Yazarlardan Gençlerbirliği - Trabzonspor maçı yorumları! 'Büyük takımlar, hatırlar'

Ziraat Türkiye Kupası yarı final turunda deplasmanda Gençlerbirliği ile karşılaşan Trabzonspor maçın son anlarında bulduğu goller ile sahadan 2-1'lik galibiyetle ayrıldı ve finalde Konyaspor'un rakibi oldu.

Maçın ardından açıklamalarda bulunan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, "Tüm hasarlarımıza rağmen zor bir karşılaşma oldu. Oyun olarak bence çok kötüydük ancak ikinci yarının son bölümünde oyuna biraz ağırlık ve inisiyatif katınca skor bulmamız çok değerliydi. Bu süreçte en önemlisi kupa finaline kalmak. Oyuncular, hepimiz bu kupayı çok istiyoruz. Camiamıza, müzemize getirmek istiyoruz. Hafta sonu yine bir maçımız var. Dinlenmesi gereken, sakat oyuncular var. Şimdi dinleneceğiz ve sonrasında tüm her şeyimizle beraber kupa finaline yöneleceğiz, ona hazırlanacağız." ifadelerini kullandı.

Maçın ardından FANATİK yazarları Tunç Kayacı, Serkan Akcan ve Olcay Çakır, Trabzonspor'un Ziraat Türkiye Kupası'nda finale yükselmesi hakkındaki görüşlerini köşe yazılarına taşıdı.

'Mucizeye ramak kala'
Serkan Akcan: "Gençlerbirliği tarihinin en ilginç sezonunu yaşıyor olabilir. Sezona Hüseyin Eroglu ile başladıktan sonra Volkan Demirel‘den Metin Diyadin’e Levent Şahin’den tekrar Volkan Demirel’e son iki haftada ise yeniden Metin Diyadin’e dönen Gençlerbirliği bir yandan Türkiye Kupası’nda final mücadelesi verirken diğer yandan ligde kalmak için canını dişine takmış vaziyette. Metin Diyadin’in Türkiye Kupası yarı final maçında Trabzonspor’a karşı sahaya sürdüğü 11 normal şartlarda herhangi bir antrenörün cesaret edeceği cinsten değildi. Hafta sonu Kasımpaşa’ya karşı sahaya çıkan 11’i dinlendiren Metin hoca ligdeki son maçta da oynayacağı Trabzon deplasmanını düşünerek dün gece kupa yarı finaline gençlerden kurulu bir 11 ile başladı. Hem de ne genç... Golü atan Erk Arda 2008 doğumlu bu sezon ilk kez bir maça ilk 11’de başlıyor ve sol forvette onca tecrübesizliğine rağmen Trabzonspor’un sağ koridorundaki Pina ile Zubkov’a adeta hayatlarının derslerini vermeye yemin etmiş gibiydi. Genç yetenek, Trabzonspor ceza sahasına girerken sağ ayak içi ile öylesine klas bir gol attı ki eğer garip kaçmayacağını bilse kaleci Onana gelip Erk Arda’yı gözlerinden öpecek gibiydi."

'Kalite farkı...'
"Metin hocanın rotasyonu Erk Arda’dan ibaret değildi elbette. Santforda kullandığı 2009 doğumlu Furkan sahanın en genç futbolcusuydu. 2008 doğumlu stoper Yiğit ve tandemindeki 2005’li Arda, Onuachu’ya deyim yerindeyse adım attırmadılar. Gençlerbirliği’nin genç stoper ikilisi 2.01’lik dev santrfora karşı harikalar yarattı. Ta ki genç Arda kornerde Onuachu ile boğuşurken kendi kalesine golü atana kadar. Gençlerbirliği taraftarının hayatına son üç haftada giren 2007 doğumlu orta saha Diabaté ise merkezde sırtı dönük aldığı topları ustaca kullanarak tribünlerin saygısını kazanmayı başardı. Ne var ki Trabzonspor oyunun son bölümünde kalitesine güvendi. Bitime dakikalar kala Muci’nin attığı jeneriklik gol Trabzon’u finale taşırken mucizeyi gerçekleştirmeye çok yaklaşan Gençlerbirliği’ni alkışlarla eve uğurladı."

'Büyük takımlar hatırlar'
Olcay Çakır: "Geriye düşebilirsin, oyunun kilitlenebilir ve pas yolların kapanabilir... Ama büyük takımlar işte tam o anda kim olduklarını hatırlarlar. Trabzonspor dün gece tam olarak bunu yaptı. Ön tarafta aldığı risklerle, sabırla beklediği anı doğru yerde patlatarak finale adını yazdırdı. Bu sezonun özeti bir maç daha oynandı aslında: İlk yarı tutuk, ikinci yarı reaksiyon, skor dezavantajında ise karakter. Trabzonspor uzun süre rakibinin oyununa çözüm üretemedi, evet. Oyun zaman zaman göze hoş da gelmedi, bu da doğru. Ama futbol bazen estetikten çok hafızaya yazılan anlarla ölçülür. Trabzonspor o anları üretmeyi bildi. Çünkü bu takım finallerin takımına dönüşmüş bir refleksi taşıyor içinde. Fatih Tekke ve öğrencileri sabrı, disiplini ve doğru anı beklemeyi tercih ettiler adeta. Bugün konuşulması gereken ‘Bu oyun yeter mi?’ sorusu gibi dursa da öyle değil; tüm eleştirilere rağmen ligi üçüncü bitirip kupada finale yürüyen bir iradenin varlığı çok önemli. Bu bir tesadüf değil, bir karakter göstergesidir. Ve o karakter geriye düşüldüğünde daha net ortaya çıkıyor. Bu çok dikkat çekici. Hatta bu bir kaos da!"

'Cesaret ve akıl'
"Belki sıkıcı bulduğumuz o disiplinli oyun, finalde kupayı getirecek olan oyunun ta kendisidir. İzleyip göreceğiz. Çünkü final güzellik değil, dayanıklılık istiyor. Final, doğru anda doğru hamleyi yapabilenlerin yeridir. Trabzonspor her şartta bu finalin alkışını hak etti. Şimdi sıra, bu hikâyeyi kupayla tamamlamakta. Tribünler inançla dolu, şehir o geceyi bekliyor, belli. Sahada kusursuzluk değil, cesaret ve akıl gerekecek şimdi. Ve Trabzonspor bu iki meziyeti de dün gece fazlasıyla gösterdi. Finale hazırlık için tüm yaşananlar yaşandı zira!"

'Çilingir Muçi'
Tunç Kayacı: "Kupada 2. finalisti belirleyecek maçta Gençlerbirliği ve Trabzonspor karşı karşıya geldi. Kafaca ligi bitirmiş puan cetvelinde 3.’lüğü garantilemiş Trabzonspor için bu sezonu kupayla kapatmak başarılı geçen sezonu taçlandırmaktı. Nitekim Beşiktaş ile son maça çıkan kadro bir anlamda bunun mesajıydı. Gençlerbirliği cephesinden bakarsak; ligde kalmak öncelik olmalıydı. Nitekim Metin Diyadin dün gece sahaya öyle bir 11 sürdü ki: Gençlerbirliği’nin ismini tam anlamıyla anlatıyordu.22 yaş ortalamasında 16-17 yaşlarında gençlerin yanına serpiştirdiği abilerle Metin Diyadin 'Kaybetsem de bu gençleri kazanırım' dedi. Çünkü bu iki takım hafta sonu Trabzon’da sezonun son maçına çıkacak ve Başkent ekibinin alacağı puan veya puanlar kaderini belirleyecekti. Maça gelince; Trabzonspor için çok kolay geçer, ilk yarıda işi bitirir düşüncesi genelde hakimdi. Ancak istatistiklere baktığımızda belki de bu sezon ilk defa Trabzonspor soyunma odasına sıfır gol beklentisi ile gitti. Sanırım Trabzonspor’un bu durağan oyununda rakipten kaynaklanan bir motivasyonsuzluk etkendi diye düşündüm…"
