Demirören'e 2.837 oyluk ciddi uyarı

02 Şubat 2010, Salı 04:30
- A +

Beşiktaş’taki seçimi en azından katılım fazlalığı ve olgunluğu bakımından saygıyla karşılamak gerekir. Üç büyüklerin arkasında milyonlarca taraftarın olduğunu söyleyip duruyoruz. Bu noktada ezeli rakipleriyle kıyaslamak gerekirse, Beşiktaş kongrelerinin çok daha geniş bir kesime söz hakkı tanıması ayrıcalığının altı çizilmeli.

Tribünlerden yükselen ses, kongreye yansımadı. Hatta tam aksine Yıldırım Demirören’e ‘Yetmez, devam et’ teşviği geldi. Geçmiş 5 yılın sonunda kulübün geleceğini tehdit eder boyuta varan mali tablo, dörtte üçü boşa giden 63 transfer seçimin belirleyici unsuru olması gerekirken, bu, sandığa yansımadı. Listelerin galip geleceği bir yarış olacağı tahminleri yapılıyordu, o da tutmadı. Değişim ve yenilik diyen Murat Aksu’nun ekibine kulübe uzak insanlar yaklaşımı ile geçit verilmedi. Bu ekip Beşiktaş’taki iradenin risk alanına girdi. Hatta Yıldırım Demirören’in Beşiktaş’ın statükoya dönüş yaptığı listesi daha cazip olarak öne çıktı.

Sanırım Yıldırım Demirören ismi ve onun ailecek yansıttığı Beşiktaş bağlılığı, her şeye rağmen ortak seçmene daha sıcak geldi. Küfüre karşı duruşu ve cebinden harcadığı 50 milyon Dolar, Yıldırım Demirören’i yine de elini taşın altına koyacak fedakâr bir kişilik olarak sandıktan çıkardı. Sonuçta bu da önemli bir yarıştı, Yıldırım Demirören kazandı. Alkışları ve tebrikleri hak etti. Bundan sonrası için bizim naçizane tavsiyemiz şu olabilir; Umarız Yıldırım Demirören, Murat Aksu’nun 2 bin 837 oyunu ciddi bir uyarı olarak algılayarak yeni görev süresini başlatır. Ve Siyah-Beyazlı kulübün rotasını baştan ona göre belirler.

Hocanın kalbi
Sağlığını ciddi boyutta tehdit etmese de, Mustafa Denizli’nin kalbi yorulmuş. Mustafa Hoca’ya en içten ‘geçmiş olsun’ dileklerimizi iletirken, moral de verelim... Kolay değil, o kalp kimbilir hocanın yaşamında olağanüstü ne tempolardan geçti. Kuşkusuz zorluklara karşı bağışıklıdır, dirençlidir yani... Öyle kolay kolay pes etmez.

Uğur Boral olmazsa Vur-al
Yabancı hayranlığımız belli.. Yöneticimiz için de, seyircimiz için de... Yerliye tanınan olanak ve hoşgörünün en az 5 katı geniş krediye sahiptirler. Bu anlayışı değiştirmek öyle kolay değil. Değiştirmek için de Uğur Boral’ların hayli çoğalması lazım. Brezilyalılar’ın egemenliğinde o denli geri itilmişliğe ve maç eksiğine rağmen aylar sonra çıkıp takımın en zinde oyuncusu olduğunu haykırabilmek adına kendini hazır tutabilmek örnek bir irade.... Hak ettiğini vermezlerse, sonuçta bir gün gelir Uğur gibi söke söke alırsın. Bütün bakış açılarının da elini kolunu bağlarsın. Önde bir İbrahim Üzülmez gerçeği var. 10 yılda kimler geldi, kimler geçti. Bakın hâlâ daha kimseye zırnık koklatıyor mu?

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...