WADA Başkanı, Türkiye'yi övdü

Dünya Dopingle Mücadele Ajansı (WADA) Başkanı Craig Reedie, Türkiye'nin dopingle mücadele konusunda dünyaya önemli mesajlar verdiğini belirterek, "Ülkenizin yaptığı çalışmalar bu konuda dünyaya örnek olacak türden. Ayrıca, doping olaylarının İstanbul'un 2020 adaylığını etkilediğine de inanmıyorum" dedi.

22 Nisan 2014, Salı 11:30
- A +
WADA Başkanı, Türkiye'yi övdü

Reedie, Gençlik ve Spor Bakanlığı dergisi Gençlik Spor’a yaptığı açıklamada, WADA’nın dünya sporu üzerindeki politikalarını ve Türkiye’nin dopingle mücadelesini değerlendirdi.
Türkiye’nin dopingle mücadele konusunda attığı adımlardan ve "dopinge karşı sıfır tolerans" politikasından övgüyle bahseden Reedie, bu mücadelenin diğer ülkelere de örnek olması gerektiğine dikkati çekti.

Reedie, Türkiye’de devlet mekanizmasının her kademesinde dopinge karşı tavizsiz bir duruşun olduğunu belirterek, "Bu hassasiyetin altını çizmeyi WADA olarak önemli buluyoruz. Ülkenizde herkes Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bu konuda attığı adımların ciddiyetini yakinen biliyor. Aynı ciddiyetin, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve kulüplerle de olduğunu gözlemlemek memnuniyet verici" diye konuştu.

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ın Antalya’da düzenlenen 12. SportAccord kongrenin açılış konuşmasında dopingle ilgili "sıfır tolerans" ilkesine vurgu yaptığını hatırlatan Reedie, şunları kaydetti:

"Bakan Çağatay Kılıç’ın bu konudaki tutumunu WADA olarak oldukça isabetli bulduğumuzu söylemeliyim. Doping, kesinlikle üzerine gidilmesi ve mücadele konusunda kesin çözümler üretilmesi gereken bir husus. Doping, her ülkede, her sporcu için çok üzücü bir durum. Bu durum, genç sporcular için çok daha fazla önem arz ediyor. Onlar, dopingin hedefe giden yolda yanlış bir seçim olduğunu bilmeliler."

Dopingin insan sağlığı açısından büyük tehditler oluşturduğunu ifade eden Reedie, şöyle devam etti:

"Bütün spor dalları ve bütün ülkeler bizim için çok önemli. WADA, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) liderliğinde hükümetler, uluslararası federasyonlar, ulusal olimpiyat komiteleri ve sporcuların desteği ile 1999’da kuruldu. Şu anda bütçe ihtiyacımızın yarısını IOC’den diğer yarısını da dünya çapındaki hükümetlerden karşılıyoruz. Aslında maddi olarak küçük bir bütçeye sahibiz. Dünya üzerindeki her yerde tüm sporları kapsayan bir iş yapıyoruz. O yüzden bu temel problemi çözmemiz gerekiyor. Bütçemizin bir kısmını anti-doping kod sistemine ayırdık. Araştırmalar için farklı kaynaklar bulmaya çalışıyoruz."

Reedie, dopinge karşı insanların daha fazla bilinçlenmesi için çeşitli eğitim programları geliştirdiklerini dile getirerek, "Ülkelerdeki anti-doping merkezlerinde bu eğitim departmanlarına fazlasıyla ihtiyaç var. Gençlerin bilinçlendirilmesi adına daha çok çalışma gerçekleştirilmeli. Türkiye’deki ve diğer ülkelerdeki gençleri bu eğitimin bir parçası haline getirmeliyiz. Sadece Nijerya’da bilinçlenme konusunda büyük ihtiyacı olan 3 bin 500 genç var. Bu sayı dünya geneline vurulduğunda çok daha büyük rakamlara ulaşıyor. Umarım bu konuda hızlı bir şekilde yol alırız" ifadelerini kullandı.

Doping olaylarının İstanbul’un 2020 adaylığını etkilediğine inanmadığını kaydeden Reedie, "Tabii ki İstanbul, gelecekte olimpiyat oyunlarına evsahipliği yaparsa bundan çok memnun oluruz. Doping konusunda gösterilen sıfır tolerans politikası kesinlikle buna katkı sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

 

YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.