Solo il Osimhen
Doğup büyüdüğüm semt olan Rami'den sevgili dostum, Galatasaray Kongre Üyesi Taner Kolankaya ile her maç öncesi değerlendirme yaparız. Göztepe maçı öncesi de bu rutinimizi tekrarladık. Bu yıl lige istediği gibi başlayamayan, ancak oynadığı futbolla eski gücünden bir şey kaybetmediği ortada olan İzmir temsilcisiyle ilgili yaptığımız en önemli tespitlerden biri de rakip ceza sahası çevresindeki taç atışlarını silaha dönüştürmeleriydi. Göz Göz, tıpkı İngiliz takımları gibi uzun taç atışlarıyla ceza sahasında pozisyonlar yaratabiliyordu. Nihayetinde, bizim bildiğimizi mutlaka Okan Hoca da biliyordur ve takımı ona göre hafta içinde çalıştırmıştır, dedik.
Haberin Devamı ›
Lakin, öyle olmadığını maç içinde gördük. Rakibin bu taktik silahına ya hiç çalışılmamış ya da eksik çalışılmıştı. Yenilen iki gol de uzun taç atışları sonucu geldi. İlk golde Janderson'un kullandığı uzun taç atışında Bokele'nin kafa vuruşunu kaleci Jankat son anda kornere çeldi. Bu korner de golle sonuçlandı. İkinci golde, bu kez Arda'nın uzun taç atışı sonucu arka direğe kafayla aşırılan topu Juan ağlara gönderdi. Maç içerisinde bu gollere benzer başka pozisyonlara da girdi Göztepe, uzun taç atışları sonucu. Burada yolunda gitmeyen bir şeyler olduğu açık. Rakibin en önemli taktik silahlarını bile bile birbirinin karbon kopyası goller yemek teknik heyetin izah etmesi gereken bir durum.
Haberin Devamı ›
Batrakov ilk 11 başlatılabilirdi
Geçtiğimiz hafta ligin yeni ve kadro kalitesi olarak zayıf rakiplerinden biri olan Erzurumspor karşısında alınan farklı galibiyet göz kamaştırmış olsa gerek, ilk üç hafta itibariyle puan kaybına en yakın maç olan Göztepe'ye karşı da aynı kadroyla çıkılmıştı. İlk iki haftadaki defolar göz ardı edilmek suretiyle. Bunlardan biri Sara, Torreria ve Lemina'dan oluşan orta sahanın oyun kurmada ve rakibi karşılamadaki yetersizlikleri, diğeri ise Barış Alper Yılmaz ile Abdülkerim'deki olağandışı form düşüklüğüydü. Rusya liginde tüm maçlarda ful oynayan yeni transfer Batrakov ilk 11'de sahaya sürülebilir miydi? Pekâlâ sürülebilirdi. Eğer bu denenseydi belki ilk yarı heba edilmezdi. Fenerbehçe, Guendouzi'yi ayağının tozuyla Galatasaray derbisine ilk 11 çıkarmış ve onun etkili futbolu ve golüyle maçı kazanmıştı. Bunu da burada hatırlatmak isterim. Bazen teknik direktörlerin cesur hamleleri, kazanılan maç için en önemli faktör olabiliyor.
Rus oyuncu Mertens etkisi yaratır
Batrakov ile ilgili parantez açmak gerekirse, Rus futbolcunun Mertens'in boşluğunu doldurabileceğini 45 dakikalık oyunda gördük. Sara'nın attığı gol, Batrakov'un topu bekletmeden attığı kilit pasın Osimhen'in asistine dönüşmesi, Rus oyuncunun çabuk ve basit oyununun sonucuydu. Ceza sahasına attığı koşular, girdiği pozisyonlar Batrakov'un ilerleyen haftalarda takıma çok skor katkısı vereceğinin göstergesi. Leao ve Osimhen ile birlikte oynayacağı maçları merakla bekliyorum.
İlk yarıda keçi boynuzu tadında bir futbol sergileyen Galatasaray, ikinci yarıda ise vişne reçeli kıvamında bir futbol sergiledi. Tribündekiler ve televizyon başındaki izleyiciler bu futboldan büyük keyif aldı. Bunda hiç kuşkusuz, oyundan çıkan Abdülkerim'in yerine Lemina'nın monte edilmesinin ve forvet arkasına Batrakov'un çekilmesinin önemli rolü vardı. Ve elbette galibiyetin baş mimarı Osimhen'in. Peş peşe gelen gollerle Sarı-Kırmızılı takıma gönül verenler keyiflenirken, üçüncü golün hemen ardından farkın yeniden bire düşmesi herkesin tadını tuzunu kaçırdı. Takımın da... Coşkulu futbol, maçın son bölümlerinde yerini tedirgin ve ürkek bir futbola bıraktı. Göztepe her an beraberliği yakalayacakmış gibi oyunu domine ederken hakemin bitiş düdüğüyle herkes derin bir nefes aldı. Zira, bu maçta da kaybedilecek puanlar takımın öz güvenini yerle bir edebilirdi.
Haberin Devamı ›
Bir Leao ile bahar gelmez, transfer şart
Yönetimin transferlerde gecikmesi nedeniyle haftalardır adeta barut fıçısına dönen Galatasaray taraftarının Leao'nun gelmesiyse az da olsa gazı alınmıştı. Yönetim bu hamleyi yapmasaydı, tribünler muhtemelen Göztepe maçıyla pek ilgilenmeyecek ve 90 dakika boyunca yönetim aleyhine tezahürat yapacaktı. Bu da olası bir puan kaybı anlamına gelecekti. Dursun Özbek tam zamanında zekice bir hamle yaparak bu tatsız ortamın oluşmasına izin vermedi. Ancak bir Leao'yla bahar gelmez, bütün sorunları çözmüş sayılmazsın. Galatasaray'ın orta sahasında rakip atakları karşılayabilecek, alan kapatabilecek, dripling yapabilecek ve oyun kurulumunu başlatabilecek üst düzey (Juventuslu Locatelli tarzı) bir 6-8 numaraya su gibi ekmek gibi ihtiyacı var.
Sadece orta saha değil, sol stopere, Osimhen'in yokluğunda boşluğunu doldurabilecek forvete ve hatta gerçek bir sağ beke de ihtiyacı var Galatasaray'ın. Kalan birkaç gün içinde bu boşlukları doldurabilir mi yönetim, emin değilim. İlk üç haftayı Osimhen gibi bir anomaliyle en az hasarla aştı Galatasaray, ancak bu bir sezon boyu devam etmez. Eğer takımında Osimhen çapında sıra dışı bir futbolcu varsa çevresini de ona göre ikame etmen gerekir. Yönetim ne yazık ki bu zamana kadar bunu gerçekleştiremedi. Osimhen de nihayetinde bir insan. Formsuz zamanı olacak, Allah göstermesin sakatlığı olacak, cezalı duruma düşebilecek... Bütün bunların birkaç ay önce hesaplanıp ona göre plan, program yapılmalıydı. Ancak yapılmadı. Önümüzdeki hafta içinde bu yapılabilir mi? Bekleyip göreceğiz.
















YORUMLAR