Galatasaray'ın gecesi
Sarı-Kırmızılı camia açısından unutulmaz gecelerden biri yaşandı. Galatasaray Daikin Kadın Voleybol Takımı, CEV Cup finali rövanşında İtalya'nın Chieri' 76 takımını 3-1 yenerek CEV Cup'ın sahibi oldu. İtalyan temsilcisini ilk maçta da 3-2 yenen Sarı-Kırmızılı takım tarihindeki ilk Avrupa Kupası'nı kazandı. Kadın voleybol takımının bu başarısının ardından Galatasaray; futbol, basketbol ve voleybol branşlarının üçünde birden Avrupa kupası kazanan tek Türk kulübü unvanına da sahip oldu.
Gecenin bir diğer sevindirici haberi ise basketboldan geldi. Galatasaray MCT Technic Şampiyonlar Ligi çeyrek final ikinci maçında İspanyol Tenerife takımını 64-62 yenerek seride durumu eşitledi ve tur şansını İspanya'daki üçüncü maça taşıdı.
Haberin Devamı ›
Üç önemli branşta Avrupa Kupası alan tek takım
Galatasaray camiasının yüzünü güldüren son haber ise İzmir'den geldi. Süper Lig'de Trabzonspor mağlubiyetiyle şampiyonluk yarışındaki rakiplerinin iştahını kabartan Galatasaray, zorlu Göztepe deplasmanından 3-1'lik galibiyetle ayrılarak çok önemli bir virajı hasarsız geçti. Bu sonuçla Galatasaray aynı gece üç önemli branşta üç önemli zafer yaşayarak taraftarlarının günü keyifli kapatmalarına sebep oldu.
Haberin Devamı ›
Milli aradan sonra Trabzonspor deplasmanında etkisiz bir futbol sergileyerek rakibine mağlup olan Galatasaray'ın, ligin dişli takımlarından Göztepe karşısında neler yapacağı merak konusuydu. Bu maça kadar sahasında sadece 7 gol yiyen Göztepe deplasmanında kaybedilecek puanlar Cim Bom için şampiyonluk yarışında ağır yara alması anlamına geliyordu. Aynı zamanda takımın moral motivasyonunun da sekteye uğraması demekti, böylesine bir tablo...
Okan Buruk beklenmedik bir rotasyona gitti
Okan Buruk, beklenmedik bir şekilde kadroda önemli bir rotasyona gitti. Trabzonspor maçının ilk 11'in de yer alan İcardi, Torreria, Yunus, Lang ve Jakops kulübeye çekilmiş, Abdülkerim ise cezalı olduğu için yer almamış, onların yerine İlkay, Sane, Eren, Sallai, Aspirilla ve Boey sahaya sürülmüştü. Okan Hoca takımın yarısını değiştirerek aslında büyük bir risk almıştı.
Geçen haftaki kadronun defosu koşmayan, mücadele etmeyen ve oyuna teknik beceri de katamayan oyunculardan oluşmasıydı. Dün geceki takım da maçın geneline bakacak olursak Göztepe kadar koşmadı, mücadele etmedi, ikili mücadele kazanmadı. Lakin bir fazlası vardı İzmir'deki Galatasaray'ın. İlkay, Sane, Asprilla, Barış gibi sahaya futbol zekasını teknik becerisini yansıtan oyuncular, özellikle ilk yarıda fark yaratarak skor avantajının erken ele geçirilmesini sağladılar. Bu bölümde Sallai'nin kaçırdıklarını da hesaba katarsak Galatasaray'ın devre arası soyunma odasına üç ya da dört farklı bir skorla gitmesi işten bile değildi. Buna mukabil Göztepe'nin girdiği net pozisyon sayısı ise sadece 1'di.
İkinci yarının ilk bölümünde adeta çöktü
Galatasaray'ın bu skor avantajıyla maçı rahat bir şekilde alacağını düşünenlerin yanıldıklarını görmeleri ise çok fazla uzun sürmedi. İkinci yarının başlamasıyla birlikte Göztepe, Galatasaray kalesine bir kâbus gibi çöktü. Sert, agresif, temaslı ve tempolu bir futbol sergileyen İzmir ekibi, 45 ile 65 arasında bir gol buldu, en az üç tane de kaçırdı. Sane, Asprilla ve Eren'in yorulmaları, yapılan basit top kayıpları, ileriye gönderilen topların duvar tenisi gibi tekrar geriye gelmesi, Barış'ın yalnız kalması, Sacha'nın da yardım alamadığı için oyundan düşmesi ve Singo'nun savunma zafiyetleri Galatasaray'ı bu duruma düşüren önemli etkenlerdi. Göztepe'nin baskısına reaksiyon gösteremeyen Galatasaray'da ayakta kalan oyuncular Uğurcan, Davinson ve Lemina'ydı.
Haberin Devamı ›
Okan Buruk'un 62. dakikadan sonra Sallai ve Jakops'u alarak oyuna müdahale etmesi, çok koşan Göztepe'nin de yorulması oyunda yeniden dengenin sağlanmasına neden oldu. 75’te bir duran toptan gelen Lemina golü ise Göztepe'nin gardını iyice düşürdü ve kalan dakikalarda Galatasaray tekrar oyunun hâkimi oldu.
Şampiyonluk hangi Galatasaray'ı göreceğimize bağlı
Bu galibiyetle çok kritik bir deplasmanı kayıpsız geçen Galatasaray puan farkını yeniden 4'e çıkararak son viraja avantajlı girerken, Osimhen'in katılmasıyla yeniden şampiyonluğun en büyük favorisi olarak gösterilebilir. Elbette, Trabzonspor maçının büyük bölümünde, Göztepe maçının da 45 ile 65. dakikaları arasındaki etkisiz ve pasif futbolunu bir üst segmente taşıması kaydıyla... Evindeki Liverpool ve Juventus maçlarındaki Galatasaray gibi oynarsa kalan maçlarda puan kaybetmesi pek mümkün değil. Ancak ikinci Juventus, Liverpool ile Trabzonspor ve Göztepe maçlarındaki Galatasaray gibi sahada ruhsuz bir şekilde gezinirse her takım Cim Bom'dan puan alır, Fenerbahçe de Ali Sami Yen'de şampiyonluğunu ilan eder. Galatasaray'ın şampiyonluk için önce şu gelgitli, inişli çıkışlı tabloyu düzeltip kendi standardına yeniden kavuşması gerekiyor.
Haberin Devamı ›
Özgüven ve sükûnet şampiyonluğun en önemli anahtarı
Öyle gözüküyor ki, Galatasaray çok ağır yara aldığı Liverpool deplasmanında hem Osimhen ile Lang'ı kaybetmiş hem de özgüvenini. Osimhen ve Lang'ın eskisi gibi dönüşü, kendilerinin fizik yapısına ve sağlık heyetine bağlıyken, takımın özgüvenini yeniden kazanması da başta Okan Buruk olmak üzere teknik heyetin yapacağı mental yüklemelerden geçiyor. Gelgelelim, Göztepe maçı sonrası Okan Buruk'un açıklamalarına bakınca bunun çok da kolay olmadığı gözüküyor. Kocaeli'ne karşı şimdiden savaş baltalarını çıkaran, takım kadrosunun sızdırılmasına haklı olarak isyan eden Okan Hoca'nın önce kendisinin sakinleşmesi, olaylara uzak doğu bilgeleri gibi yaklaşması ve öfkeyle hırsı, intikamla rövanşı birbirine karıştırmadan oyuncularını motive etmesi gerekiyor. Galatasaray'ı kalan haftalarda şampiyonluğa taşıyacak en önemli anahtar yüksek özgüven ile sükûnettir. Unutulmalıdır ki, sakin güç her zaman kontrolsüz güçten daha etkilidir.















