Giden Puanlar mı? Yoksa Kimlik mi?
Futbolu, zevkli kılan en önemli özelliği, her takımın her takımdan puan alabilme ihtimali, değişken durumlara göre, maç içi dinamiklere göre, sonucun sadece daha iyi kadrosu olana göre belirlenmemesidir. Maçlar kazanılır, kaybedilir, puanlar paylaşılır. Fakat bir takımın, bir teknik direktörün vücut dili, bunlardan bağımsızdır. Sahada mücadele etmezseniz, konsantre olmazsanız, maça iyi hazırlanmazsanız, potansiyelinizin çok altında vasat bile olmayan oyunlar sergileyebilirsiniz. Hem de bunu ligin bitimine 6 hafta kala, en kritik dönemeçte yaşayabilirsiniz. Kimse siz daha güçlü takımsınız diye mental zafiyetlerinizden dolayı acımaz.
Haberin Devamı ›
Dün akşam yaşanan ve aslında Trabzonspor, Göztepe maçlarında da gözlemlenen şey tam olarak budur. Galatasaray takımı, milli takım dönüşünden beri oyuncusuyla, hocasıyla herhangi bir istek, arzu, konsantrasyon emaresi göstermiyor. Dünkü maç ise senaryosu gereği en trajik maçlardan biri oldu çünkü Galatasaray şampiyonluk yolunda kendi evinde mutlak kazanması gereken maçta, bağıra bağıra gelen golle 72’de 1-1’e yakalandı ve hiçbir reaksiyon veremedi… Yunus Akgün’ün şutu hariç yarım tehlike bile yaratamadı. Çok uzun zamandır spor ve futbol takip ediyorum. Basketbolda da olsa yarı-profesyonel olarak rekabetçi seviyede çok maça çıktım. İşim gereği spor iletişimi ve pazarlamasının kalbindeyim diyebilirim. Galatasaray’da içeride, bizim görmediğimiz iyi gitmeyen bir şeyler olduğu bence kesin. Rehavet, kavga, maaş vs. Ne olduğunu bilmiyorum ama bu konu acilen çözülmezse Galatasaray şampiyonluğu elleriyle teslim edecek. Osimhen’in dönüşü mutlaka bir şeyleri değiştirecektir ama her şey için geç olabilir.
Haberin Devamı ›
O yüzden, puanlar kaybedilir ama nasıl kaybedildiği de bir o kadar önemlidir. Dün Galatasaray denerdi olmazdı, top çizgiyi geçmezdi ayrı, bu şekilde şampiyonluk düzlüğünde kimliğine ters bir puan kaybı ayrı şeylere işaret eder.
Rakibinin Hatalarına Düşmek
Okan Buruk’dan futbolu tabii ki de daha iyi bilmiyorum ama iletişimi daha iyi biliyorum. Göztepe maçı sonrası ve dünkü maç sonrası açıklamalar da Okan hocanın mentalinin pek iyi durumda olmadığını gösteriyor. Okan Buruk, geçmiş yıllarda Fenerbahçe’nin yaptığı hataların çok benzerini deniyor. “Tüm dünya bize karşı” yaklaşımının çalıştığı bir kere görülmemiştir. Galatasaray takımının şampiyonluk düzlüğünde motive olmak için Kocaelispor’a bilenmeye ihtiyacı varsa, çok daha büyük sorunlar var demektir! Göztepe maçında sonra, Kocaelispor maçını hedef gösterip, ligin ilk yarısındaki maça vurgu yapıp, rakibini de hiç yeri değilken motive ediyorsan, dünkü gibi rezalet bir oyunla karizmayı çizdirmeyeceksin. Dünden bazı çok endişe verici açıklamalara bakalım.
- Şampiyonluk moduna girebileceğimiz 5 tane maç var bizim için.
- Orijinal santrforlu oyun başka oluyor.
- Kanatlarda eksikler var.
Okan hoca, winner bir hoca ama maalesef çok kötü bir kaybeden. Kaybettiğinde işler kötü gittiğinde hali, tavrı, açıklamaları çok talihsiz bir hale gelebiliyor. Hocanın bence özellikle kayıplardan sonra minimum açıklama yapmasını kendisine tavsiye edebilirim. Senelerdir tek eksiği bence iletişim. Şu anki güvensiz, kaos ortamında bu iletişim beceriksizliğin bayı bence çok büyük. Son 3 sene şampiyon olmuş, 4.sezonunda 2 puan önde, 5 hafta kalmış, en yakın rakibi sahasına gelen bir teknik direktör olarak camiaya bu güveni verememesi, hala tartışılıyor olması bununla alakalı…
Haberin Devamı ›
Her şeye rağmen, 2 puan önde, evinde Fenerbahçe’yle oynayacak, Osimhen’inine kavuşacak bir Galatasaray var. Fakat Galatasaray bu 4 sezondur hiç olmadığı kadar kırılgan, Fenerbahçe de bir o kadar sakin. Tek bildiğim var, 26 Nisan günü kazanan şampiyon olur…















