Hoşgeldiniz…

11 Ocak 2005, Salı 04:30
- A +
Del Bosque, hala tam olarak anlamamış gözüküyor... En çok şikayet ettiği kadro kalabalıklığı, bir açıdan en çok onun avantajı... Çünkü her bir oyuncusu iyi incelendiğinde, Beşiktaş kadrosunun aslında bir kişilik işi ancak 3 kişi ile 3 taksitte yapacak bir kapasite sınırlılığında olduğu anlaşılır. Elbette ekonomik bir düzen değil bu. Hatta bir kulüp için çok lüks bile sayılır. Ne var ki, bu kadro böyle kuruldu. Sezon sonuna kadar da bu şekilde gidecek. İşte taksitli adamlar... Düşünün; Sergen, Tümer, Carew, Fran, İbrahim Akın, Ahmed Hassan, Okan, Emre, Toraman, Çağdaş gibi oyuncuların üst üste 10 maç formda bir devamlılık sergileyebileceklerinden, fizik kalite ya da tecrübe olarak vasatın üstünde bir performansta sabit durabileceklerinden emin olabilir misiniz? Mümkün değil... O zaman işin sırrı, en az 20 kişilik bir 11’i eşit planda görevlendirme ve verim alma yeteneğine kalır. Del Bosque bu nöbetleşe iş bölümünü uyumla başarırsa, kendisi de Beşiktaş’ta umulanın üstünde bir gelişme elde eder. İkinci yarı hazırlıklarının ilk testinde, Siyah - Beyazlı ekibi hırslı ve istekli gördük. Kalede Cordoba’yı görmek, Beşiktaş adına sevindiriciydi. Artık Cordoba üstündeki spekülasyonları bir kenara bırakıp huzur dolu bir kafa ile Beşiktaş kalesini esas sahibine teslim etmeli. Del Bosque ligin ilk yarısında stratejik bölgelerin oyuncu eksikliklerini devşirme oyuncularla gidermeye çalıştı. Baştan koyduğu ve asla ödün vermediği oyun sisteminin ana üssü savunmanın önündeki ikili bloktu. Ve gerçekte de elinde bu bölgenin gerçek aktörleri yoktu. Bu noktada Tayfur, bilinen kimliğinin yüzde 10 eksiği ile bile takıma direkt katılırsa iyi bir transfer sayılır. Fran da nispeten iştahlı bir dönüş yapmış. Ligin ilk yarısının sonlarında şans bulan Veysel’in çıkışı Beşiktaş için bir kazanç. Yalnız dikkat edilirse bu oyuncunun attığı gollerin tümü hep birbirinin kopyası, yüksek yan ortalara vurduğu kafalar... Bosque, takımını hücumda yüksek toplarla servise yönlendirebilirse, Veysel - Carew ikilisi çabukluktan yoksun olsa da Beşiktaş forveti kafası çalışan bir vurucu time sahip olabilir. Pancu baştan beri sistem kurbanıydı. Son dönemde o da forma bulduğu maçlarda hücumda görev aldı. Yalnız arkası dönük oynama özelliğinden yoksun olduğu için süratli gelen ataklarda pozisyon alamıyor. Aslında Lucescu zamanında bir dönem yaptığı ön liberoda Tayfur’la birlikte oynarsa, Beşiktaş orta alanının dinamizm açısından da kazancı artar. Aslında bir stoper ve orta alanın sağ kanadına doğru transferler gerçekleşebilse, Beşiktaş takımı için çok daha güvenilir bir saha içi kurgusundan da bahsedebilirdik. Cavcav teşvik ederse Sıradan biri söylese, içim yanmazdı... Teşvik primini meşrulaştırma çabalarına, tepelerden, Türk Sporu’nun duayen ismi İlhan Cavcav da destek verince, temiz futbol özlemi ile yanıp tutuşanlar okkalı bir şamar daha yedi. Yok kardeşim yok! Bu anarşiyi tribünde aramayalım... Boşu boşuna da yel değirmenlerine karşı savaşmayalım. Taraftarı, polisi, özel güvenliği hatta hakemleri de boşverin... Futbolu yönetenlerin ruhundaki karanlık silinene kadar, bize günışığı haram...

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...