Arama

Popüler aramalar

Galatasaray Yüzyılı

Dün gece şampiyonluğun ilanından sonra Ali Sami Yen Stadı'nın tribünlerinde açılan bir pankart aslında 21. Yüzyılı tek kelimeyle özetliyordu: Dominasyon. 2000 yılında başlayan yeni milenyumun ilk 26 yılında Galatasaray'ın şampiyonluk sayısı 13'e ulaşmış, ezeli rakipleri Fenerbahçe (6) ile Beşiktaş'ın (5) toplam şampiyonluk sayısını (11) bile geçmişti. İkinci kez gelen üst üste dördüncü şampiyonluk, ezici dominasyonun bundan sonraki yıllarda da devam edeceğinin habercisi gibiydi. Bu başarının en büyük mimarı elbette teknik direktör Okan Buruk'tur. Kendisine bu imkânı, rahat çalışma ortamını ve bu kaliteli kadroyu veren başta Başkan Dursun Özbek olmak üzere Galatasaray Yönetim Kurulu da başarının arkasındaki dinamik güçtür. 

Haberin Devamı

Okan Buruk'un en zorlu şampiyonluğu

Okan Buruk'la elde edilen bundan önceki üç şampiyonlukla kıyaslandığında en zorlusu diyebileceğimiz dördüncü şampiyonluk diğer rakiplerle makasın biraz daha açılması bakımından da kritik bir önem arz ediyordu. Yeni bir Şampiyonlar Ligi macerası, kadronun güçlendirilmesi, ürün satışı, tribün ve naklen yayın gelirleri, yeni sponsorluklar vs. Galatasaray'ı hedeflediği Avrupa'nın elit kulüpleri kategorisine çıkaracak parametreler. Bundan sonrası artık yönetimin yapacağı doğru hamlelere bakıyor. Kadro kalitesi ve derinliği artmasına rağmen geçtiğimiz sezonlar elde edilen istatistiklerin gerisinde kalan takıma yapılacak akıllı dokunuşlar rakiplere karşı yakalanan bu dominasyonun sürdürülmesi bakımından büyük önem taşıyor. Zira, önümüzdeki sezonun çok daha çetin geçeceği tartışılmaz bir gerçek. Rakiplerin yapacağı yatırımların yanı sıra dahili ve harici bedhahların bitmek tükenmek bilmeyen kötülükleriyle de mücadele etmek zorunda kalacak Galatasaray. Yönetimin çok daha dikkatli ve dirayetli olması, gelecek yılların inşasında hayati öneme sahip. Yapacakları fahiş hatalar UEFA Kupası sonrası kaybedilen yılların tekrarından başka bir işe yaramayacaktır. İşe önce, kifayetsizlikleri ve art niyetleri paçalarından akan bu TFF ve MHK'nın yıkılmasından başlamalılar. Başkan Dursun Özbek dün gece bunun ilk işaret fişeğini çaktı. Devamını getirmeli Sayın Başkan Özbek ve yönetimi.

Haberin Devamı

Kritik değişiklikler oyunun seyrini değiştirdi

Şampiyonluğun ilan edildiği Antalyaspor maçına gelince... Geçtiğimiz hafta Samsunspor karşısında alınan ağır mağlubiyet taraftarın tadını kaçırmıştı. Mağlubiyetin yanı sıra oynanan kötü futboldu aslında Sarı-Kırmızı renklere gönül verenleri endişeye sevk eden. Her ne kadar Kemerburgaz'a kapanan takım büyük bir ciddiyet ve sessizlik içinde tam bir konsantrasyonla bu maça hazırlansa da Antalyaspor karşısında ilk yarıda sergilenen etkisiz futbol, yenilen gol taraftarları korku tüneline sokmaya yetmişti. Ancak, ikinci yarıda Okan Buruk sazı eline aldı ve 46. dakikaya iki değişiklikle başladı. Sahada hayalet süvari gibi gezinen İlkay ve Sane'nin yerine Lemina ile Lang'ı sahaya sürdü. Aslında bu, pek de alışık olmadığımız bir Okan Buruk dokunuşuydu. Zira işler ne kadar kötü giderse gitsin genelde 60. dakikaya kadar kulübeye pek bakmazdı tecrübeli teknik adam!

Haberin Devamı

İcardi'nin veda maçı gibiydi ama takımda kalmalı

Lemina'nın Antalyaspor geçişlerinde yaptığı kritik hamlelerin yanı sıra takımı ateşleyen golü atması, Lang'ın hücuma getirdiği hareketlilik, Galatasaray'ın iki kez geriye düşmesine rağmen gösterdiği reaksiyonun ana unsurlarıydı. Elbette bir diğer etken de Osimhen'in isyanıydı. Nijeryalı, zaman zaman kontrolsüz bir güce dönüşmesine rağmen sahaya karakter koyan ve takımını ipten alan yegâne faktördü. Kaçırdığı goller ve düştüğü ofsayt pozisyonları kazanma arzusunun yan etkileriydi. Dünkü maçın bir diğer kahramanı ise hakkında gitsin mi kalsın mı şeklinde papatya falı açılan Torreria'ydı. Sahanın her yerine basan ve yüksek pas yüzdesiyle oynayan Uruguaylı, takımın vaz geçilmez futbolcularından biri olduğunu bir kez daha ispatladı.  Ve elbette adını Galatasaray tarihine altın harflerle yazdıran İcardi efsanesi. Takımın formasını giydiği dört sezonda dört şampiyonluk yaşanmasında en büyük pay sahiplerinden biri olan, dahası bir nesli Galatasaraylı yapan Arjantinli süper star, dün gece de aldığı kısa sürede sahaya akıl koyarak klasını bir kez daha konuşturdu. Yaşanan her şey onun vedası gibiydi, ancak bence Galatasaray onu ikna etmeli ve jübilesine kadar bu formayı giymesini sağlamalı. Elbette, takımı bir üçüncü forvetle takviye etmek kaydıyla.

Mertens'in boşluğu mutlaka doldurulmalı

Şimdi Galatasaray Yönetimi'nin önünde gelecek sezonun planlamasının yapılacağı uzun bir süreç var. Geçtiğimiz yıllardaki hatalara düşmeden şimdiden kolları sıvayıp, gelecek sezonu da domine edecek güçlü bir takım oluşturmanın yollarını aramalılar. Hem Avrupa'da hem de ligde mücadele edebilecek geniş bir kadro oluşturmanın zorunluluğu ortada. Umarım, bunun çalışmasına aylar önce başlamışlardır da her sezon olduğu gibi son günlere sarkan panik transferle günü geçiştirmezler. Mevcut omurgayı bozmadan yapılacak akılcı transferlerle Galatasaray gelecek yıl da şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olacaktır. Şu gelsin, bu gitsin demenin alemi yok. Takımın eksikleri ortada. Özellikle Mertens tarzı bir oyuncu Galatasaray için olmazsa olmaz. Yönetimin yapacağı ilk hamle bu olmalı. Bu sezon bu kadar zorlanmasının en büyük nedeni takımın hücum varyasyonlarını sevk ve idare edecek bir futbol zekasının eksikliğiydi. Bunu sağlaması için transfer edilen İlkay Gündoğan'dan maalesef istenilen verim alınamadı. Galatasaray'ın seneye bu konuda hata yapma lüksü yok. Atanla tutanın iyi olması kadar attıranın da çok iyi olması büyük önem arz ediyor. Galatasaray her zaman bu tarz oyuncuların omzunda yükselmiştir. Hagi, Sneijder, Mertens örneği ortada. 26. şampiyonluk kutlu olsun Galatasaray'a...

Haberin Devamı
Yazarın Diğer Yazıları
Tümü