Sıradan takıma dönüştüler
Bazen vasat demeye bile dilimin varmadığı maçlardan biri daha. İlk devre boyunca kırık dökük karşılıklı birkaç girişim, o kadar. Devrenin sonuna doğru bir parça hareketlendiyse de oyun davranışları acemi eğitimi niteliğindeydi çoğunlukla. Devre boyu ısrarla çalım deneyen Samuel Ballet’nin -ki onlardan biri Semedo’nun sakatlığıyla sonuçlandı- nihayet 43’te başarılı olmasına başta Matteo Guendouzi olmak Fenerbahçe savunması da yardımcı olunca Levent Mercan golü kendi kalesine attı. Fenerbahçe topla oynamasına oynadı ama futbol oynamadı.
Haberin Devamı ›
Tuhaflık, ilk 11 piyasa değeri 132 milyon Euro’yu bulan Fenerbahçe’nin 11 milyon Euro’luk Antalya karşısında bu kadar sıradan görünümüydü. Dirençli futbolcular olarak tanımlanan Fenerbahçe’nin orta saha oyuncuları ortalıkta görünmüyordu. Hal böyle olunca yine savunma hatasına karşı doğru kurgulanan bir hücum örgütleyen Antalya maçı, ikinci devre başında çözmüş göründü. Fakat orta saha direncini artırma ülküsü nedeniyle olsa gerek santrforsuz bir formasyona mahkum olan Fenerbahçe işini beceri ve doğaçlamanın insafına bırakmış görünüyordu.
Haberin Devamı ›
Acemi göründüler
Üstüne bir de savunma ve ön alandaki sakatlıklar eklenince birlikte yapılan tüm antrenmanlar anlamsızlaşmış oldu. Antalya çok da zorlayıcı olmayan ama kendi ölçeğinde tutarlı bir oyunla Fenerbahçe’yi uzun süre çaresiz göstermeyi başardı. Ancak sona doğru onlar da fiziken çözülünce sahada daha çok görünmeye başladı Fenerbahçe. Fakat onlar da sahada birbirini bulma konusunda ziyadesiyle acemi görününce maç berabere bitti. Yani devre arası güçleneyim derken, bu sıradan ligin ortalama bir takımına dönüştüler.















