalık bağından ya hemşerilikten ya da yakın arkadaş, dost ilişkisinden işi liyakat sahibi insanlara veremiyoruz. Bu alaturkalık bu şark kurnazlığı habis bir ur gibi bedenimizi, ruhumuzu çürütüyor. Yasin Kol olayı da böyle bir olay. Benim anlayamadığım, bu tarz tasarruflarla aşağılanan 7 FIFA kokartlı hakemimiz neler hissediyor? İçlerinden bir tanesi de çıkıp neden isyan etmiyor? Yoksa onlar da mı bu tarz ilişkilerle o kokartları göğüslerine taktılar! İnsan düşünmeden edemiyor.















