Bir teselli ver!
Dünya Kupası'na giderken esasen bilip de kendimize yüksek sesle tekrar etmediğimiz savunma sorunlarımız nedeniyle, erken döndük. Bu sadece Milli Takım'ın değil, yerel liglerimizin de sorunu. O nedenle onca para saçıp getirdiğimiz ileri yaştaki yabancı futbolcular, burada kariyer rekorları kırıyor! Dün sabaha karşı göze ilk olarak batan, sanırım buydu. Dolayısıyla sorun, bir çoğunun önerdiği gibi Merih Demiral ile Ozan Kabak'ı değiştirmekle doğrudan ilgili değildi. Özellikle ikinci devre, bizim savunmanın sağının darmadağın görüntüsü, tek başına Zeki Çelik değil takım davranışıyla açıklanmalı. Yine görüldü ki, ilk iki maçta gol atamayan takım, gol atıp pozisyonlara girebiliyordu. Bu nedenle Montella'yı "oyun tarzı" konusunda eleştirmek gerekiyor. Alan yaratma ve o alanları kullanabilecek oyunculardan kurulu takımı, yerinden kıpırdamayan savunmalara karşı bu kadar alansız ve haliyle hareketsiz bırakıp, şut ve ortaya mahkum eden tarzdaydı sorun. Topla oynama istatistiği rakibe yakın maçlarda, şut sayısında tutumlu, orta sayısı olması gerektiği kadarla sınırlanınca, daha elle tutulur bir oyun izledik. Yani Montella'nın anlatısının tersine daha az şut, daha az orta ile daha verimli alan kullanımı oyununa - ki buna "geçiş oyunu" da deniyor - daha uygun bir takımımız olduğuna bir kez daha şahitlik ettik.
Haberin Devamı ›
Sokağınıza sokmayın
Haberin Devamı ›
Elbette bunda ABD'nin oynama tarzının etkisini de ihmal etmemek gerek. Ve... Futbolun en büyük ironisi maçın son saniyesine kaldı! Çok bilmişlerin yerden yere vurdukları arasındaki Kaan Ayhan, santrası yapılmayan golü atıp, en azından Milliyet Gazetesi'nin dünkü başlığını karşılıksız bırakmadı; "Bir teselli ver!" Yani siz siz olun, yapısal sorunları gözden kaçırmak için futbolcu ve teknik direktör fark etmez, isimler üzerinden "Adam asmaca" oynayan, öfke ve hayal kırıklığı satıcılarını sokağınıza sokmayın!
















YORUMLAR