Galatasaray’a takviye şart!

06 Temmuz 2007, Cuma 04:30
- A +
Üç büyüklerin içinde, şu ana kadar ‘kağıt üzerinde’ en doğru transferleri Galatasaray’ın yaptığı ortada. Sarı-Kırmızılılar’ın, geçen sezon öncesinde de belirttiğim gibi en büyük eksiği 10 numaraydı. Her hafta evimize gelen Bundesliga maçları nedeniyle, Lincoln’e ‘tam isabet’ demek için bekleyip görmeye gerek yok. Hem oyunu yönlendirmede, hem duran top kullanmada, hem de şov yönünden tartışmasız büyük bir eksiği giderecek. Tribünlerin üzerine serpilmiş ölü toprağı da nihayet kalkabilecek. ‘Lincoln bunların tümünü yapar’ derken, kadroyu oluşturan diğer futbolcuların kalitesine de güveniyorum tabii. Hepsi birbirinden değerli ve farklı özelliklere sahip oyunculardan kurulu bu takım, her maçta, hatta aynı 90 dakikanın içinde ani davranış değişimleriyle rakibi allak bullak edecektir. Takıma en az Lincoln kadar olumlu katkı sağlacak diğer isim ise Linderoth. Deneme-yanılma yöntemiyle savunma ağırlıklı orta saha isimleri almak ya da yaratmaya çalışmak, büyük hedefleri olan büyük bir kulübe yakışmayan transfer adımıdır. Doğrusu, işte bugün yapılandır. Volkan, Barış ve Serkan’ın ‘süresi belirsiz’ olası geçiş dönemi yaşamalarına hazırlıklı olmak gerekir. ‘Tam destek, hep destek’ anlayışıyla, Galatasaray’ın önündeki bir 10 yıla damgasını vuracak bu isimlere taraftar kucak açmalıdır. Servet’in artı ve eksilerini herkes biliyor. Bir gün, kendisini milli takıma taşıyacak performans gösteriyor, bir başka gün rakibin 10 numarası olabiliyor! Bu da, futbol altyapısının güçlü olmadığını gösteriyor. En büyük hatası, baskı sonucu paniğe kapılıp topu rastgele uzaklaştırma anlayışı. İlk topa müdahale etmek kadar, topu taç çizgisine doğru uzaklaştırmak da çok önemli. Yoksa topa rakibinden önce vurmuşsun, ama top gitmiş ceza yayı üzerine düşmüş... İşte size ‘yağmurdan kaçayım derken, doluya tutulma’ durumu. Bouzid’in yüksek toplardaki üstünlüğü, kaleci Orkun’un geçen sezonki performansı, takıma önemli katkılar sağlayacaklarının kanıtı adeta. Ancak bu sezonun en nokta atışı, teknik adam tercihindedir. Bizim insanımız, 21. yüzyılda hâlâ, emekleyemeden yetersiz beslenmeden, yürüyemeden nezleden, koşamadan felçten ölenlere tanık olduğu için, 74 yaşı ‘ununu eleyip, eleği duvara asmak’ zamanı olarak düşünüyor doğal olarak. Oysa gelişmiş ülkelerle, bizim gibiler arasındaki insan ömrü süresi, kişi başına düşen milli gelir farkı kadar uçurum! 74 yaşındaki Feldkamp’ın futbol bilgisi ve yaşam tecrübesi, yeni oluşturulan bir takım için en büyük artı puandır. Son olarak, özellikle Necati’nin kronik hale gelen sakatlığı ve Hakan Şükür’ün yaşı gereği eskisi kadar dayanıklı olamayacağı gerçeğine dikkati çekip, “Süper bir golcü transferi şart” diyorum.
YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.